• Ana Sayfa
  • Manşet
  • DEM Partili Canan Kebenç: Türkiye, Kobani’ye insani koridor açmalı

DEM Partili Canan Kebenç: Türkiye, Kobani’ye insani koridor açmalı

Şam Hükümeti’ne bağlı güçlerin kuşatması altındaki Kuzey ve Suriye’de büyük bir insanı kriz yaşanıyor. Temel ihtiyaç malzemelerine ulaşılamaması nedeniyle yaşanan can kayıplarının önüne geçmek için DEM Parti “yardım kampanyası” başlattı. Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eşsözcüsü Canan Kebenç Özkan, toplanacak yardımların ulaştırılması için Türkiye’den bölgeye “insani koridor” açılmasını istedi.

DEM Partili Canan Kebenç: Türkiye, Kobani’ye insani koridor açmalı
  • Yayınlanma: 26 Ocak 2026 16:34

Kuzey ve Doğu Suriye, Beşar Esad’ın devrilmesinden sonra iktidara gelen, başında Ahmet El Şara’nın bulunduğu Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı güçlerin günlerdir saldırısı altında. Hükümet ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında varılan ateşkes mutabakatı, 15 gün süreyle uzatılmış olsa da bölgeye yönelik saldırılar durmuş değil.

Saldırılar yüzünden farklı bölgelerdeki sivillerin göç etmek zorunda kaldığı Kobani kenti, Şam Hükümeti’ne bağlı güçler tarafından kuşatılmış durumda.

Süren kuşatma nedeniyle sivillerin temel ihtiyaç malzemelerine dahi erişemediği kentte, şimdiye kadar 5 çocuk soğuktan donarak yaşamını yitirdi.

Kobani ve bölgenin diğer kentlerinde yaşanan insani kriz, kamuoyundaki endişeleri büyüttü. Bu nedenle “seferberlik” başlatan DEM Parti, bölgeye insani yardım malzemeleri ulaştırmak için harekete geçti.

Partinin Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eşsözcüsü Canan Kebenç Özkan, bölgede yaşanan insani krize dair İlke TV’ye konuştu.

“Halklara umut olan bir seçenek boğulmaya çalışılıyor”

Kobani’nin, 2014 yılındaki IŞİD saldırısının yıldönümünde bir kez daha saldırı altında olduğuna işaret eden Özkan, “Hepimizin yakından takip ettiği gibi bir süredir HTŞ çetelerinin Rojava’ya, özelde de Kobani’ye saldırısı söz konusu. Yeniden bir savaş ikliminin yaratılması, sahada yaşanan trajedi ile birlikte aslında orada halklara umut olan bir seçeneğin de boğulmaya çalışılması anlamına geliyor. Kadın özgürlükçü paradigma çerçevesinde halkların demokratik, özgür ve eşit şekilde bir arada yaşama imkan ve olanaklarına duyulan umudu da kırmaya yönelik bir saldırı bu” dedi.

“Kobani’ye dönük abluka son bulmalı”

Gerçekleştirilen saldırıların neden olduğu ölüm ve yıkımın yanı sıra ciddi bir insani krizi beraberinde getirdiğini dile getiren Özkan, şunları söyledi: “5 çocuğun soğuktan donarak hayatını kaybetmesi, bize savaş içerisinde savaş suçlarının yeniden baş göstermeye başladığını gösteriyor. İnsani ve vicdani bir mesele olarak, kendine ‘insanım’ diyen hiçbir halkın, topluluğun, kurum ve kuruluşun bunu kabul etmemesi gerekiyor. Bunun için de Kobani’ye yönelik abluka son bulmalı, insani koridor açılmalı.”

Yardım kampanyası: Gıda ve ısınma malzemeleri gönderilecek

Özkan, DEM Parti olarak mevcut durumu kabul etmediklerini, yaşanan insani krizin önüne geçmek için de yardım kampanyası başlattıklarını belirtti. Belediyeler, kent platformları ve sivil toplum örgütleriyle kolektif biçimde yürütecekleri kampanyaya dair şu bilgileri paylaştı:

“Bu kampanya Kobani’deki, Rojava’daki halkın temel insani ihtiyaçları çerçevesinde yürüyecek. Ağır kış koşullarından geçiyoruz. Elektriklerin kesilmiş olması, elektriğe bağlı olarak suya ulaşamama meselesi hastalıklara yol açan bir durum. Yine hastanelerin elektriksiz kalması, yakıt yokluğunda jeneratörlerin çalışmaması, bu anlamda özellikle yoğun bakım, kadın ve bebek ünitelerinde hizmet verilememesi ciddi anlamda bir krizi barındırıyor. Bu ablukanın derhal kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bununla birlikte halkın ihtiyaç duyabileceği temel gıda ve ısınma malzemeleri üzerinden bir dayanışma kampanyası öreceğiz.”

“Türkiye sorumluluğunu yerine getirmeli”

Özkan, yaşanan insani krizin önüne geçmek için bu süreçte Türkiye’ye de sorumluluk düştüğünün altını çizdi. Özellikle sosyal medya platformlarında yayılan nefret söylemlerine dikkat çekerek,  “Barış ve demokratik toplum sürecindeyiz. Öncelikle halklar arasında derin kırılmalara, çatlaklara yol açacak bu sürecin aşılması konusunda devlet rol ve misyonunu oynamalı. Bununla birlikte insani herhangi bir insani dramın yaşanmaması için Sağlık Bakanlığı’ndan Kızılay’a tüm devlet kurumları üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeli. Daha önce Kobani sürecinde Mürşitpınar Sınır Kapısı açılmış, buradan insani yardım malzemeleri ulaştırılmıştı. Bu süreçte de kapının yeniden açılması, Türkiye Devleti’nin bu anlamda sorumluluk alması, ‘kardeş halk’ diye belirlediği Kürt halkıyla bu anlamda dayanışma içerisinde olması gerektiğini düşünüyoruz. En acil biçimde Mürşitpınar Sınır Kapısı hemen açılmalı” ifadelerini kullandı.

Özkan, insani krizin önüne geçmek için uluslararası kurum ve kuruluşlara da seslendi: “AF Örgütü’nden tutalım Birleşmiş Milletlere kadar Rojava’da bir insani kriz yaşanmaması, bir katliam yaşanmaması adına sorumluk almalarını bekliyoruz.”