• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Ateşkesin ikinci günü: Kuzey ve Doğu Suriye’de son durum

Ateşkesin ikinci günü: Kuzey ve Doğu Suriye’de son durum

24 Ocak’ta ikinci kez uzatılan ateşkesin ikinci gününde Şam yönetimine bağlı grupların Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük kuşatması ve saldırıları sürüyor. SDG, ateşkesin ilk 24 saatinde Şam güçlerinin birçok ihlal gerçekleştirdiğini duyurdu. Kobanî köylerini hedef alan saldırılarda 2 çocuk yaşamını yitirirken, üç çocuk da yaralandı. Soğuktan ölen çocukların sayısı ise 6 oldu.

Ateşkesin ikinci günü: Kuzey ve Doğu Suriye’de son durum
Ateşkesin ikinci günü: Kuzey ve Doğu Suriye’de son durum
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 26 Ocak 2026 08:00
  • Güncellenme: 26 Ocak 2026 23:23

Kuzey ve Doğu Suriye’de Kobani ve çevresindeki bölgelerde Şam yönetimine bağlı silahlı grupların saldırıları devam ediyor. Obüs ve kara saldırılarının hedefi olan köylerde, dün ve bugün yaşanan bombardımanlarda sivillerin can güvenliği tehdit altında. Kasimiye (Qasimiyê) köyünde 2 çocuk hayatını kaybetti, 3 çocuk yaralandı.

Kuzey ve Doğu Suriye’de gün boyu yaşananları blogumuzdan takip edebilirsiniz:

21.52 | Mesrur Barzani ile Mazlum Abdi görüştü: Gündemde bölgesel gerilim ve IŞİD dosyası var

Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani ile SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, artan bölgesel gerilim ve güvenlik başlıklarını ele almak üzere bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede IŞİD tutuklularının Irak’a nakli ve sahadaki tansiyonun düşürülmesi öne çıktı.

20.16 | Yerinden edilen 150 bin kişi kantonlarda

Numedya’da yer alan habere göre, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri ile Rakka ve Tabka kentlerinde şimdiye kadar zorla yerinden edilen 150 bin kişi Cizîr ve Fırat kantonlarına ulaştı.

Gelenler arasında Afrin ve Halep’ten, Suriye’nin kıyı bölgelerinden, Eyn İsa’daki kamplardan ve Serêkaniyê halkından yerinden edilmiş kişiler bulunuyor. Çoğu, Cizîr Kantonu’ndaki Qamişlo, Hasekê, Amûdê, Rimêlan, Dêrik, Tirbespiyê, Dirbêsiyê ve Çilaxa kentlerine yerleşti. Ancak, devam eden saldırıları nedeniyle, yerinden edilmiş kişiler, tekrar yer değiştirmekte zorunda kalıyor.

Zorla yerinden edilenler, okul, akademi, cami, kurum ve evlere yerleştirildi. Ayrıca hala gelmekte olan çok sayıda aile ise yerleştirilmemiş ve kayıt altına alınmamış durumda. Her geçen gün zorla yerinden edilenlerin sayısı artıyor.

Afrin-Şehba Göçmenler Meclisi Eşbaşkanı Nesrîn Silêman, acil olan ihtiyaçlar arasında; soba, ilaç, kadın ve çocukların özel ihtiyaçları ile kıyafetin yer aldığını söyledi.

20.00 | Mazlum Abdi: Bafıl Talabani direnişimize desteğini ifade etti

SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Başkanı Bafıl Talabani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini açıkladı.

Abdi, görüşmede bölgedeki gelişmelere ilişkin karşılıklı dayanışma mesajlarının iletildiğini belirtti.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Abdi, Talabani ile yapılan temasın önemine dikkat çekerek, KYB liderinin “halkımızın ve güçlerimizin direnişine desteğini ifade ettiğini” aktardı.

17.45 | SDG: Ateşkes 20’den fazla kez ihlal edildi

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Basın İrtibat Merkezi, Şam güçlerine bağlı grupların Haseke ve Kobani kırsalına yönelik saldırılarını sürdürdüğünü ve ateşkesin 20’den fazla kez ihlal edildiğini açıkladı.

