Nisan 2018’den Eylül 2019’da kadar dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Suriye ve Kuzeydoğu Suriye’de ortaya çıkan yeni siyasi tabloya ilişkin “çok ciddi endişeleri” olduğunu belirterek, ABD’nin izlediği politikanın Kürtler açısından son derece riskli bir döneme işaret ettiğini söyledi.
Medya Haber’e konuşan Bolton yaptığı açıklamalarda Suriye’deki son gelişmeleri, SDG’nin yeni tablodaki rolünü ve Washington-Ankara hattındaki ilişkileri değerlendirdi.
Bolton yeni denklemde Kürtlerin rolüne ilişkin de, “Kürt halkı için pek çok unsurun aynı anda devrede olduğu tehlikeli bir an olduğunu anlamak çok önemli. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri bağlamında, Kürtlerin çok sayıda dostu var – Kongre’de de pek çok kişi bunu anlıyor – ancak bu nedenle Kürtlerin, Amerikalıların seçilmiş temsilcileriyle temas kurarak diplomatik olarak son derece aktif olmaları çok önemli. Çünkü burada çok şey söz konusu ve eğer hazırlıklı olmazsak gelişmeler çok hızlı bir şekilde yön değiştirebilir” ifadelerini kullandı.
Bolton, Suriye geçici hükümeti Başkanı Ahmed Şara’nın geçmişte El Kaide ile bağlantılı olduğuna, “bu geçmişini gerçekten terk ettiğini kanıtladığını düşünmediğine” dikkat çekerek, bu durumun ciddi soru işaretleri yarattığını ifade etti.
Bolton, “Şara’nın Türkiye’den güçlü bir destek aldığı açık. Türkiye’nin sağladığı lojistik ve yardımlar olmadan Şam’da iktidarda olması mümkün olmazdı” diye konuştu.
Trump’ın SDG’nin IŞİD’le mücadeledeki rolünü yeterince kavradığını düşünmediğini belirten Bolton, SDG’nin yalnızca IŞİD’in toprak hâkimiyetine dayalı ‘hilafetini’ sona erdirmede değil, aynı zamanda binlerce IŞİD tutuklusunun güvenliğini sağlamada kritik bir sorumluluk üstlendiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Trump arasındaki ilişkiye de değinen Bolton, Erdoğan’ın ABD güçlerinin Suriye’den tamamen çekilmesi için Trump’ı ikna etmeye yönelik girişimlerine bizzat tanık olduğunu söyledi.
Bolton, “Erdoğan’ın Trump’ı ABD güçlerini tamamen geri çekmeye ve esasen SDG’yi kaderine terk etmeye ikna etmeye yönelik birçok girişimine tanık oldum. Bu durum Biden yönetimi döneminde de gerçekleşmedi” ifadelerini kullandı.
Bolton, Trump’ın çevresinde SDG’nin IŞİD’le mücadeledeki rolünü ve örgütün geri dönüşünü engellemedeki önemini yeterince anlatan isimlerin bulunmadığını savundu.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın rolünü de eleştiren Bolton, şu değerlendirmede bulundu:
“Trump, Barrack’a çok büyük yetkiler devretmiş durumda. Ancak bence Barrack, Amerikan çıkarlarının ya da SDG gibi müttefiklerimizin çıkarlarının temsilcisi gibi değil, adeta Türk çıkarlarının büyükelçisi gibi davranıyor. Kürtlerin ve SDG’nin IŞİD’in yenilgisindeki rolünü anlayan pek çok dostu ABD’de olmasına rağmen, Barrack’ın bu deneyimi yansıtmadığını düşünüyorum.”
Kürtler açısından “son derece riskli bir dönem” yaşandığını vurgulayan Bolton, ABD Kongresi’nde Kürtleri destekleyen çok sayıda isim bulunduğunu hatırlattı.
Ancak Bolton bu desteğin somutlaşması için Kürtlerin diplomatik temaslarının hayati önem taşıdığını belirterek “Kürt halkı için pek çok unsurun aynı anda devrede olduğu tehlikeli bir andayız. Kürtlerin, Amerikalıların seçilmiş temsilcileriyle temas kurarak diplomatik olarak son derece aktif olmaları çok önemli. Çünkü burada çok şey söz konusu ve eğer hazırlıklı olmazsak gelişmeler çok hızlı bir şekilde yön değiştirebilir.” diye konuştu.




