DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, Mezopotamya Ajansı’ndan Ömer Güngör’ün sorularını yanıtladı. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının 35’inci gününde devam ettiği savaşın yalnızca bölgesel değil küresel sonuçlar doğurduğunu belirten Çandar, mevcut uluslararası sistemin ciddi bir kırılma yaşadığını söyledi.
Savaşın klasik bir cepheleşmenin ötesine geçtiğini ifade eden Çandar, İran’ın Körfez ülkeleri ve enerji hatlarına yönelik hamleleriyle çatışmanın küresel ekonomik etkiler yarattığını vurguladı. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının dünya ticareti ve enerji akışını doğrudan etkilediğini belirten Çandar, “Bu savaş ne şekilde duracağı belli olmayan bir biçimde sürüyor” dedi.
Savaş durabilir ama bitecek anlamına gelmez
Çandar, çatışmaların kısa vadede durma ihtimali olduğunu ancak kalıcı bir barışın zor göründüğünü belirterek, “İsrail var oldukça ve İran’daki rejim devam ettikçe bu savaş dursa bile yeniden canlanacaktır” ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail’in savaşın kısa sürede sonuçlanacağı beklentisinin gerçekleşmediğini söyleyen Çandar, savaşın uzamasıyla birlikte Washington yönetiminin de maliyetleri daha net görmeye başladığını dile getirdi.
‘Uluslararası sistem dağılmanın eşiğinde’
Savaşın yalnızca bölgeyi değil küresel sistemi de dönüştürdüğünü vurgulayan Çandar, ABD’nin NATO’dan çıkma ihtimaline dair tartışmalara dikkat çekti. Çandar, “Bu savaşla birlikte bölge ve bütün bir uluslararası sistem aynı olmayacak. NATO’nun dağılması tartışması bile başlı başına bir kırılma göstergesidir” dedi.
Savaşın propaganda boyutuna da değinen Çandar, tarafların hedeflerinin net olmadığını ve savaşın amaçlarının süreç içinde değiştiğini ifade etti.
‘Öcalan’ın yaklaşımına daha uygun bir tablo oluşabilir’
Ortadoğu’daki dönüşümün ulus-devlet yapıları üzerinde de etkili olacağını belirten Çandar, mevcut gelişmelerin Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu perspektiflerin yeniden tartışılmasına yol açtığını söyledi.
Çandar, “Ulus devletin güçlendiğine dair bir işaret yok. Aksine yerel yapıların güçlendiği, demokratik entegrasyon fikrine daha uygun bir tablo ortaya çıkabilir” değerlendirmesinde bulundu.
‘Türkiye orkestrada başrol değil’
Türkiye’nin savaşta üstlendiği role ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çandar, Ankara’nın kendisini arabulucu olarak konumlandırdığını ancak fiili durumda belirleyici aktör olmadığını söyledi.
Çandar, “Türkiye başkemancı gibi değil, yardımcı bir enstrüman çalar gibi o orkestrada yer alıyor” diyerek, diplomatik süreçte Pakistan’ın daha merkezi bir rol üstlendiğini ifade etti.
Savaş Türkiye’yi de içine çekebilir
Çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüştüğünü belirten Çandar, Türkiye’nin de risk altında olduğunu dile getirdi. ABD üslerinin varlığına dikkat çeken Çandar, İran’ın bu gerekçeyle Türkiye’yi hedef alma ihtimalinin bulunduğunu söyledi.
‘Artık bu bölgede herhangi bir şey Kürtlersiz olmuyor’
İran muhalefetinin Londra’daki toplantısına da değinen Çandar, bölgesel denklemde Kürtlerin belirleyici rolüne işaret etti.
Çandar, “Artık bu bölgede herhangi bir şey Kürtlersiz olmuyor. Kürtlerin olmadığı bir denklemden sonuç çıkması mümkün değil” dedi.
‘Türkiye’de süreç Mayıs-Haziran’a işaret ediyor’
Çandar, Türkiye’de devam eden barış ve demokratik toplum sürecine ilişkin olarak ise yasal düzenlemelerin Mayıs-Haziran dönemine sarktığını belirtti.
Sürecin uzamasının riskler barındırdığını ifade eden Çandar, buna rağmen tarafların “kabul edilebilir bir geçiş yasası” üzerinde uzlaşmasının belirleyici olacağını vurguladı.




