Hangisini tercih ederseniz edin, ister “Şeker Bayramı”, ister “Ramazan Bayramı” deyin, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durum sebebiyle, bu ülkenin nüfusunun yüzde 80’i için ortak bir cümle kurmak gerekiyorsa bu, “Bayram benim neyime!” olsa gerek!
Dar ve orta gelirlilerin önemli bir bölümünün bu bayramda da huzur ve neşe bulması imkânsız. Emekliler için ise kâbus! Belki yarı aç yarı tok yaşamayı hâlâ becerebilen ama kesinlikle sağlıksız beslenmeye mahkûm yaş almış yurttaşlarımız için, torunlarına bayram harçlığı verememek bir onur meselesi ve büyük bir çoğunluğu bayramlarda bu utançla yüzleşmek zorunda kalıyor.
OTOGARLARDA NE ESKİ HAREKET
NE DE ESKİ BEREKET VAR ARTIK
Bundan birkaç yıl öncesine kadar bayram tatillerinde ‘mecburî tatil rotası’ olan ‘memlekete otobüsle seyahat’ bile geçmişin güzel günlerinde kaldı! O seyahat sadece bir gelenek olmanın ötesinde ev ekonomisine bir kaynak yaratmaktı da… Kışlık erzakın bir bölümü dönüşte otobüsün bagajında oluyordu. Artık o da yok!
Büyük İstanbul Otogarı’nda 2025’te olduğu gibi, 2026’da da otobüs seferlerinin bir önceki yıla göre azaldığını ben değil, Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Genel Başkanı Birol Özcan söylüyor. Bazı otobüs firmalarının yöneticilerine göre ise geçen yıl bayram öncesindeki bilet satışlarına göre bu bayram öncesinde yüzde 20 ila 25 arasında bir düşüş söz konusu… Diyeceksiniz ki “Havayolu ve yüksek hızlı tren rekabetinden dolayı olabilir belki”, ancak öyle değil. Bir ölçüde etkisi olsa da bu rekabetin, asıl mesele bilet fiyatları…
SİVASLI ÇEKİRDEK AİLENİN
YOL MASRAFI 20 BİN TL
Bu bilet fiyatlarıyla bayramda allecek memleketi ziyaret etmek, hanenin bütçesini tepetaklak etmekle eşanlamlı! Örneği, İstanbul nüfusunun en önemli ‘hemşehri’ kitlesi Sivaslıları dikkate alarak vereyim. İstanbul-Sivas arası otobüs bilet fiyatları 2021 yılında ortalama 180 TL ila 250 TL bandındayken, Mart 2026 itibarıyla bu fiyatlar yaklaşık dokuz kat artarak bin 500 TL ila bin 800 TL arasında değişiklik gösteriyor. Yüksek hızlı treni tercih etseler, İstanbul-Sivas YHT bileti bin 780 TL. Uçak biletinin en ucuzu 2 bin 500 TL… Yani gidiş-dönüşü hesaplarsak; dört kişilik bir çekirdek aileye memleket ziyaretinin maliyeti yaklaşık 20 bin TL’ye geliyor, ki bu sadece ulaşım gideri.
Bir-iki yıl önce olsaydı, yandaş medyadan birkaç utanmaz bu maliyetin sorumlusunun ‘otobüs mafyası’ olduğunu iddia edecek kadar ahlâksızlaşabilirdi. Artık vaziyet o kadar vahim ki, bu yalanlara sığınamıyorlar.
PAHALI MAZOT İÇİN SAVAŞI
BAHANE EDEN YALAN SÖYLER
Akaryakıt fiyatları ortada, akaryakıta uygulanan dolaylı vergiler ortada, köprü ve otoyol ücretleri de öyle!.. Şimdi savaş sebebiyle akaryakıta uygulanan dolaylı vergilerde eşel mobile geçilmiş olması pek bir anlam ifade etmiyor. Zira yıllardan bu yana, kişi başına gelire göre en yüksek akaryakıt fiyatı olan ülkelerden biri Türkiye. 2021’den bugüne bir türlü enflasyonu kontrol altına alamayan siyasî iktidar ve ekonomi yönetimleri dışında başka bir sorumlu aramaya gerek yok! Bayramda memleketine gidemeyenler her yıl daha da artıyorsa bunun müsebbibi çok belli. Vergi reformunu beceremeyen daha doğrusu zenginden alıp fakire vermek yerine, halkın geneline vergi salmayı marifet bilen bu neoliberalimsi AK Parti’nin tercihleri sebebiyle durum bu.
TATLI YİYİP TATLI KONUŞMAK MI?
YOK ARTIK BÖYLE BİR LÜKS!..
