DİSK Basın-İş’ten Halk TV tepkisi: ‘Bu açık bir ikiyüzlülüktür’

DİSK Basın-İş, DİSK Basın-İş tarafından yapılan açıklamada, Halk TV’deki işten çıkarmalar ve mobbing iddialarının “istisna değil sistematik bir emek sorunu” olduğu belirtildi. Açıklamada, basın emekçilerine sendikal örgütlenme ve dayanışma çağrısı yapıldı.

DİSK Basın-İş’ten Halk TV tepkisi: ‘Bu açık bir ikiyüzlülüktür’
DİSK Basın-İş’ten Halk TV tepkisi: ‘Bu açık bir ikiyüzlülüktür’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 9 Nisan 2026 13:59
  • Güncellenme: 9 Nisan 2026 14:00

DİSK Basın-İş, Halk TV’de yaşanan işten çıkarmalar, mobbing iddiaları ve keyfi yönetim anlayışına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, söz konusu uygulamaların bir “istisna” olmadığı, emekçilerin karşı karşıya bırakıldığı sistematik sorunların açık bir teşhiri olduğu belirtildi.

Açıklamada, Ekranlarda ‘hak, hukuk, adalet’ söylemleriyle yer alanların, söz konusu kendi çalışanları olduğunda bu ilkeleri görmezden gelmesi kabul edilemez. Bu yalnızca bir çelişki değil, açık bir ikiyüzlülüktür” ifadeleri yer aldı.

Basın emekçilerinin yalnız olmadığı ifade edilen açıklamada, güvenceli çalışma, sendikal haklar ve insanca çalışma koşulları için, “Birlikte mücadele etmek zorundayız” denildi.

DİSK Basın-İş, emekçileri sendika çatısı altında örgütlenmeye, dayanışmayı büyütmeye ve baskılara karşı birlikte ses çıkarmaya davet etti.

Ne olmuştu?

İşten çıkarma sürecine ilişkin iddialar

Halk TV’de işten çıkarıldığını belirten gazeteci, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “3 buçuk yıl boyunca her sabah saat 04.00’te kalkarak emek verdiğim Halk TV’den, ‘küçülme’ gerekçesiyle işten çıkarıldım. Ancak asıl gerekçe kurum içinde yaşanan sorunları dile getirmem ve yapılan hataları eleştirmemdi. Bu mesajdan kısa bir süre sonra işime son verildi” ifadelerini kullandı.

Gazeteci, işten çıkarılma sürecinin, daha önce iş yerindeki WhatsApp grubuna gönderdiği bir mesajın ardından geliştiğini belirtti. Gazeteci, grup mesajında ücret politikaları ve çalışma koşullarına ilişkin eleştirilerde bulunmuştu.

Söz konusu mesajda, geçtiğimiz yıl yapılan zamların yetersiz olduğu yönündeki değerlendirmelere kurum içinden “Burası İsviçre kanalı değil” yanıtı verildiğini aktaran gazeteci, yeni zam dönemlerinde de benzer gerekçelerle karşılaştıklarını belirtti.

Gazeteci ayrıca bazı ekran yüzlerine çok daha yüksek ücretler verilirken, saha ve mutfak emekçilerinin düşük ücretlere mahkum edildiğini söyledi. Kurumda yeni yayın girişimleri ve yeni ekran yüzlerinin alındığını ifade eden gazeteci, buna karşın çalışanların ücret artışlarının sınırlı tutulduğunu ileri sürdü.

Paylaşımda, performans değerlendirmelerinin haber sayıları üzerinden yapıldığı, ancak kendi takip ettiği aylık üretim verilerinde belirgin bir düşüş olmadığı da iddia edildi. Gazeteci, buna rağmen “yetersiz üretim” gerekçesinin öne sürüldüğünü belirtti.

Kurum içi çalışma koşullarına ilişkin iddialar

Gazeteci, mesajında ayrıca kurum içi çalışma koşullarına dair çeşitli iddialara da yer verdi. Buna göre, basın sigortalarının ve tamamlayıcı sağlık sigortasının iptal edildiği, bazı sosyal hakların kaldırıldığı ve çalışma koşullarının ağırlaştığı ileri sürüldü.

Mesajda ayrıca çalışanlara yönelik işten çıkarmalara da değinilerek, bazı çalışanların gerekçe gösterilmeden ve tazminatsız şekilde işten çıkarıldığı iddia edildi. Gazeteci, tüm bu uygulamaların çalışanlar üzerinde güvencesizlik yarattığını ifade etti.

Kurumdan söz konusu iddialara ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.