Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (BAYETAV) Genel Sekreteri Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık, hazırladığı “Kurşuna Karşı Bir Öğün: Çocukları Gelişim Bozucu Toksik Maddelerden Korumak ve Eğitim Adaletini Güçlendirmek” başlıklı raporun bulgularını kamuoyuyla paylaştı.
Nisan 2026 tarihli rapor, çocukların kurşun maruziyetini görünmez bir halk sağlığı sorunu olmaktan çıkararak kamusal bir sorumluluk alanı olarak ele alıyor. Raporda, ücretsiz okul yemeğinin çocukları toksik maddelerin etkisinden koruyabilecek önemli bir sosyal politika aracı olduğu vurgulanıyor.
Çocukların sağlıklı gıdaya ve toksik kirlilikten uzak bir çevreye erişiminin kamusal bir yükümlülük olduğunu vurgulayan Şık, kurşunun beyin gelişimini ve öğrenme kapasitesini olumsuz etkileyen bir nörotoksin olduğunu belirtti. “Kurşun çocuklarda bilişsel gelişime zarar veren en önemli toksik kimyasal maddedir” diyen Şık, çocukların toksik kimyasallara yetişkinlerden çok daha hassas olduğunun altını çizdi. Maruziyetin azaltılmasının kritik önem taşıdığını belirten Şık, “Kurşunun zararsız olduğu bir doz yoktur. Dolayısıyla maruziyet ne kadar azaltılırsa o kadar iyidir” ifadelerini kullandı.
Kurşun maruziyetinin eşit dağılmadığını ve yoksul toplulukların eski yapılar ile kirli çevre nedeniyle daha yüksek risk altında olduğunu ifade eden Şık, yetersiz beslenmenin tehlikeyi katladığını açıkladı. Yetişkinlerde yutulan kurşunun yaklaşık yüzde 3 ila 10’unun emildiğini, küçük çocuklarda ise bu oranın yüzde 40 ile 50’ye kadar çıktığını hatırlatan Şık, “Çocukta gıda güvencesizliği nedeniyle demir, kalsiyum ya da çinko eksikliği varsa emilim yüzde 100’e kadar çıkabilir” diyerek yoksulluğun zehirlenme riskini derinleştirdiğini vurguladı.
Türkiye’deki tüketici ürünlerinin içerdiği tehlikeye ilişkin çarpıcı veriler paylaşan Şık, “UNICEF ve Pure Earth’ün 2024 tarihli piyasa kontrolünde, incelenen metal gıda kaplarının yüzde 67’sinde, seramik gıda kaplarının yüzde 53’ünde, yüzey ve duvar boyalarının yüzde 70’inde, oyuncakların yüzde 29’unda, plastik gıda kaplarının yüzde 19’unda, kozmetik ürünlerin tamamında ve baharatların yüzde 25’inde uluslararası kabul gören referans düzeylerin üzerinde kurşun saptandı” diyerek riskin yaygınlığına dikkat çekti. Türkiye’de 2021 tarihli bir çalışmada kan kurşun seviyesi 5 mikrogramı geçen 0-14 yaş aralığındaki çocuk sayısının yaklaşık 6,3 milyon olarak tahmin edildiğini hatırlatan Şık, “Yeni değer olan 3,5 mikrogram esas alındığında sayının en az birkaç milyon olabileceği dikkate alınmalı” uyarısında bulundu.
Toksik maruziyetin önlenebilir bir sorun olduğunu belirten ve acil çözüm çağrısı yapan Şık, “Ücretsiz okul yemeği ve temiz içme suyu sağlamak; yetersiz beslenmenin kurşun emilimini artıran biyolojik etkisini kırarak çocukları toksik maddelerden koruyan, eğitimde kalıcılığı ve öğrenme kapasitesini artıran en kapsayıcı kamusal çözümdür” dedi. Açlık ve öğün atlamanın kurşun emilimini artırdığını belirten Şık, “Ücretsiz okul yemeği programı acilen hayata geçirilmeli” diyerek, nitelikli bir okul öğününün yetersiz beslenen çocukların kurşuna maruziyetini azaltıcı etki göstereceğini ifade etti.
Raporda, Türkiye’de çocuklara yönelik düzenli ve güvenilir bir kan kurşun düzeyi izleme programının bulunmadığına işaret edildi. Bu nedenle sorunun boyutunun tam olarak bilinmediği ancak mevcut bilimsel çalışmaların ciddi bir tabloya işaret ettiği vurgulandı.
Farklı araştırmalara göre milyonlarca çocuğun risk altında olabileceği belirtilirken, veri eksikliğinin önleyici politikaların ertelenmesi için değil, hızla hayata geçirilmesi için bir uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.




