• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Barış Vakfı’ndan 10’uncu yıl çağrısı: ‘Kürt sorununun çözümü için barış çabalarını büyütelim’

Barış Vakfı’ndan 10’uncu yıl çağrısı: ‘Kürt sorununun çözümü için barış çabalarını büyütelim’

Kuruluşunun 10’uncu yılını geride bırakan Barış Vakfı, yaptığı yazılı açıklamada Kürt sorununun demokratik çözümü ve barışın toplumsallaşması için herkesi daha güçlü bir barış iradesi etrafında buluşmaya çağırdı.

Barış Vakfı’ndan 10’uncu yıl çağrısı: ‘Kürt sorununun çözümü için barış çabalarını büyütelim’
Barış Vakfı’ndan 10’uncu yıl çağrısı: ‘Kürt sorununun çözümü için barış çabalarını büyütelim’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 14 Şubat 2026 14:39

Barış Vakfı, kuruluşunun onuncu yılı dolayısıyla yayımladığı yazılı basın açıklamasında, “barış hakkı”nın insan haklarının temelini oluşturduğuna dikkat çekerek, Kürt sorununun çözümünde barışa dayalı bir dil ve yöntemin vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

Açıklamada, vakfın kuruluşundan bu yana temel amacının Kürt sorununun demokratik çözümüne ve barışın toplumsallaşmasına katkı sunmak olduğu belirtildi. Bu amacın hayata geçebilmesinin ise siyasi görüş, inanç, sosyal konum ve meslekleri farklı kesimlerin ortak çabasını gerektirdiği ifade edildi. Karar alıcıları ve tarafları uyarmanın, cesaretlendirmenin ve toplumun her kesiminde barış hakkı bilincini geliştirmenin ancak çoğulcu bir yaklaşımla mümkün olduğu kaydedildi.

Barış Vakfı açıklamasında, Kürt sorununun çözümünün aynı zamanda Türkiye’nin demokratikleşmesi anlamına geldiği belirtilerek, “Irk, dil ya da din çeşitliliğine sahip toplumun her bir ferdinin eşitlik, özgürlük ve adalet arayışının barış hakkıyla kuşatılması gerekir” denildi. Vakfın bu hedef doğrultusunda son on yılda farklı illerde çalıştaylar ve konferanslar düzenlediği, uzmanlarca yürütülen araştırmalar ve yayınlarla barış dilini güçlendirmeye çalıştığı aktarıldı.

‘Barıştan vazgeçmek olmaz’

Açıklamanın devamında, çatışmasızlık dönemlerinin dahi ülkede yarattığı huzur ve güven ortamının, barıştan vazgeçilemeyeceğini açık biçimde gösterdiği vurgulandı. Barış sürecinin uzun soluklu, sabır ve fedakârlık gerektiren bir yol olduğu belirtilerek, milyonlarca insanın tüm baskılara rağmen “barış, hemen şimdi” talebinden vazgeçmediği hatırlatıldı.

‘Barış gönüllüleri daha fazla çaba harcamalı’

Barış Vakfı, misyonu kapsamında dünyadaki çatışma çözümü örneklerini yakından izlediğini, bu deneyimlerden dersler çıkararak Türkiye’ye uygun yol ve yöntemlerin geliştirilmesine katkı sunmaya çalıştığını ifade etti. Açıklamada, barışın toplumsallaşması için farklı illerde barış gönüllüleri, aktivistler ve sivil toplum örgütlerinin bir araya getirildiği belirtildi. Vakıf, barış gönüllülerinin barışın gerekliliğine herkesten daha fazla inanması ve barış için savaşa harcanan çabadan daha fazlasını ortaya koyması gerektiğinin altını çizdi.

‘Kürt sorununun çözümü hepimizin sorumluluğudur’

Açıklamada ayrıca Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çekilerek, sürecin 1 Ekim 2024’te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin HDP milletvekilleriyle tokalaşmasıyla başladığı, 27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan’ın çağrısı ve 12 Mayıs’ta PKK’nin kendini feshetme kararıyla tarihsel bir fırsat kapısının aralandığı ifade edildi. Bu fırsatın kalıcı çözüme dönüştürülmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı.

Barış Vakfı, “İmkânsız sanılırken silahlar sustu. Barış hakkı, hava ve su gibi vazgeçilmezdir. Hayatın yeniden inşası için gerekli hukuksal ve sosyo-psikolojik düzenlemeler aciliyet taşımaktadır” diyerek karar alıcılar başta olmak üzere herkesi sorumluluk almaya çağırdı.

‘Herkesi barışa katkı sunmaya çağırıyoruz’

Açıklamanın sonunda Barış Vakfı, ısrarlı ve kalıcı çözüm önerileriyle barış mücadelesini sürdürmeye devam edeceğini belirterek, “Ertelemeden, vazgeçmeden ve elinden gelenin ötesinde çabalarla barışın bütün bir coğrafyaya can vermesi için çalışıyoruz. Herkesi bu çabaya katkı sunmaya davet ediyoruz. Bilinmelidir ki hayat ertelenemezdir ve barış da hayattır” ifadelerine yer verdi.