17.00 | SOHR: Halep’te 4 kişi gözaltı merkezlerinde işkenceyle yaşamını yitirdi

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden 4 kişinin, geçici hükümete bağlı gözaltı merkezlerinde işkence görerek yaşamını yitirdiğini, ailelerin ise ölümlerine ilişkin belgeleri imzalamaya zorlandığını belirtti. Yapılan açıklamada, ailelerinin cenazeleri almak ve ölüm belgelerini imzalamak için bilgilendirildiği, ancak ölüm nedenleri veya şartlarının açıklanmadığını duyurdu.

SOHR’a göre, geçici hükümete bağlı yetkililer üç kişinin cenazesini Afrin kırsalındaki ailelerine teslim etti. Bunlar arasında 49 yaşında bir erkek de bulunuyor; kendisi 10 Ocak’ta Şeyh Maksud Mahallesi’nden çıkarılırken gözaltına alındı. Söz konusu kişi, Afrin’in Raco ilçesine bağlı Hobka köyündendi. SOHR, üç cenazenin ailelerine gösterilmeden teslim edildiğini ve geçici hükümete bağlı “Genel Güvenlik” biriminin aileleri ölüm belgelerini imzalamaya zorladığını aktardı.

Geçici hükümete bağlı “Genel Güvenlik”, 22 Ocak’ta Bilbilê ilçesine bağlı Gurzêlê köyünden bir ailenin oğullarının ölüm belgesini imzalaması için bilgilendirildiğini duyurdu. Öldürülen kişi, Şeyh Maksud Mahallesi’ne yönelik bir saldırı sırasında geçici hükümete bağlı güçler tarafından gözaltına alındı.

SOHR, Halep’in çeşitli mahallelerine yönelik saldırıların başladığı günden bu yana yaşamını yitirenlerin sayısının 111’e ulaştığını açıkladı.

16.40 | İlham Ahmed: Kobani’de yaşananlar soykırım niteliğinde

Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, ilan edilen ateşkesin sahada uygulanmadığını belirterek, Kobani’de yaşananların soykırıma dönüştüğünü ve uluslararası sessizliğin de ahlaki bir çöküşe işaret ettiğini söyledi.

İham Ahmed, X hesabından yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“Şam hükümeti tarafından ateşkes ilan edildi, ancak sahada uygulanmıyor. Kobanê’de yaşananlar soykırım niteliğinde ve Cizîrê bölgelerine yönelik saldırılar da devam ediyor. Resmi açıklamalar ile sahadaki durum arasındaki fark büyüyor. Her siyasi süreç, sivilleri korumayı içermediği sürece sadece bir siyasi hayal olarak kalır. Bu suçlara karşı sessizlik ahlaki çöküştür.”

İlham Ahmed, uluslararası toplumun bu olaylar karşısındaki ahlaki sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

15.50 | Haseke bombardıman altında: Siviller yaralandı

Silahlı gruplar, Haseke’nin köylerini 3 kez bombaladı. Bombardımanda 3 sivil yurttaş yaralanırken, bölgede hareketliliğinin sürdüğü belirtildi.

15.30: ‘Kuzey ve Doğu Suriye’de 100 bin kişi yerinden edildi’

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Orta Doğu Sözcüsü Rûdaw’a yaptığı açıklamada, son dönemdeki gerginlikler nedeniyle Kuzey ve Doğu Suriye’de 100 binden fazla kişinin yerinden edildiğini ve kış şartlarının yaşamı daha da zorlaştırdığını belirtti.

Sözcü ayrıca, Kobani’ye bir yardım konvoyunun ulaştığını ancak ihtiyaçların mevcut yardımdan çok daha fazla olduğunu açıkladı.

UNHCR Orta Doğu Sözcüsü Rola Emin, “Bazı istatistiklere göre yerinden edilenlerin sayısı 100 bini aşıyor,” dedi ancak rakamların kesin olmadığını belirtti.

Rola Emin’e göre yeni bir göç dalgası başlamış durumda ve çok sayıda insan evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Sadece Haseke şehrinde 4 binden fazla aile barınak ve okullarda yaşarken, binlerce aile de şehir ve köylerdeki akrabaları ile yakınları tarafından misafir ediliyor.

