Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin Meclis Grup Toplantısında Türkiye’nin iç ve dış gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında konuştu. Kürt meselesinin çözümüne ilişkin başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde gelinen aşamaya dikkat çeken Bahçeli, sürecin Türkiye’de kalıcı barışı sağlamaya çalışırken bölgesel istikrarı da hedeflediği ifade etti. Bahçeli, Meclis’te Komisyonu çalışmalarına işaret ederek, “Meclis Komisyonu çalışmalarını tamamlamış, ortak komisyon raporu kabul edilmiş, bir toplumsal mutabakat zemini ortaya çıkmıştır. Gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için uygun iklim oluşmuştur. Bundan sonraki ilk hedef amaca hizmet eden yasaların hızla çıkarılmasıdır” dedi.
Bahçeli, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile başlayan savaşın küresel ve bölgesel olarak ekonomik, siyasi, toplumsal krizlere de yol açacağını vurgulayarak, acil ateşkes çağrısında bulundu.
İşte MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin konuşmasından diğer öne çıkanlar:
Bir yanda tarifsiz zenginlik ve doyumsuzluğun yarattığı sapkınlık, diğer yanda açlıktan ölen çocuklar ve sefaletin gölgesinde var olma mücadelesi veren masumlar bulunmaktadır. Her ne kadar 21. yüzyılın demokrasinin yaygınlaşması, hukukun üstünlüğünün hakim kılınması, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ve insanlığın ortak refahı ile mutluluğu açısından fırsatlar sunması beklense de, ikinci çeyreğine girdiğimiz bu yüzyıl uluslararası terörizm, göç, etnik çatışmalar, iç karışıklıklar, savaşlar, uluslararası hukuka aykırı çifte standartlar, açlık ve yoksulluk, zengin ülkeler ile fakir ülkeler arasında büyüyen uçurum ve çevresel felaketler gibi sorunlarla ilerlemektedir.
Emperyalist güçler, insani duyarlılıkları ve uluslararası kuralları yok sayarak ya da ortadan kaldırarak kendi imtiyaz ağlarını genişletme çabası içindedir. Teknolojik ve ekonomik hakimiyetin sağladığı üstünlükle hedef alınan ülkelerde etnik ve dini unsurlar, istikrarsızlaştırmanın en önemli araçları ya da iş birliği aktörleri olarak kullanılmaktadır. Maalesef bu gelişmeler Müslüman coğrafyaların adeta kaderi haline gelmiştir. Bölgemizde yaratılan nobranlığın, barbarlığın ve emperyalist heves ile emellerin önemli sebeplerinden biri de bundan yüz yıl önce kurgulanan, haritaların emperyalist masalarda çizildiği ve mazlum halkların sömürgeci canilere meze yapılmak istendiği Sykes-Picot düzeninin revize edilerek yeniden bölgemizde ve dünyada hakim kılınması arzusudur. Aktörler ve araçlar değişse de taraflar ve emeller hiç değişmemektedir.




