Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde üçü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği fabrika yangınına ilişkin davanın ilk duruşması bugün başlıyor. Gebze 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davada 16 sanık hâkim karşısına çıkacak.
24-25 Mart tarihlerinde iki gün sürecek duruşmanın, “sanık ve müşteki sayısının fazlalığı” gerekçesiyle Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’ne alınması, hayatını kaybeden işçilerin ailelerinin tepkisine yol açtı.
Duruşma yeri tartışma yarattı
Dilovası’na yaklaşık 1,5 saat uzaklıktaki duruşma yerinin erişimi zorlaştırdığını belirten aileler, kamuoyuna davayı takip etme çağrısı yaptı.
Yangının ardından hazırlanan iddianame, daha önce eksik soruşturma ve toplanmayan deliller gerekçesiyle iade edilmişti. Eksiklerin giderilmesinin ardından kabul edilen dosya, kovuşturma aşamasına geçti.
‘İş güvenliği önlemleri alınmadı’
Dilovası işçi katliamı ailelerinin avukatları adına açıklama yapan Mürsel Ünder, yangının yaşandığı binada temel güvenlik önlemlerinin bulunmadığını belirtti.
Ünder, binada yangın merdiveni, acil çıkış, alarm ve otomatik söndürme sistemi olmadığını, işyerinin iskân belgesi ve itfaiye uygunluk onayı olmadan faaliyet yürüttüğünü ifade etti.
Ayrıca iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını, çalışanların büyük bölümünün sigortasız olduğunu ve çocuk işçi çalıştırıldığını vurgulayan Ünder, dosyada kamu görevlilerine yönelik etkin bir soruşturma yürütülmediğine dikkat çekti.
Dilovası’nda 7 işçinin hayatını kaybettiği yangın davası öncesi aileler söz aldı:
Hendek’te hayatını kaybeden Halis Yılmaz’ın kardeşi Merve Nur Yılmaz:
“Yine söylüyorum bu cinayet düzenine daha kaç kişi lazım? Biz son bir kişi kalsak bile bu cinayet düzenine bir kişiyi daha… pic.twitter.com/ApscmjFtID
— İlke TV (@ilketvcomtr) March 24, 2026
‘Bu cinayet düzenine boyun eğmeyeceğiz’
Dava öncesi Dilovası katliamında yaşamını yitiren ailelerle dayanışmak için orada bulunan ve Sakarya Hendek’te hayatını kaybeden işçilerden Halis Yılmaz’ın kardeşi Merve Nur Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Biz bugün burada Gayrettepe ve Hendek aileleri olarak Dilovası’nda kaçak depoda katledilen yedi işçinin adaleti için buradayız.
Çünkü hepimiz biliyoruz ki birimizin adaleti, hepimiz için adalettir. Birimiz için adalet yoksa hiçbirimiz için adalet yok demektir.
Hendek davasının karar duruşmasında herkesin serbest bırakılmasından sonra haykırmıştık: Bu cinayet düzenine daha kaç kişi lazım diye. Yine söylüyorum; bu cinayet düzenine daha kaç kişi lazım?
Biz, son bir kişi kalana kadar bu cinayet düzenine bir kişi daha kurban verilmemesi için; emek için, adalet için, işçi sınıfı için, insan hayatı ve onuru için sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz.”