Kobani’nin durumu ve yardım ulaştırılması

Suriye hükümet güçleri tarafından kuşatılmış olan Kobani kentinin durumuna ilişkin Rola Emin, Suriye hükümeti ve ilgili taraflarla yapılan koordinasyon sonucunda şehre bir yardım konvoyunun ulaştığını açıkladı.

UNHCR Sözcüsü, “Konvoy 24 kamyondan oluşuyordu ve Halep’ten yola çıktı; içinde gıda, kışlık giysiler, battaniye ve diğer ihtiyaç malzemeleri vardı,” dedi. Ancak Kobani halkının ve şehre sığınanların durumunun çok zor olduğunu, daha fazla su, elektrik ve gıdaya ihtiyaç duyduklarını vurguladı.

Soğuk hava ve çocuk ölümleri riski

Soğuk hava nedeniyle çocukların hayatını kaybettiği yönündeki haberlerle ilgili olarak Rola Emin Rûdaw’a, “Elimizde doğrulanmış raporlar yok ancak riskler büyük” dedi.

Emin, şu an “kışın en sert döneminde” olduklarını, kar yağışı ve soğuğun özellikle çadır ve barınaklarda yaşayan, ısıtıcı ve yakıtı olmayanlar için durumu daha da zorlaştırdığını belirtti.

Yardım ekiplerinin karşılaştığı engeller

Rola Emin, güvenlik durumu, kontrol noktaları ve yollardaki askeri varlığın her bölgeye ulaşımı zorlaştırdığını ifade etti.

UNHCR Sözcüsü, “Halkın en büyük talebi, evlerine dönebilmek için güvenlik ve huzurun sağlanmasıdır; çünkü yerinden edilmenin ve bu durumda kalmanın uzaması insani bir felakete yol açacaktır” dedi.

15.00- Kürt Kızılayı, Kuzey ve Doğu Suriye’deki salgın riskine karşı uyarıda bulundu

Şam yönetimine bağlı grupların saldırıları nedeniyle yerlerinden edilen binlerce sivilin sığındığı Kuzey ve Doğu Suriye’de, dondurucu soğuklar ve yetersiz sağlık altyapısı insani krizi derinleştiriyor. Kürt Kızılayı (Heyva Sor a Kurd) Eş Başkanı Hediye Abdullah, bölgedeki hastanelerin kapasitesinin yetersiz kaldığını ve özellikle göçmen çocuklar arasında hastalıkların hızla yayıldığını duyurdu.

Rûdaw TV’a açıklamalarda bulunan Hediye Abdullah, Kamışlo, Amude, Derik ve Tirbespiye’deki okullarda zor şartlar altında yaşayan binlerce ailenin durumuna ilişkin bilgi verdi.

Hediye Abdullah, saldırılardan kaçan halka battaniye, ısıtıcı ve temel ihtiyaç malzemeleri dağıtılmasına rağmen, aşırı soğukların beraberinde ciddi sağlık sorunlarını getirdiğini belirtti.

‘150 yatak kapasitesiyle hizmet veriyoruz’

Bölgedeki sağlık tesislerinin mevcut yükü kaldıramayacak durumda olduğunu ifade eden Hediye Abdullah, “Özerk Yönetim bünyesinde sadece 150 hasta kapasiteli üç kamu hastanemiz bulunuyor. Hastanelerdeki yoğunluğu azaltmak ve hastaların sağlık merkezlerine gelmesine gerek kalmadan müdahale edebilmek için üç mobil sağlık ekibimiz sürekli olarak okulları ziyaret ediyor” dedi.

Sadece bu mobil ekiplerin şimdiye kadar okullarda barınan 4 binden fazla hastaya ulaştığını kaydeden Hediye Abdullah, son süreçte 3 binden fazla ailenin evlerini terk ederek bu merkezlere sığındığını aktardı.

İlaç ve diyaliz malzemesi çağrısı Federe Kürdistan Bölgesi’nden gönderilen nakdi ve ayni yardımların yanı sıra Barzani Yardım Vakfı’nın (BCF) bölgeye tıbbi ekip göndermesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Hediye Abdullah, yardımların devam etmesi gerektiğini söyledi.

