DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, Suriye’de haber takibi yaptığı sırada kaybolan gazeteci Ahmet Polad’ın akıbetini Meclis gündemine taşıdı. Adalet Kaya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, bölgede gazetecilere yönelik artan baskı, zorla kaybetme ve cinayet vakalarına dikkat çekti.
Soru önergesinde, Suriye’nin kuzeyinde Şam yönetimi kontrolündeki bölgelerde basın özgürlüğünün ağır darbe aldığı vurgulandı. Adalet Kaya, Şam yönetiminin gazeteciler üzerinde katı bir sansür uyguladığını, bölgedeki milislerden izin almadan haber yapanların “devrim karşıtı” veya “Esad yanlısı” ilan edilerek tutuklandığını belirtti.
Önergede, 18 Ocak 2026 tarihinde Rakka’da haber takibi yaparken kaybolan Özgür TV programcısı Ahmet Polad ve Alman gazeteci Eva Maria Michelmann’ın durumuna dair tanık ifadelerine yer verildi. Görgü tanıkları, her iki gazetecinin de zorla bir araca bindirilerek götürüldüğünü ifade etti.
Adalet Kaya, Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın kendi vatandaşı Eva Mari Michelmann için üst düzey diplomatik girişimlerde bulunduğunu hatırlatırken, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Ahmet Polad için Ankara’nın sessiz kalmasını eleştirdi.
Gazetecilerin uluslararası savaş hukukuna göre sivil statüsünde ve koruma altında olduğunu hatırlatan Adalet Kaya, “Gazetecilerin kaçırılması ve öldürülmesi açık bir savaş suçudur. Dışişleri Bakanlığı acilen diplomatik kanalları işletmelidir” dedi.
Adalet Kaya, gazetecilere yönelik ihlallerin öldürme ve zorla kaybetme vakalarıyla da sonuçlandığını belirterek, 19 Aralık’ta Kürt gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’in, 22 Şubat 2026’da ise spor muhabiri Alla Muhammed’in hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Adalet Kaya önergede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan şu sorulara yanıt istedi:
-18 Ocak 2026 tarihinde Rakka’da haber takibi yaparken zorla bir araca bindirildiği tanık beyanlarıyla ifade edilen Türkiyeli gazeteci Ahmet Polad’ın akıbetine dair Bakanlığınızın elinde hangi istihbari veya diplomatik bilgiler bulunmaktadır?
-Açıklamalarınızda desteklediğinizi belirttiğiniz Colani liderliğindeki HTŞ ile Ahmet Polad’ın bulunması ve güvenliğinin sağlanması amacıyla bugüne kadar herhangi bir resmi diplomatik temas kurulmuş mudur?
-Almanya Dışişleri Bakanlığı kendi vatandaşı olan kayıp gazeteci Eva Maria Michelmann’ın durumunu resmi düzeyde takip ederken, Türkiye’nin Ahmet Polad’ın zorla kaybedilmesi karşısında hareketsiz kalmasının siyasi nedeni nedir?
-Siyasi olarak desteklediğiniz HTŞ’nin gazeteciliği milislerin iznine bağlayan uygulamalarına ve bağımsız basına yönelik ihlallerine karşı Türkiye’nin ilettiği herhangi bir resmi uyarı bulunmakta mıdır?
-Suriye Demokratik Güçleri (SGD) ile HTŞ arasındaki görüşmelerde dahi gündeme gelen uluslararası gazetecilerin durumu hakkında, garantör ülke konumundaki Türkiye neden inisiyatif almamaktadır?




