Arktik Dairesi’nin üzerinde yer alan Grönland, artan uluslararası gerilimler, küresel ısınma ve değişen dünya ekonomisiyle birlikte küresel ticaret ve güvenlik tartışmalarının merkezine yerleşti. ABD Başkanı Donald Trump, Arktik ve Kuzey Atlantik’ten Kuzey Amerika’ya uzanan geçişleri kontrol eden, maden kaynakları açısından zengin bu adanın ABD’nin denetiminde olmasını istiyor.
Beyaz Saray’dan yapılan bir açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın “Grönland’ı elde etmek için bir dizi seçeneği değerlendirdiği” ve bunların arasında askeri güç kullanılmasının da olduğu belirtildi.
BBC’ye yaptığı açıklamada Beyaz Saray, Grönland’ı ilhak etmenin “ulusal güvenlik önceliği” olduğu söylendi.
Söz konusu açıklama, Trump’ın “Grönland’a ihtiyaçları olduğu” yönündeki ifadelerinden ve Avrupalı liderlerin Grönland’a destek açıklamalarından sonra geldi.
Beyaz Saray açıklamasında, “Başkan ve ekibi bu önemli dış politika hedefi doğrutusunda çeşitli seçenekleri değerlendiriyor ve tabii ki ABD ordusunun kullanılması da seçenekler arasında” ifadeleri yer aldı.
Trump, Nicolas Maduro’nun askeri operasyonla ABD’ye götürülmesi ardından 4 Ocak’ta yaptığı konuşmada, şu anda Danimarka Krallığı’na bağlı olan yarı özerk Grönland’ın ABD tarafından kontrol edilmesi gerektiğini yinelemişti.
Trump, Grönland’ın “çok stratejik” bir yer olduğunu belirterek “Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland’a ihtiyacımız var” demişti.
Altı Avrupa ülkesinden destek
ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela operasyonu sonrası Grönland’ı ilhak etmeye yönelik açıklamalarını tekrarlaması üzerine Avrupalı liderlerden ortak bir açıklama geldi.
Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya, Polonya’nın ortak açıklamasında “Grönland, kendi halkına aittir” ifadesi yer alıyor.
Açıklamada yarı özerk Grönland’ın bağlı olduğu Danimarka liderinin de imzası yer alıyor.
Açıklama, Grönland’ın “ilişkileriyle ilgili konulara yalnızca Danimarka ve Grönland karar verebilir” deniliyor.
Yedi ülke liderinin imzası olan açıklamada, egemenlik, toprak bütünlüğü ve sınırların dokunulmazlığının, “evrensel ilkeler olduğunu ve bunları savunmaktan vazgeçmeyeceklerini” ifadesi de yer alıyor.
Açıklamada, Grönland’ın NATO topraklarının bir parçası olduğu da vurgulanıyor.
Trump adanın şu anda Rus ve Çin gemileriyle çevrili olduğunu da iddia etti ve ABD’nin Grönland’ı kontrolünün Batı’nın daha geniş çıkarlarına hizmet edeceğini savundu.
Trump’ın danışmanlarından Stephen Miller’ın eşi Katie Miller da sosyal medya hesabında, Grönland haritasını Amerikan bayrağının renkleriyle paylaşmış ve “YAKINDA” ifadesini kullanmıştı.
Trump aralık ayında da Grönland için özel temsilci atamıştı.
Grönlandlıların çoğu Danimarka’dan bağımsızlık kazanmayı desteklerken, kamuoyu yoklamaları ada halkının ezici bir çoğunluğun ABD’ye katılmaya karşı olduğunu gösteriyor.
Danimarka’dan ‘Tehdidi bırakın’ açıklaması
Trump’ın son açıklamalarından sonra Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, “ABD’nin Danimarka’ya ait hiçbir bölgeyi ilhak etme hakkı yoktur. Tehdidi bırakın” dedi.
Frederiksen Danimarka’nın “ve dolayısıyla Grönland’ın” NATO üyesi olduğunu ve ittifakın güvenlik garantisi kapsamında olduğunu belirtti.
Danimarka’nın ABD ile Grönland’a erişim hakkı tanıyan bir savunma anlaşması olduğunu ve Kuzey Kutbu bölgesindeki güvenlik yatırımlarını artırdığını söyledi.
“Bu nedenle, ABD’yi, tarihsel olarak yakın bir müttefikine ve açıkça satılık olmadıklarını belirten başka bir ülkeye ve başka bir halka yönelik tehditlerini durdurmaya şiddetle çağırıyorum” dedi.
Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen de ABD’nin ilhakı yönündeki tehditleri kesin bir dille reddetti ve “Artık yeter” dedi.