14.20 | Federe Kürdistan Bölgesi’nden iki bin paket ilaç Kamışlo’ya ulaştı

Irak Federe Kürdistan Bölgesi’nden yola çıkan yardımlar, Kuzey ve Doğu Suriye’ye ulaşmaya devam ediyor. Bugün parlamenter ve siyasi parti temsilcilerinden oluşan bir heyet, yardımları Kamışlo’ya ulaştırdı. İki bin paket ilaçtan oluşan yardım, Hevya Sor a Kurd’a teslim edildi. Hevya Sor a Kurd binası önünde yapılan teslimat sırasında heyetten konuşan Parlamenter Elî Heme Salih, iki bin paketten oluşan ilaçları teslim ettiklerini, gıda yardımlarının da yakın zamanda ulaştırılacağını bildirdi.

Yaşanan zorlu süreçte Kürtlerin birbirine destek olmasının hayati önem taşıdığına değinen Elî Heme Salih, “Tüm taraflar bu yardımlara katkı sunuyor, yardımların devam etmesini umuyoruz. Buradaki temel ihtiyaçların başında ilaç, gıda ve çocuklar için mama geliyor.” dedi.

Bu zor günlerde Kuzey ve Doğu Suriye’deki halkın yanında olduklarını kaydeden Salih, “Bizim için Kamışlo, Amed, Sine, Süleymaniye ve Erbil’in birbirinden hiçbir farkı yoktur. Maddi yardım, gösteriler, toplumsal ve diplomatik girişimlerle desteğimizi sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Yapılan eylemlere de dikkat çeken Elî Heme Salih, “Bu eylemler büyük bir etki yarattı. Bu eylemler, ateşkes kalıcı olana dek sürmelidir. Herkes görüş ayrılıklarını bir kenara bırakarak ortam bir tutumla hareket etmelidir” diye belirtti.

Hevya Sor a Kurd adına konuşan Dilgeş Cuma, yardımlar için teşekkürlerini iletti ve ilaçların hastanelere ve ihtiyaç duyulan noktalara dağıtılacağını söyledi.

14.00 | Kobani’de aynı aileden 2’si çocuk 5 kişi öldürüldü

Kobani’nin Xirab Hişkê köyünde cihadist gruplar aynı aileden 2’si çocuk 5 kişiyi öldürdü, 5 kişiyi de ağır yaraladı.

Bozan ailesinin evine yapılan saldırının ardından ev enkaza dönüştü. Yaralılar enkazdan çıkarılırken, öldürülenlerin cenazelerine henüz ulaşılamadı.

Hayatını kaybedenlerin isimleri şöyle: Fatima Osman, Cemîle Ehmed Osman, Sulav Reşo Bozan Kedro, Cafer Mihemed Şêx Bozan (çocuk) ve Mihemed Şêx Bozan’ın kızı (çocuk)

Yaralıların isimleri şöyle: Şêrîhan Hec Mehmûd, Fatima Hec Mehmûd, Mesûd Şêx Bozan, Nesrîn Mistefa ve Mihemed Şêx Bozan.

Kaynaklar ölü sayısının artabileceğini bildirdi.

13.00 | Çocuk ölümleri artıyor

Silahlı gruplar, Kobani’nin Kasimiye (Qasimiyê) köyüne obüslerle saldırdı. Saldırıda bir çocuğun öldürüldüğü belirtildi.

Dün aynı köye yönelik topçu bombardıman sonucunda aynı aileden bir kız çocuğu öldürülmüş, 3 çocuk ise yaralanmıştı.

10.12 | Bir çocuk daha soğuktan hayatını kaybetti

Dün Kamışlo’da bir camide kalan 13 yaşındaki hasta bir çocuk, soğuk nedeniyle hayatını kaybetti.

Kuzey ve Doğu Suriye’de soğuktan hayatını kaybeden çocuk sayısı 6’ya çıktı.

09.30 | Kobani’ye yönelik saldırılar sürüyor 

Kobani’ye dönük saldırıları sürüyor. Şam yönetimine bağlı gruplar, Kobani’nin doğusuna düşen Çelebiyê ve Xirab Hişk köylerini obüslerle bombalıyor.