Yazının girişinde de değindiğim gibi, bugün Şeker Bayramı yerine Ramazan Bayramı demeyi tercih etmek siyasî bir tercihin ötesinde, iktidar için başka bir avantaj yaratmış görünüyor. Yoksa Şeker Bayramı’nda bile tatlıya yutkunarak bakmak zorunda kalan alt orta ve orta gelir grubuna bir cevap bulmak daha da zor olacaktı! Otobüs fiyatlarından şikâyet ediyoruz ya, aslına bakarsanız bir kilo kaliteli baklavanın 2 bin TL olduğu bir ülkede, bin 800 TL civarında İstanbul-Sivas otobüs bileti bayağı ucuz kalıyor değil mi!
2020’lere kadar daha öncesindeki gibi kolay olmasa da bayram ziyaretinde lokum ya da baklava almadan bayram ziyaretine gidilmezdi. Ziyarete gelene de en az bir çeşit tatlı ikrâmı yapılırdı. Şimdi gel de sıkıysa yap!
300 TL’YE DE BAKLAVA VAR!
EĞER ONA BAKLAVA DENEBİLİRSE…
Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği (BAKTAD) Başkanı Mehmet Yıldırım Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Tüketicilerimiz rahat olsunlar. Ramazanda ve Ramazan Bayramı’nda baklava sektörü olarak kesinlikle zam yapmayacağız. Bu zamsız günlerin de uzamasını diliyoruz. Hatta biz ‘Hiçbir zaman zam yapmayalım’ istiyoruz” demiş. Ne tatlı değil mi? Devamını da şöyle getirmiş: “Tüketici, ekonomik durumuna göre her türlü fiyattan baklava bulabiliyor. Baklava fiyatları 300 liradan başlıyor, 2 bin liraya kadar çıkıyor. Kaliteye göre değişiyor ama birinci kalite, yüzde 100 tereyağlı, bol fıstıklı, el işçiliğiyle yapılmış bir baklavayı keyifle yemek istediğinizde bin 800-2 bin lira arasında fiyatlar oluyor. Baklavada fiyatı oluşturan asıl etken içerisine kullandığınız hammadde ve malzemenin kalitesiyle alakalı. Bir de el işçiliği olunca ustalık ciddi manada maliyet getiriyor. Bunu da göz ardı etmemek lazım”.
BAKLAVANIN İÇİNDE NE VARSA
FİYATLARI YILLARDIR UÇMUYOR MU?
Hemen belirteyim, BAKTAD Başkanını ya da baklava üreticilerini suçlamıyorum, çünkü maliyetler ortada. Şimdi baklava fiyatlarının son beş yılda nereden nereye geldiğine bir bakalım… 2021-2026 yılları arasında baklava fiyatları, iç harcı olan fıstık, ceviz gibi kuruyemişlerin fiyatları uçtuğu, tereyağının astronomik fiyatlara geldiği bir piyasada doğal olarak katlanarak arttı. 2021’de ortalama 100 TL ila 150 TL civarında olan fıstıklı baklava kilogram fiyatları, 2026 yılı başında markasına ve kalitesine bağlı olarak bin 100 TL ila 2 bin 500 TL arasında… Misafire ikrâm etmek için şekerleme almaya kalksanız, belki bu kadar pahalı değil ama yine de çok pahalı!
BEDAVA TOPLU TAŞIMAYLA
İTİŞ KAKIŞ BAYRAM GEZMESİ
Demek ki bu bayramda da çoluk çocuk beleş metrobüse, metroya, otobüse, trene, vapura hücum etmek millî sporumuz olacak. Bir eziyet gibi görünüyor ama aslına bakarsanız bayram eğlencesi olarak bu millete sunulan sadece bu… İstanbul Boğazı’nı Esenyurt’taki bir ailenin görmesi için fırsat bu fırsat! Eğer gözü karartıp aylık bütçeyi tepetaklak etmeye karar verirlerse, mesela Gülhane Parkı ya da Yıldız Parkı’nda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Beltur tesislerinde köfte-ekmek ve bir içecek alıp keyif yapabilirler. Dört kişilik bir çekirdek aileye bunun maliyeti yaklaşık bin 200 TL. Yol da bedava olduğuna göre ailecek bir gezi yapmış olurlar. Yılda iki kez bu şansları var, hadi diyelim bir de millî bayramlarda, hepsi o kadar! O da eğer bu siyasî iktidar CHP’nin büyükşehir belediyelerinin tesislerine çöküp onları birilerine peşkeş çekmezse!..
Şükretmeyi bilmek lazım değil mi? Öyle demiyor mu, utanmayı bilmemekle övünenler?.. Hem de emeklilere müjde verilmiş, maaşları üç-beş gün öncesinde alabilmelerine imkân tanınmışken… Bayram ikramiyesi aynı kalmış olsa da, daha ne istiyorlar ki!.. 20 kilo orta kalite baklava alınabiliyor o maaşla, ikramiye de var, etti mi size 24 kilo! Şükredin, tatlı yiyip tatlı konuşun!




