• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Bakırhan: Kürtler 100 yıldır kendilerine biçilen kadere isyan ediyor

Bakırhan: Kürtler 100 yıldır kendilerine biçilen kadere isyan ediyor

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’daki yürüyüşte, “Bugün bu sokaklarda olup direnmemizin tek bir sebebi var. İnkar edildik, reddedildik. Bu inkarın, bu reddin, bu tekçiliğin bitmesi için mücadele ediyoruz” diye konuştu.

Bakırhan: Kürtler 100 yıldır kendilerine biçilen kadere isyan ediyor
Bakırhan: Kürtler 100 yıldır kendilerine biçilen kadere isyan ediyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 1 Şubat 2026 19:00

Kuzey ve Doğu Suriye ile dayanışmak amacıyla 1 Şubat’ta Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede yürüyüşler ve basın açıklamaları düzenlendi.

“Dünya Rojava ile Dayanışma Günü” kapsamında gerçekleştirilen eylemlerin önemli merkezlerinden biri olan Diyarbakır’da, DEM Parti çağrısıyla Koşuyolu Parkı’nda başlayan ve Ofis semtinde sona eren yürüyüşe siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri ve yurttaşlar katıldı. Yürüyüşte DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da yer aldı.

Yürüyüşün ardından açıklama yapan Tuncer Bakırhan, Suriye’deki Kürtlerin, IŞİD’e karşı mücadele verdiğini söyleyerek, “15 yıl önce bugün başta Orta Doğu olmak üzere dünyayı karanlık bir zulüm dalgası almış götürüyordu. Suriye’de, Rojava’da Kürt kadını, devrimciler, Kürtler  bu karanlığı mücadelesiyle canı pahasına, kanı pahasına bitirerek Rojava’yı özgürleştirdi. Dünyayı karanlık IŞİD belasından kurtardı. İşte o devrim, o kadın devrimi, o direniş devrimi, Rojava devrimi Halep’te bastırılmaya çalışıldı. Şeyh Maksud’ta, Eşrefiye’de, çeteler, rejim güçleri, paramiliter güçler dünyanın ilan ettiği, saygı gösterdiği Rojava devrimini bitirmek istediler. Ama bir şeyi unuttular. Dohuk’u, Zaho’yu, Süleymaniye’yi, Van’ı, Amed’i, Siirt’i, Kars’ı, İzmir’i, oradaki Kürtlerin, halkların direnişini ve dayanışmasını unuttular” diye konuştu.

‘Kürtler Suriye’nin demokratik bir parçası olmak istiyor’

Bakırhan, Suriye’deki Kürtlerin ülkenin demokratik bir parçası olmak istediğini dile getirerek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bugün Rojava’da 30 Ocak antlaşması varsa tam da Süleymaniye’den Duhok’a kadar, Hevler’den Batman’a kadar sizlerin mücadelesi sayesinde. Bir kez daha sizin bu direnişinizi kutluyorum. Siz olduğunuz için 18 Ocak teslimiyet antlaşması yerine 30 Ocak’ta bir anlaşma imzalandı. Bizler Rojava devriminin devamcılarıyız. Rojava’daki bu anlaşmayı sonuna kadar takip edeceğiz, izleyeceğiz. Rojava’nın dünyaya armağan ettiği kadın devriminin, halkların, kardeşliğin bu devriminin başarıya ulaşması için olduğu gibi. Bugün Amed’de on binlerle birlikte takipçi olacağız. Herkes aklını başına toplasın. Hiç kimse Kürtlerle, özellikle Rojava’daki Kürtlerle oyun oynamasın. Kürtler demokrasi istiyor, eşitlik istiyor. Kürtler hakkını, hukukunu istiyor. HTŞ yönetimi şunu da çok iyi görsün: Kürtler Suriye’nin demokratik bir parçası olmak istiyor. Ama hakkıyla, ama kimliğiyle, ama statüsüyle birlikte. Eğer Suriye rejimi 30 Ocak’taki anlaşmaya uyar, bunu doğru bir zeminde hayata geçirirse başta Suriye olmak üzere Orta Doğu kazanır, Türkiye kazanır, hepimiz kazanırız. Oradaki demokratik adımlar buradaki sürecin ilerlemesini sağlar.”

‘Kürtler onurluca yaşamak istiyor’

Günlerdir meydanlarda olduklarını söyleyen Bakırhan Kürtlerin onurlu bir yaşam istediklerini belirterek, “Kürtlerin kimsenin toprağında, malında, canında, gözü yok. Ama Kürtler istiyor ki herkes onların diline, kimliğine, hakkına ve hukukuna riayet etsin. Kürtler istiyor ki insanca yaşasın. Dünya insanlık tarihine IŞİD gibi karanlık bir belayı yenerek adını altın harflerle yazdıran Kürtler onurluca yaşamak istiyor. Bir yüzyıl daha Süleymaniye, Duhok, Amed, Zaho’da, metropolde yaşayan Kürtler statüsüz yaşamak istemiyor. Dilsiz yaşamak istemiyor. Onurluca yaşamak istiyor” ifadelerini kullandı.

