İsrail’in Güney Pars sahasına saldırısı sonrası İran’ın Türkiye’ye gaz sevkiyatını durdurması, Türkiye’nin yıllık ihtiyacının yüzde 14’ünü riske atarken Avrupa’da doğal gaz fiyatlarını savaş öncesi seviyelerin yüzde 70 üzerine taşıdı.
Bloomberg’in haberine göre İran, Türkiye’ye gaz ihracatını geçen hafta İsrail’in Güney Pars gaz sahasına düzenlediği saldırının ardından durdurdu.
Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği (Gazbir) tarafından derlenen verilere göre, Türkiye geçen yıl gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 14’ünü İran’dan karşıladı.
İran’ın gaz tedarikindeki bu kesintinin ne kadar süreceği netleşmezken, Bloomberg’e konuşan kaynaklar, Türkiye’nin ana tedarikçileri olan Rusya ve Azerbaycan’dan gaz ithal etmeye devam ettiğini ve yeterli stoklara sahip olduğunu belirttiler.
İsrail, 18 Mart’ta dünyanın en büyük gaz sahası olan Güney Pars’ı vurdu. Tahran ise, küresel sıvılaştırılmış gaz arzının yaklaşık beşte birini üreten Katar’daki Ras Laffan tesisi de dahil olmak üzere Körfez’deki enerji varlıklarına misilleme yaptı.
Bu saldırılar, Avrupa gaz vadeli kontratlarının üç yıldan uzun bir süredir görülmeyen bir seviyeye çıkmasına neden oldu. Fiyatlar, savaş öncesi seviyelerinin yüzde 70 üzerinde seyrediyor.
İran’ın, 18 Mart’ta South Pars Gas Field sahasına yönelik İsrail saldırısının ardından Türkiye’ye doğalgaz sevkiyatını durdurduğu bildirildi. Bloomberg’in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, söz konusu kesinti enerji piyasalarında dikkatle izleniyor.
Ayrıca bu saldırı sonrası Türkiye’ye gelen akışın ilk adımında %75’i halihazırda kesilmişti.
Doğalgaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 14’ü İran’dan karşılandı
Türkiye, geçtiğimiz yıl doğalgaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 14’ünü İran’dan karşıladı. Bu oran, Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği verilerine dayanıyor.
Oksijen’de yer alan habere göre kaynaklar, Ankara’nın doğalgaz tedarikinde Rusya ve Azerbaycan gibi ana tedarikçilerden ithalata devam ettiğini ve mevcut stokların da kullanım için hazır olduğunu belirtti.
Bilgilerin gizliliği nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen yetkililer, İran’dan gelen kesintinin süresine ilişkin net bir takvim bulunmadığını ifade etti.
Geride kalan günlerde TEPAV analisti Muhdan Sağlam, Ankara’nın elinde güçlü kozlar olduğunu belirtiyor.
Tuz Gölü ve Silivri’deki depolama tesislerinin 6,3 milyar metreküplük kapasitesinin tamamen dolu olduğunu vurgulayan Sağlam, “Bu rezervlerin yarısı bile kullanılsa İran’dan gelen eksikliği telafi etmeye yeterli olur” sözlerini kullandı.
Ayrıca Karadeniz’deki yerli gaz üretiminin günlük 10 milyon metreküpe ulaşması, Ankara’nın elini güçlendiren bir diğer unsur olarak dikkat çekiyor.
Rusya ve Azerbaycan hattı
Uzmanlar, Rusya ve Azerbaycan’dan gelen boru hatlarında ciddi bir atıl kapasite bulunduğuna işaret ediyor. Mavi Akım ve TürkAkım hatlarının toplam 30 milyar metreküplük kapasitesinin geçen yıl sadece 21 milyar metreküpünün kullanıldığı, dolayısıyla Rusya’dan ek ithalatın mümkün olduğu belirtiliyor.
Ayrıca Türkiye’nin Balkanlar’a ihraç ettiği 3,5 milyar metreküplük gazın miktarını azaltarak iç piyasaya yönlendirmesi de bir seçenek olarak masada duruyor.
Analistler, kışın en zorlu günlerinin geride kalmasıyla birlikte Türkiye’nin İran kaynaklı bu arz şokunu “yumuşak inişle” atlatacağı konusunda hemfikir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kasım ayında sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, “6,3 milyar metreküplük toplam depolama kapasitesine ulaşmış durumdayız” demişti. Geçen yıl mart ayında Türkiye, günlük ortalama 230 milyon metreküp gaz tüketmişti.
Güney Pars’tan gelen gaz, hem İran’ın iç elektrik üretimi hem de ihracatı için hayati önem taşıyor. Bağdat yönetimi dün yaptığı açıklamada, İran’ın sahaya yapılan saldırının ardından Irak’a gaz akışını kestiğini, ancak akışın o zamandan beri kısmen yeniden başladığını belirtti.
Barış zamanında bile İran, özellikle iç talebin yüksek olduğu kış aylarında, teknik sorunları gerekçe göstererek Türkiye’ye gaz ihracatında kesintiye gitmişti.