Nielsen 4 Ocak’taki paylaşımında “Artık baskı yok. Daha fazla ima yok. Artık ilhak fantezileri yok” diye yazdı.
“Biz diyaloğa açığız. Tartışmalara açığız. Ancak bu, uygun kanallar aracılığıyla ve uluslararası hukuka saygı çerçevesinde gerçekleşmelidir” dedi.
ABD, neden Grönland’e ihtiyaç duyuyor?
Grönland, uzun yıllardır ABD’nin müttefiki olan Danimarka’ya bağlı özerk bir bölge. Hem Danimarka yönetimi hem de Grönland hükümeti, Trump’ın bu yöndeki girişimlerine karşı çıkıyor ve adanın geleceğine Grönland halkının karar vereceğini vurguluyor. Topraklarının yaklaşık yüzde 80’i Arktik Dairesi’nin üzerinde bulunan ada, çoğunluğu Inuitlerden oluşan yaklaşık 56 bin kişilik bir nüfusa sahip.
Stratejik öneme sahip
Grönland, Kanada’nın kuzeydoğu açıklarında yer alıyor ve topraklarının üçte ikisinden fazlası Arktik Dairesi içinde bulunuyor. Bu konum, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Kuzey Amerika’nın savunması açısından stratejik önem taşıyor. ABD, savaş sırasında Grönland’ı işgal ederek Nazi Almanyası’nın kontrolüne geçmesini önlemeyi ve Kuzey Atlantik’teki hayati deniz yollarını korumayı hedeflemişti.
Soğuk Savaş sonrasında Arktik uzun süre işbirliği alanı olarak görülse de iklim değişikliğiyle birlikte buzulların incelmesi yeni deniz ticaret yollarının açılmasını gündeme getirdi. Bu durum, Rusya ve Çin başta olmak üzere birçok ülke arasında bölgenin zengin maden kaynaklarına erişim konusunda rekabeti yeniden artırdı.
Arktik’te güvenlik kaygıları
Çin, 2018’de kendisini “Arktik’e yakın bir devlet” ilan ederek bölgedeki etkisini artırma hedefini duyurdu ve Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında “Kutup İpek Yolu” planını açıkladı. Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, bu adımı sert sözlerle eleştirerek Arktik Okyanusu’nun “yeni bir Güney Çin Denizi”ne dönüşmesini istemediklerini söyledi.
Bu süreçte Rusya da ABD, Kanada, Danimarka ve Norveç ile rekabet halinde Arktik’teki nüfuzunu güçlendirmeye çalışıyor. Moskova, Kuzey Filosu’nun bulunduğu bölgede askeri varlığını artırırken, Sovyet döneminden kalma üsleri yeniden faaliyete geçirdi ve yeni tesisler inşa etti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, NATO’nun Arktik’teki faaliyetlerinden endişe duyduklarını belirterek, gerekirse askeri kapasitenin artırılacağını açıkladı.
ABD ve Danimarka’nın askeri varlığı
ABD Savunma Bakanlığı, 1951’de imzalanan savunma anlaşması sonrası inşa edilen Pituffik Uzay Üssü’nü Grönland’ın kuzeybatısında işletiyor. Üs, ABD ve NATO için füze uyarı, füze savunması ve uzay gözetleme görevleri yürütüyor. Grönland ayrıca NATO’nun Rus deniz hareketlerini izlediği GIUK (Grönland–İzlanda–Birleşik Krallık) hattının bir bölümünü kontrol ediyor.
Danimarka da Grönland ve Kuzey Atlantik’teki askeri varlığını güçlendirmeye hazırlanıyor. Hükümet, Grönland ve Faroe Adaları yönetimlerinin de dahil olduğu yaklaşık 14,6 milyar kronluk bir savunma paketi açıkladı. Bu kapsamda yeni Arktik devriye gemileri, uzun menzilli insansız hava araçları ve uydu kapasitesi devreye alınacak.
Nadir toprak elementleri
Grönland, cep telefonlarından bataryalara kadar birçok yüksek teknoloji ürününde kullanılan nadir toprak elementleri açısından da zengin kaynaklara sahip. Bu durum, Çin’in bu alandaki küresel hakimiyetini azaltmak isteyen ABD ve diğer Batılı ülkelerin ilgisini çekiyor. Ancak sert iklim koşulları ve sıkı çevre kuralları, madenlerin işletilmesini zorlaştıran başlıca engeller arasında yer alıyor. (Kaynak: BBC Türkçe/Gazete Oksijen)
WSJ: Rubio, Grönland’ın ‘işgalle değil satın alarak’ elde edilmesinin hedeflediğini belirtti




