Bir toplantının düşündürdükleri
Hicri İzgören 9 Şubat 2026

Bir toplantının düşündürdükleri

Suriye’deki güncel jeopolitik tablo ve bunun bölgedeki aktörlere yansıması, 2026 yılı başı itibarıyla oldukça kritik bir noktaya ulaşmış durumda. Özellikle eski rejimin çöküşü sonrası başlayan yeni dönem, Kürt siyaseti ve Türkiye’deki iç dinamikler üzerinde  izler bıraktı.

60 yılı aşkın süredir devam eden Baas rejiminin Aralık 2024’te ani bir şekilde çökmesi, ülkede devasa bir otorite boşluğu yarattı.

Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) öncülüğündeki yapıların sahada hızlı ilerlemesi, Şam dahil kritik merkezlerin el değiştirmesine neden oldu.

Rusya ve İran’ın kendi iç ve dış sorunları nedeniyle (Ukrayna savaşı, İsrail ile gerilim) rejime verdikleri desteği azaltmaları, muhaliflerin önünü açtı.

  Yeni kurulan geçici yönetimlerin (ABD ve Türkiye destekli modeller dahil), Suriye’nin heterojen yapısını kapsamak yerine daha merkeziyetçi bir “doğrudan yönetim” modeline yönelmesi çatışmaları tetikledi.

Suriye’deki her sarsıntı, Türkiye’deki Kürt meselesi ve devam eden diyalog arayışlarıyla doğrudan bağlantılı olduğu bir gerçek.

Halep ve çevresindeki çatışmalar, Türkiye’de kurulan Meclis komisyonu ve barış arayışları üzerinde  etkiler yarattı. Muhalif grupların ilerlemesi, Kürt siyasi kanadında  sürecin samimiyetine dair şüpheleri artırdı.

                        ***

Kürt toplumunda ve siyasetinde sıkça dile getirilen Kürtler yalnız bırakılıyor duygusunun haklı gerekçeleri vardı.

ABD ve diğer uluslararası güçlerin, Suriye’nin yeni yönetimle ilişkileri uğruna Kürtlerin kazanımlarını (ademi merkeziyetçi model gibi) geri plana itmesi ve 30 Ocak Anlaşması ve entegrasyon baskısı,SDG’nin  taleplerinden vazgeçirilip “bireysel bazda” Suriye ordusuna katılım modeline zorlanması, bir duygusal kırılma hissi yarattı.

Suriye’deki rejim değişikliği ve sonrasında 2026 yılı başında şekillenen yeni tablo, Türkiye iç siyasetinde etkili oldu. Hükümet kanadı ve Cumhur İttifakı, eski rejimin çöküşünü ve yeni geçici yönetiminTürkiye ile yakınlaşmasını büyük bir dış politika başarısı olarak görüyor.

Muhalefet cephesi  gelişmeleri daha temkinli ve eleştirel bir süzgeçten geçiriyor:

Suriye’deki yeni yönetimde HTŞ kökenli figürlerin etkili olması, muhalefet tarafından Türkiye’nin sınırında istikrarsız bir cihatçı kuşak oluştuğu şeklinde eleştiridi.

Bu gelişmeler iç siyasette   barış sürecine etkilerinı de alevlendirdi.

Suriye’nin yeniden yapılanmasında Türkiye’nin üstleneceği rolün, zaten hassas olan Türkiye ekonomisine yeni yükler getirip getirmeyeceği parlamentoda tartışmalara yol açıyor.

Suriye’de Kürtçe’nin ulusal dil kabul edilmesi ve Kürtlere kimlik haklarının teslimi (2026 başındaki kararnameler), Türkiye’deki Kürt siyasetçiler tarafından Suriye bile yaparken biz neden yapmıyoruz? şeklinde bir iç siyaset eleştirilerine dönüşüyor haliyle.

Toplumdaki bir kesim: Suriye ile “tek devlet, tek ordu” temelinde sağlanan uzlaşıyı, Türkiye’nin bölge liderliği olarak görüp iktidara olan desteğini tazeliyor.

Diğer kesim: Sınırdaki belirsizliğin ve ideolojik yapıların Türkiye’nin iç huzurunu (seküler yaşam tarzı, güvenlik) uzun vadede tehdit ettiğini savunarak muhalefete eklemleniyor.

                      ***

 Bu yazıma vesile olan bir toplantı…

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) 7 Şubat 2026 Cumartesi günü Diyarbakır’da siyasetçilerin,akademisyenlerin, aktivistlerin ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı bir toplantı düzenledi.

 Toplantıda “Suriye’de Son Dönemde Yaşananların Nedenleri, Çözüm Sürecine Etkisi, Dünya Kürtleri Yalnız Bırakıyor Duygusunun Nedenleri ve Kürt Siyaseti” ile “Diyarbakır ve Bölgedeki Sivil Toplum Son Yaşananlarla İlgili Ne Düşünüyor” konuları ele alındı.İki ayrı oturum olarak gerçekleşen toplantının açılış konuşmasını DİTAM YK Başkanı Mesut Azizoğlu yaptı.

Dr. Selim Ölçer’in moderatörlüğündeki ilk oturuma; Dem Parti Milletvekili Prof. Dr. Mithat Sancar,akademisyen Doç. Dr. Seda Altuğ ve akademisyen Prof. Dr. Mesut Yeğen konuşmacı olarak katıldılar.DİTAM Başkan Yardımcısı Sevim Vural’ın moderatörlüğündeki ikinci oturumun konuşmacıları ise;Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Şilan Çelik Şimşek, DİTAV başkanı Şeyhmus Diken,İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Ercan Yılmaz ve Diyarbakır Hak İnisiyatifi’nden M. Şeyhmus Özbekli idi.

Son derece aydınlatıcı bu toplantı için DİTAM’a ve konuşmacılara teşekkürler.

* ilketv.com.tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar İlke TV’nin kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.