DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ziyaretinin ardından partisinin düzenlediği iftar programına katıldı.
Programa çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi de iştirak etti.
Babacan, konuşmasına Halebçe Katliamı’nda hayatını kaybedenleri anarak başladı ve “Bu acıları hep hafızamızda tutacağız ki; insanlık suçu işlemeye cüret edenler, hem toplum vicdanında, hem de ebedi mahşerde mahkum edileceklerinin idrakinde olsunlar” ifadelerini kullandı.
Ardından Newroz’u kutlayan Ali Babacan, ülkenin adalet, hukuk ve insan hakları alanındaki sorunlarına değindi.
Babacan, barış sürecine yönelik tutumlarını hatırlatarak şunları söyledi: “Başarı ihtimali yüzde 5 bile olsa, biz bu yüzde 5 ihtimali bile destekleyeceğiz dedik. Değil elimizi, bedenimizi dahi bu taşın altına koymaya hazırız, yeter ki barış olsun, yeter ki bu ülke huzura kavuşsun dedik. Ülkenin Cumhurbaşkanından aylar önce sürece desteğimizi ilan ettik. Sözümüzün gereğini de yerine getirdik. Her aşamada tavsiyelerimizi sunduk, komisyon çalışmalarına kıymetli katkılar verdik. Önümüzdeki aylarda da, yapılacak çalışmaların bizzat içinde olacağız ve inşallah özlediğimiz kalıcı barışa hep beraber ulaşacağız.”
Babacan, Diyarbakırlıların kendilerini iyi tanıdığını belirterek, kayyım uygulamalarına karşı duruşlarını, Kürt kimliğinin savunulmasını ve “Ana dili, ana sütü gibi helaldir” sözlerini hatırlattı.
“Barış süreci hedefine ulaştıktan hemen sonra, sıra çözüm sürecine gelmelidir” diyen Babacan, demokratik haklarla ilgili çalışmaların gecikmeksizin başlaması gerektiğini ifade etti.
Ali Babacan konuşmasının devamında şu vurgularda bulundu: “Kalıcı barış, yalnızca silahların susmasıyla sağlanamaz. Kalıcı barış; adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür. Temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür. En önemlisiyse, kalıcı barış lafla değil, fiiliyatla; sözle değil, eylemle mümkündür. Biliyoruz; iktidar cephesinde verilen sözlerin, edilen lafların çok kez uygulanmadığına tanık olduk. Temkinli davranmak zorundayız.”
Babacan, kimsenin dilinden, kimliğinden, inancından ya da düşüncelerinden dolayı yargılanmaması, haksız yere tutuklanmaması gerektiğini belirterek, hak ve özgürlüklerin pazarlık konusu yapılamayacağını söyledi ve “İnsanın doğuştan sahip olduğu haklar, hiçbir şartın, hiçbir siyasi hesabın konusu olamaz” diye kaydetti.
Tam demokrasi hedefinde samimi ve kararlı olduklarını kaydeden Babacan, kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi, yargı üzerindeki baskının kaldırılması, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini vurgulayan Babacan “Demokrasimiz güçlendirilmeli, hukukun üstünlüğü ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalınmalı, temel hak ve özgürlükler mutlaka güvence altına alınmalıdır. Toplumsal mutabakatımız için laf söyleme zamanı geçmiş, eyleme geçme zamanı gelmiştir” ifadelerini kullandı.
DEVA Partisi Genel Başkanı konuşmasını, “Memleketimizin her köşesinde, vatandaşlarımızın sofraya huzurla oturabilmesi için çalışıyoruz. İnsanların ramazan sofralarında geçim dertlerini konuşmadığı bir Türkiye için çalışıyoruz. Çatışmaların sona erdiği, baharın müjdelerle geldiği bir coğrafya için çalışıyoruz. Tahir Elçiler, Ceylan Önkollar yaşasın diye çalışıyoruz. Ve inanıyoruz ki bu ülke bir olacak, birlik olacak; her türden sorunun üstesinden gelecek, hak ettiği huzura, refaha ve barışa kavuşacak inşallah” sözleriyle tamamladı.