Bölgede çatışmalar devam ediyor.

 08.26 | İlham Ahmed: Şam SDG’nin 3 tümen şeklinde katılımını kabul etmişti ama dış müdahaleyle bundan vazgeçildi

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, Suriye hükümeti ile yürütülen son görüşmeler ve ABD’nin rolü hakkında Rûdaw’a açıklamalarda bulundu.

İlham Ahmed, Şam’ın daha önce “üç askeri tümen” kurulmasını kabul ettiğini, ancak daha sonra bir “müdahale” nedeniyle bu karardan vazgeçerek “bireysel katılım” kararına döndüğünü ifade etti.

‘ABD görüşleri alıp Şam’a götürüyor’

İlham Ahmed, bir ABD heyetinin 18 Ocak’taki anlaşmanın uygulanmasına ilişkin görüşlerini almak üzere kendilerini ziyaret ettiğini ve bu heyetin daha sonra Şam’a geçeceğini belirtti. Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı, ABD’nin rolüne ilişkin şunları söyledi:

“ABD’nin arabulucu ve garantör olarak varlığı, özellikle anlaşmaların uygulanmasının takibi açısından bizim için önemlidir. Görüşlerimizi öğrenmek, ardından bunları Şam’a götürmek ve ortak noktalar üzerinde tartışmak için bizimle görüşmek istediler.”

En karmaşık mesele: Askeri dosya

İlham Ahmed, müzakerelerdeki en zorlu noktanın askeri mesele olduğunu vurguladı.

İlham, anlaşmada “bireysel katılım konusunun geçtiğini ancak bunu değiştirmeye çalıştıklarını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir dönem onlar (Şam) üç tümeni kabul etti. Hatta Ahmed Şara ile oturduğumuzda ve Amerikalılar da hazır bulunduğunda, üç tümen konusu konuşuldu ve kabul edildi. Daha sonra bu durum durduruldu. İnanıyoruz ki buna bir müdahale yapıldı ve bireysel katılım konusuna geri dönüldü.”

‘Diğer vilayetler gibi olmak istiyoruz’

Kürt siyasetçi, SDG’nin Suriye ordusuna katılım şekline ilişkin, bölge halkının orduda yer almasını istediklerini belirterek, “Bölge halkının orduda yer alması için çabalıyoruz. Diğer bölgeler nasıl örgütlenmiş? Her vilayetin kendi tugayları ve tümenleri var. Biz de burada öyle olmasını istiyoruz” dedi.

İlham Ahmed; Cezire, Haseke ve Kobani bölgelerinin idari durumu hakkında da yönetimin bölge halkının elinde olması gerektiğini yineledi. Ahmed sözlerini şöyle tamamladı:

“Bölge halkının kendi bölgesini kendisinin yöneteceği bir çerçeve olmalı. Bunun sadece Kürtlerden oluşması şart değil; Süryaniler ve Araplar da var. Yıllardır hizmet kurumlarında çalışan ve iç güvenliği sağlayan kişiler, yönetime devam etmelidir.”

08.22 – Dünya Basını: Kürtler saldırı altındayken batı Şara’yı destekliyor

Berliner Zeitung Gazetesi ise “Suriye yeniden kaosa sürükleniyor: Kürtlere yönelik bir katliam tehdidi var” manşetli haberinde “IŞİD militanları kaçarken ve Kürtler saldırı altında kalırken, Batı geçici başkan el-Şara’yı desteklemeye devam ediyor. Ülke uçurumun eşiğinde” dedi.

Deutsch Welle (DW) haberinde Kobanê halkının durumuna yer verdi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) tarafından Kobanê’nin felaket durumda olarak tanımlanmasına yer verilen haberde,  “Kobani, Türkiye sınırına kuzeyden komşu olup diğer yönlerden hükümet güçleri tarafından çevrili durumda” denildi.