‘Kürtler 100 yıldır kendilerine biçilen kadere isyan ediyor’

Dünya Rojava Günü ilan edenlere ve uluslararası kamuoyuna seslenen Bakırhan, şunları kaydetti:

“Dünyayı beladan kurtaran Kürtlerle dayanışma günüdür. Kürtler dünyayı bir beladan kurtardılar. Siz de Kürtlerle dayanışma içerisinde olmak durumundasınız. Kürtlerin boğdurulmasına, yok edilmesine, 100 yıl daha dilsiz, statüsüz kalmasına asla ve asla izin vermeyeceğiz. Kürtler 100 yıldır kendilerine biçilen kadere isyan ediyor. 100 yıl daha kimliksiz yaşamak istemiyor. Bunu anlamak gerekiyor. Boş algılarla, boş tartışmalarla ne Türkiye’nin ne Suriye’nin ne de Rojava’nın gündemini meşgul etmeye gerek yok. Dünya insanlık tarihinde, dünya halklar tarihinde özgür, eşit demokratik bir zeminde, kendimizi bu zeminde yaşatmak istiyoruz.”

Öcalan, Barzani ve Talabani’ye teşekkür etti

Bakırhan, Suriye’deki gelişmelere katkı sundukları için terör örgütü Abdullah Öcalan, Kürdistan Demokrat Partisi Genel Başkanı Mesud Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği Başkanı Bafıl Talabani’ye teşekkür etti.

Bakırhan, şöyle konuştu:

“Bugünlere gelirken sizin emeğiniz büyük ama birkaç teşekkür etmek istiyorum. Rojava’yı, Suriye’yi, Arap ve Kürt çatışmasından kurtaran Sayın Öcalan’a teşekkür etmek istiyorum. Rojava’da Kürtlerle Araplar karşı karşıya getirilerek bir iç savaş tezgahı yapıldı. Sayın Öcalan bu oyunu da boşa çıkardı. Buradan kendilerine selam, saygılar ve teşekkürlerimi iletiyorum.

Sayın Mesut Barzani’ye de teşekkür etmek istiyorum. Başından yapıcı tutumuyla birlikte 30 Ocak antlaşmasının oluşması için büyük katkılar sundu. Bir teşekkür de Neçirvan Barzani’ye. Sayın Neçirvan Bey’e de teşekkür etmek istiyorum. Yine silahların yakıldığı günden beri Kürt halkının yanında olan, barış ve demokrasi mücadelesini her koşulda destekleyen Bafıl Talabani’ye Sayın Talabani’ye de teşekkürlerimizi iletmek istiyorum. Buradan tarih yazan Zaho’ya, Hevler’deki ve Süleymaniye’deki halkımıza da bin kez teşekkür ediyoruz.”

‘Rojava Kürtlerin kırmızı çizgisidir’

“Tarihte ilk defa dört parçadaki Kürtler bir konuda birlik oldu, Rojava konusunda” diyen Bakırhan, “Rojava Kürtlerin kırmızı çizgisidir. Rojava’yı savunan, destekleyen başta Kürtler olmak üzere onunla dayanışan devrimcilere de teşekkür etmek istiyoruz. Kürtlerin yalnız olmadığını devrimcilerin, demokratların, dünyadaki kadın mücadelesinin öncülerinin dayanışmasını bir kez daha gördük. Moralinizi bozmayın. Algılara kanmayın. Kürtler yalnız değil, 50 milyondur. Biz kendi öz gücümüzle, herhangi bir bölgesel ve hegemonik güce dayanmadan emekçilerin, ezilenlerin alın teri ile canı ile kanı ile bu günlere geldik. Bugünden sonra da hiç kimse ama hiç kimse 100 yıl daha Kürtleri dilsiz statüsüz, kimliksiz yaşatamaz. Bizler 100 yıl daha zulüm düzenine evet demeyeceğiz” şeklinde konuştu.

‘Türkiyeli yetkilileri de Rojava’da yapıcı rol oynamaya davet ediyoruz’

Suriye rejimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yapılan anlaşmanın takipçisi olduğunu dile getiren Bakırhan, şöyle devam etti:

“Suriye’de bir anlaşma imzalandı. Takip ediyoruz, bu anlaşmayı olumlu görüyoruz. En kötü barış, en iyi çatışma ve savaştan iyidir. Türkiyeli yetkilileri de Rojava’da yapıcı rol oynamaya davet ediyoruz. Türkiyeli yönetenleri de Rojava’da Kürtlerin dilini, kimliğini alması konusunda bir tutuma davet ediyoruz. Kürtler Türkiye’ye tehdit değil. Kürtler yüzyıllardır hiçbir zaman hiçbir halka tehdit olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Bugün Amed’de olduğu gibi bizim bu sokaklarda olup direnmemizin tek bir sebebi var. İnkar edildik, reddedildik. Bu inkarın, bu reddin, bu tekçiliğin bitmesi için mücadele ediyoruz. Bu bittiği zaman bizler de demokratik bir zeminde insanca yaşamaya çalışacağız. Şimdi anlaşmayı takip edeceğiz. Merak etmeyin. Hep birlikte uyanık olacağız. Yeni oyunlara, yeni masa başı kandırmalara hayır diyeceğiz.”

‘Kürtlerin ana dilinde eğitim görmesi önündeki engeller kaldırılmalı’

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara hükümetinin Kürtlerin idari statüsünü tanıması çağrısında bulunan Bakırhan, “Kürtlerin ana dilinde eğitim görmesi önündeki engeller kaldırılmalı, anayasal güvence altına alınmalıdır. Bu sürecin takipçisi olacağız.  Suriye’de Kürtler bir anlaşma imzaladı. Türkiye’de barış ve demokratik toplum süreci de devam ediyor. Şimdi Rojava’da bir anlaşma oldu. Sıra Türkiye’deki Kürtlerin demokratik haklarını ve özgürlüklerini sağlama ve kazanma günüdür” şeklinde konuştu. (ANKA)

‘Rojava ile Dayanışma Günü’: Birçok merkezde yürüyüş düzenlendi