• Ana Sayfa
  • Kültür Sanat
  • Berlin’de Gümüş Ayı’yı kazanan yönetmen Emin Alper: Filistinliler, Rojavalılar, Kürtler yalnız değilsiniz

Berlin’de Gümüş Ayı’yı kazanan yönetmen Emin Alper: Filistinliler, Rojavalılar, Kürtler yalnız değilsiniz

Festivalde Altın Ayı ödülünü ise İlker Çatak’ın yönettiği, Özgü Namal ve Tansu Biçer’in başrolünde oynadığı Sarı Zarflar kazandı. Filistin, Rojava ve İran halklarına selam gönderen, “Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Ekrem İmamoğlu, yalnız değilsiniz” diyen Emin Alper’in ödül konuşması ise geceye damga vuran anlardan biriydi.

Berlin’de Gümüş Ayı’yı kazanan yönetmen Emin Alper: Filistinliler, Rojavalılar, Kürtler yalnız değilsiniz
Berlin’de Gümüş Ayı’yı kazanan yönetmen Emin Alper: Filistinliler, Rojavalılar, Kürtler yalnız değilsiniz
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 22 Şubat 2026 00:25
  • Güncellenme: 22 Şubat 2026 01:21

Yönetmen Emin Alper’in son filmi “Kurtuluş’, dünya prömiyerini yaptığı 76. Berlin Film Festivali’nin (Berlinale) Ana Yarışma bölümünde Gümüş Ayı Jüri Büyük Ödülünü kazandı.

Festivalde Altın Ayı ödülünü ise İlker Çatak’ın yönettiği, Özgü Namal ve Tansu Biçer’in başrolünde oynadığı Sarı Zarflar kazandı.

Ödül töreninde İsrail’e protesto

Gazze’deki soykırıma yönelik sansür ve sinemacılar ile gazetecilerin ifade özgürlüğünün kısıtlanması nedeniyle politik tartışmaların odağında yer alan 76. Berlin Uluslararası Film Festivali (Berlinale), bu akşam düzenlenen ödül töreniyle sona erdi.

Tören sırasında bazı sinemacılar sahneden İsrail’in saldırılarını kınayarak “Filistin’e özgürlük” çağrısında bulundu.

Büyük ödül İlker Çatak’ın

Festivalin büyük ödülü Altın Ayı, İlker Çatak’ın “Sarı Zarflar” (Yellow Letters) filmine gitti. Film, Türkiye’deki siyasi baskılar nedeniyle işlerini kaybeden iki tiyatro sanatçısı ve akademisyen Derya (Özgü Namal) ve Aziz’in (Tansu Biçer) hikâyesini anlatıyor. Öykü Ankara ve İstanbul’da geçse de yapım tamamen Almanya’da çekildi.

The Hollywood Reporter’da yer alan habere göre, ödülü takdim eden Wenders, filmi “totalitarizmin siyasal dili ile sinemanın empatik dili arasındaki karşıtlığı” anlatan bir yapım olarak niteledi.

Emin Alper’in konuşması 

Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödülünü kazanan yönetmen Emin Alper, konuşmasında, “En korkunç yalnızlık türü, acı çekerken yaşadığınız yalnızlıktır. Haklarınızı gün be gün kaybederken, kendi vergilerinizle alınmış mermilerle vurulurken, sizi insan bile görmeyenler tarafından bombalanırken, o anlarda tamamen yalnızsınızdır“ dedi. “Gazze’de en korkunç koşullar altında yaşayan ve ölen Filistinliler, yalnız değilsiniz. Zulmün altında acı çeken İran halkı, yalnız değilsiniz. Rojava’da ve Orta Doğu’da neredeyse bir asırdır hakları için mücadele eden Kürtler, yalnız değilsiniz. Son olarak, benim halkım, yalnız değilsiniz“ diyen Alper, “Dört yıldır cezaevinde olan sevgili arkadaşım Çiğdem, yalnız değilsin. Tayfun, Can ve Mine, siz de yalnız değilsiniz. Sekiz yıldır hapiste olan Osman Kavala, dokuz yıldır Selahattin Demirtaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve şu anda hapiste olan diğer tüm belediye başkanları. Yalnız değilsiniz“ ifadelerini kullandı.

Yönetmen Emin Alper’in konuşmasının tamamı şöyle:

“Öncelikle bizi burada ağırladığı için Berlinale ekibine teşekkür ederim ve elbette jüriye de teşekkür ederim. Bu benim için büyük bir onur. Yapımcılarıma, harika oyuncu kadroma ve ekibime ve bu filmi destekleyen herkese teşekkür ederim.

Filmimiz korkunç suçlar işlemiş failler hakkında. Film boyunca onların zihniyetini anlamak istedim. Aynı zamanda hayatta kalanların durumunu da anlamaya çalıştım.

Onları çok düşündüm ve öğrendiğim şeylerden biri şu oldu: En korkunç yalnızlık türü, acı çekerken yaşadığınız yalnızlıktır. Haklarınızı gün be gün kaybederken, kendi vergilerinizle alınmış mermilerle vurulurken, sizi insan bile görmeyenler tarafından bombalanırken, o anlarda tamamen yalnızsınızdır.

Ama kimsenin sizi umursamadığını ve sizi düşünmediğini gördüğünüzde, dünyadaki en yalnız insan olursunuz. O yüzden burada yapabileceğimiz şey, sessizliği bozmak ve onlara gerçekten yalnız olmadıklarını hatırlatmaktır. Gazze’de en korkunç koşullar altında yaşayan ve ölen Filistinliler, yalnız değilsiniz.

Zulmün altında acı çeken İran halkı, yalnız değilsiniz. Rojava’da ve Orta Doğu’da neredeyse bir asırdır hakları için mücadele eden Kürtler, yalnız değilsiniz. Son olarak, benim halkım, yalnız değilsiniz.

Dört yıldır cezaevinde olan sevgili arkadaşım Çiğdem, yalnız değilsin. Tayfun, Can ve Mine, siz de yalnız değilsiniz. Sekiz yıldır hapiste olan Osman Kavala, dokuz yıldır Selahattin Demirtaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve şu anda hapiste olan diğer tüm belediye başkanları. Yalnız değilsiniz.

Biz yalnız değiliz. Yalnız kalmayacağız. Küçük bir not, bu kızım Nora için bir doğum günü hediyesi.

Yakında üç yaşına girecek ve ayıları seviyor.”