The Guardian, BBC, Financial Times, The Economist, The Wall Street Journal ise devam eden saldırılara rağmen ateşkesin ilan edildiğini duyuran haberlerinin dışında sessizliklerini koruyor. Öte yandan Fransa ve Almanya’nın birçok yerel gazetesi, Avrupa’da Rojava’daki saldırıları protesto etme amacıyla gerçekleştirilen eylemleri gündemlerinde işliyor

Dünya basını, Kobani’ye yönelik saldırıları nasıl görüyor?

 08.13 | Kobani’nin Xirab Reşkê köyüne karadan saldırı

Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Kobani’nin güneydoğusunda yer alan Xirab Reşkê köyüne yönelik olarak Şam’a bağlı silahlı grupların kara saldırısı düzenlediğini açıkladı.

 07.57 | AB parlamenterleri: Devletlerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik tutumu ‘utanç verici’

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı ABD, Avrupa Birliği (AB) kurumları ile ilgili devletlerin tutumuna tepki gösteren Avrupa Birliği Parlamentosu üyeleri, yaşananları “utanç verici” olarak değerlendirdi.

Avrupa Parlamentosu’ndaki Sol Grup (GUE/NGL) ve İtalyan Alleanza Verdi e Sinistra (Yeşil ve Sol İttifakı) üyesi Ilarıa Salis, Ursula von der Leyen’in Halep’teki saldırılar başlamışken Şam yönetimini ziyaret etmesi tepkiye yol açtı. Uluslararası toplumun Suriye’nin kuzeydoğusundaki Özerk Yönetim’i desteklemesi gerektiğini söyleyen Ilarıa Salis, bölgede gerçek bir barış ve adalet değerlendirmesinin yapılmasının kolaylaştırılması gerektiğini dile getirdi.

Avrupa Parlamentosu’ndaki Sol Grup (GUE/NGL), İspanya-Movimiento Sumar üyesi Estrella Galán, Kürt halkının karşı karşıya kaldığı durumun dayanılmaz ve kabul edilemez olduğunu belirtti. Estrella Galán, birçok kıtada katledilen ve hatta soykırıma uğrayan bu halka karşı işlenen insan hakları ihlallerinin ele alınması gerektiğini vurguladı.  Avrupa Parlamentosu ve ilgili komitelerin, tanınmaya son derece ihtiyaç duyan bir halk üzerindeki baskının devam etmesini önlemek için onları desteklemesi gerektiğini ifade eden Estrella Galán, birçok ülkede yaşayan Kürt mültecilerin vatandaşlıklarının tanınmadığını ve vatansız olarak kabul edildiklerini dile getirdi. Estrella Galán, Avrupa Birliği’nin tarih boyunca çok acı çekmiş bu halkı savunması gerektiğini sözlerine ekledi.

 ‘Yıkıcı bir durum söz konusu’

Avrupa Birliği Parlamentosu’nun Hollandalı parlamenteri Thijs Reuten, Kobani’ye yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:

“Yıkıcı, yürek burkan bir durum. Dürüst olmak gerekirse utanıyorum. Çünkü sadece uluslararası toplum, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri değil, Avrupa Birliği de ciddi hatalar yaptı. Sadece son haftalarda değil, son bir yılda. Çünkü Esad rejiminin düşüşü neredeyse herkes tarafından memnuniyetle karşılandı. Ama bu sadece bir şanstı, başarı garantisi değildi. Şimdi gördüğümüz şey ise çoğunlukla Türkiye’yi destekleyen ve Avrupa Birliği’nin de ön saflarında yer aldığı bir stratejinin doruk noktası. Rojava’daki Kürtlerin demokrasi ve değerler üzerine bir topluluk kurmasının bedeli bu. Suriye’deki Kürtler için Rojava’da iyi bir durum vardı. Şimdi yaşananları görmek ise yıkıcı.”

