Araştırma: Uykusuzluk demans riskini artırıyor

ABD’de yapılan yeni bir araştırmaya göre, yaşlı yetişkinlerde görülen demans vakalarının yaklaşık yüzde 12,5’i uykusuzlukla ilişkili olabilir. Bu oran, yalnızca ABD’de yılda yaklaşık 450 bin demans vakasına karşılık geliyor.

Araştırma: Uykusuzluk demans riskini artırıyor
  • Yayınlanma: 10 Şubat 2026 09:38

ABD’deki çeşitli üniversite ve araştırma kurumlarından bilim insanları, uykusuzluğun demans üzerindeki etkisini nüfus düzeyinde hesaplamaya çalıştı. Araştırmada, 65 yaş ve üzerindeki 5 bin 899 kişinin verileri yeniden analiz edildi. Çalışmada katılımcıların kendi bildirdikleri uykusuzluk belirtileri ile bilişsel gerileme testleri ve tıbbi tanılara dayanan “olası demans” verileri kullanıldı.

Araştırmanın temel bulgusu, yaşlı yetişkinlerde görülen demans vakalarının yüzde 12,5’inin uykusuzluğa atfedilebileceği yönünde oldu. Bu oran, yalnızca ABD’de yılda yaklaşık 450 bin demans vakasına karşılık geliyor.

Araştırmacılar, yayımladıkları makalede, “Uykusuzluk ile demans arasındaki ilişkiye dair artan kanıtlara rağmen, ABD’de uykusuzluğun demans üzerindeki nüfus düzeyindeki etkisini sayısallaştıran bir çalışma yapılmamıştı” değerlendirmesinde bulundu.

Nüfus düzeyinde etki hesaplandı

Bu tür hesaplamalar, epidemiyolojide “nüfusa atfedilebilir oran” (population attributable fraction – PAF) olarak adlandırılıyor. PAF, bir toplumda görülen bir hastalık yükünün ne kadarının belirli bir risk faktörüne bağlanabileceğini gösteriyor. Başka bir ifadeyle, o risk faktörü ortadan kaldırılabilseydi kaç vakanın önlenebileceğini tahmin ediyor.

Verilere göre, incelenen grubun yüzde 28,7’sinde uykusuzluk belirtileri, yüzde 6,6’sında ise olası demans tespit edildi. Araştırmacılar, bu verileri önceki çalışmalarla birleştirerek uykusuzluğun Alzheimer tipi demans riskini ortalama 1,51 kat artırdığı yönündeki bulguyu esas aldı.

Bu hesaplamalar sonucunda, demans vakalarının yaklaşık sekizde birinin uykusuzlukla bağlantılı olabileceği sonucuna ulaşıldı. Araştırmacılara göre, 2022 yılı itibarıyla ABD’de 65 yaş üstü nüfusta görülen yaklaşık 449 bin demans vakası, uykusuzluk ortadan kaldırılabilseydi önlenebilirdi.

Nedensellik uyarısı

Araştırmacılar, PAF hesaplamalarının neden-sonuç ilişkisini varsaydığını, ancak bunun doğrudan nedenselliği kanıtlamadığını vurguluyor. Uykusuzluğun demansa yol açması kadar, demansa bağlı beyin değişikliklerinin de uyku sorunlarına neden olabileceği belirtiliyor. Bu durum, iki yönlü bir ilişki ihtimalini gündeme getiriyor.

Buna rağmen uykusuzluk, “değiştirilebilir risk faktörleri” arasında yer alıyor. Yani bireysel ve tıbbi müdahalelerle azaltılabilen bir sorun olarak değerlendiriliyor.

Araştırmacılar, uykusuzluğun etkisini diğer bilinen demans risk faktörleriyle karşılaştırarak, orta ve ağır işitme kaybının yüzde 16,9, hafif işitme kaybının ise yüzde 3,9’luk bir PAF değerine sahip olduğunu hatırlattı. Uykusuzluğun bu iki değer arasında yer almasının, toplum düzeyinde önemli bir etkiye işaret ettiği ifade edildi.

Kadınlarda ve ileri yaşta risk daha yüksek

Çalışmanın dikkat çeken bulgularından biri de, uykusuzluğa atfedilen demans yükünün kadınlarda erkeklere kıyasla biraz daha yüksek olması oldu. Ayrıca en yüksek vaka sayısının 85 yaş ve üzerindeki grupta görüldüğü kaydedildi.

Araştırmacılar, “Bu bulgular, uyku sağlığının rutin geriatrik bakım ve demans önleme stratejilerine entegre edilmesi gerektiğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. Özellikle yaşlı yetişkinlere yönelik, cinsiyete duyarlı uykusuzluk müdahalelerinin demans riskini azaltmada önemli rol oynayabileceği vurgulandı.

Araştırma, The Journals of Gerontology: Series A dergisinde yayımlandı.