‘Avrupa için acı bir an’

 Parlamenter Thijs Reuten, Kuzey ve Doğu Suriye halkının dayanışma çağrısına ilişkin de şunları söyledi:

“Ben sadece kendi adıma konuşabilirim. Ayrıca Avrupa Parlamentosu’nda Rojava ve Kürt halkı, Kürt davası için hala iyi ve geniş bir destek olduğunu düşünüyorum. Ama dürüst olmak gerekirse, Suriye ordusunun yani HTŞ’nin Halep’teki Kürtlere saldırdığı gün Konsey Başkanı von der Leyen ve Başkan Costa Şam’daydı ve Suriye rejimine fon sağladılar. Bence bu, Avrupa için çok ama çok acı bir andır. Avrupa geçen yıl farklı şeyler yapmalıydı; geçiş dönemi adaletini desteklemeli, devlet inşasını desteklemeli ve Suriye’nin tamamındaki azınlıkların haklarını güvence altına almalıydı. Çünkü bu maalesef Rojava ile sınırlı değil; özellikle güneydeki Dürzi topluluğu da söz konusu. Batı’da Alevilerin kaçırılması da var. Ama burada Türkiye ve Şara rejimi, birlikte planladıkları stratejiyi son günlerde uygulamaya koyuyorlar. Bunu görmek yıkıcı. Ben sadece Rojava’daki Kürt halkının yanında olduğumu söyleyebilirim ve elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız.”

01.49 | Kobani’nin Çelebî köyüne obüslerle saldırı

Şam yönetimine bağlı gruplar Kobani’nin doğusunda yer alan Çelebî köyüne obüslerle saldırdı.

01.30 | Xirab Reşkê köyüne karadan saldırı: SDG’den açıklama

Şam yönetimine bağlı grupların Kobani’nin güneydoğusundaki Xirab Reşkê köyüne kara saldırısı başlattı. Saldırı yoğun topçu ateşiyle desteklenirken, SDG ateşkesin açıkça ihlal edildiğini duyurdu.

Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Kobani’nin güneydoğusunda yer alan Xirab Reşkê köyüne yönelik olarak Şam’a bağlı silahlı grupların kara saldırısı düzenlediğini açıkladı.

SDG Basın Merkezi’nden yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Dün akşam ateşkes yürürlüğe girmesine rağmen, Şam grupları Cizîre ve Kobanê bölgelerinde sivil yerleşim alanlarını hedef alan tehlikeli saldırılarını sürdürmektedir. Bu durum, varılan mutabakatın açık bir ihlalidir ve aynı zamanda sivillerin can güvenliği ile bölgenin istikrarına yönelik doğrudan bir tehdittir. Bu sabah saat 10.00’da Şam grupları, Kobanê’nin güneydoğusunda bulunan Çelebiyê kasabasının cephesine zırhlı araçlarla saldırı düzenlemiştir. Saldırı güçlerimiz tarafından püskürtülmüştür.

Saat 12.00’den, bu açıklamanın hazırlandığı ana kadar söz konusu grupların Kobanê’nin batı kırsalındaki cephelere yönelik saldırıları devam etmiş; Zêrîk ve Qasimiyê köyleri hedef alınmıştır. Saat 18.00’de obüslerle Qasimiyê köyüne saldırı gerçekleştirilmiş, saldırı sonucunda aynı aileden bir çocuk şehit oldu, 3 kişi yaralanmıştır. Saat 19.30’da, Girkê Legê ilçesine bağlı Qirê köyü intihar tipi 3 drone ile hedef alınmış, saldırı sonucu maddi hasar meydana gelmiştir. Saat 22.40’ta ise Çilaxa’ya bağlı Safa köyüne yönelik bir saldırı düzenlenmiş, bu saldırıda da maddi hasar oluşmuştur.

Bu açıklamanın hazırlandığı ana kadar Şam grupları, Kobani’nin güney ve batı cephelerindeki saldırılarını sürdürmektedir. Bu durum ateşkesin açık bir ihlali olup, sivillerin yaşamını tehlikeye atan tehlikeli bir tırmanışı ifade etmektedir. Saldırılar sonucunda 4 savaşçımız yaralanmıştır. Ayrıca bir aileden bir çocuk şehit düşmüş, 3 kişi de yaralanmıştır.

Ateşkesin garantörlerine, sorumluluklarını yerine getirmeleri ve bu ihlallere son verilmesini sağlamaları çağrısında bulunuyoruz. Aynı şekilde Şam gruplarının, herhangi bir gecikme veya oyalamaya başvurmadan anlaşmaya uymaya zorlanmasını ve sivillerin yaşamının korunmasını talep ediyoruz.”