• Ana Sayfa
  • Kadın
  • Diyarbakır’da erkek şiddetine karşı mücadele çağrısı: ‘Şiddeti birlikte durduralım’

Diyarbakır’da erkek şiddetine karşı mücadele çağrısı: ‘Şiddeti birlikte durduralım’

Ayfer Çakmak’ın katledilmesi sonrası Diyarbakır’da bir araya gelen kadınlar, şiddete karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.

Diyarbakır’da erkek şiddetine karşı mücadele çağrısı: ‘Şiddeti birlikte durduralım’
Diyarbakır’da erkek şiddetine karşı mücadele çağrısı: ‘Şiddeti birlikte durduralım’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 28 Eylül 2026 12:18
  • Güncellenme: 28 Eylül 2026 12:19

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi öncülüğünde artan kadın katliamları protesto edildi.

Diyarbakır’ın Bağlar İlçesi Dörtyol Kavşağı’nda yapılan açıklamaya DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, siyasi parti ve kadın örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl Eşbaşkanı Ruçem Vefa Elyakut, kadına dönük saldırıların sürdüğünü belirtti.

Kadınların en yakınlarındaki erkekler tarafından katledildiğini belirten Ruçem Vefa Elyakut, “Artık yeter. Bu katliamlar karşısında susmayacağız ve sesimizi yükselteceğiz. Kadınların ölümleri bitmeyene kadar her zaman sesimizi yükselteceğiz. Ayfer, Gülistan, Rojinlerin katledilmemesi için alanlarda olacağız. Kadın katliamlarına karşı ‘Jin jiyan azadî’ diyeceğiz” dedi.

Ortak mücadele

Ardından söz alan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Serra Bucak ise kentte Ayfer Çakmak’ın da en yakını tarafından katledildiğini belirtti. 4 kadından ikisinin boşanmak istediği eşleri tarafından katledildiğini belirten Serra Bucak, “Bu coğrafya yıllardır kadın mücadelesi yürütüyor. Kadına yönelik şiddetle mücadele, kadın katliamların önüne geçme, kadınları şiddetten baskıdan, koca baskısından kurtaracak mekanizmalardan bahsediyoruz. Bu mücadelenin çeşitli aşamaları var. Bugünlere kolay gelinmedi. Kadın mücadelesinde bilinç kolay olmadı. Son 15 yıldır iktidarın politikalarına karşı kadınlar şehir fark etmeden akıntıya karşı mücadele veriyor, rüzgara karşı mücadele veriyor” diye konuştu.

Yerel yönetimler olarak şiddete karşı yerelden yürüttükleri politikalara da işaret eden Serra Bucak, “Ne yazık ki bu çalışmalar kadın cinayetlerini durdurmaya yetmiyor. Çünkü bu yapısal bir sorun. Erkeklerin kendilerini kadınların üzerinden kurduğu bir ilişki var. Bu iktidar ilişkisi evlere dahi sirayet etmiş” dedi. Yargının üzerinde bir erkek elin olduğunu, 6284’ü uygulamadığını, pek çok zaafların olduğunu belirten Serra Bucak, “Barolar kurumlar bunları söylemekten yoruldu ama iktidar duymuyor. Adli yardım, adli destek veriyoruz kadınlar için biz buradayız. Biz bunları yaparken iktidar ‘iyi halli’ midir değil midir diye indirim uyguluyor” diyerek Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku dosyalarındaki duruma değindi.

Rojin Kabaiş’in annesi ve babası olmasa “intihar” denilerek bunun unutulmaya çalışılacağını hatırlatan Serra Bucak, “Örgütlü toplum ancak şiddeti durdurabilir. Bir birinin yarasını sarar. Bu örgütlü toplum Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş’i yalnız bırakmadı, Ayfer Çakmak’ın da mücadelesini yalnız bırakmayacak. Kadınlar burada ve birbirine sahip çıkacak” ifadelerinde bulundu.

Son olarak söz alan DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu ise, Ayfer Çakmak’ın katledilmesine dair bir araya geldiklerini söyledi. Kadın katliamlarının bugün artarak devam ettiğini belirten Halide Türkoğlu, “Kadınlar evlerin içinde en yakınları tarafından katlediliyor. Biz kadınlar 90’lardan bugüne Kürt özgürlük mücadelesini yürütürken aynı zamanda Kadın özgürlük mücadelesini de yürüttük. Bizler o yüzden bir yandan kadın kimliğimizin özgürlük ve eşitli mücadelesini verirken aynı zamanda Kürt halkının özgürlük ve eşitlik mücadelesini yürüttük. Bugün bu ülkede iktidar bakanlıklarıyla, tasarruf tedbirleriyle, cezasızlık politikalarıyla kadına yönelik şiddetin olmadığını iddia ederken bizler yerel yönetimlerde kadınların hayatta kalmasına dönük çalışma yürüttük. Burada kadınlar hem erkek hem devlet şiddetiyle mücadele etti. Erkek-devlet şiddetiyle mücadele eden kadınlar, mekanizmaların nasıl oluşacağına dair karar verdi. Amed’de kadınlar katledilmeyi değil özgür kimliğiyle yaşamayı hak ediyor” diye konuştu.

Erkeklere çağrı

Halide Türkoğlu konuşmasına şöyle devam etti:

“Değerli Amed halkı, ben Amed’de yaşayan her bir erkeğe, babaya, kardeşe soruyorum utanç nedir? Bir kadının katledilmesinden daha büyük utanç olur mu? Bir kadının yaşamdan, çocuklarından, geleceğinden uzaklaştırılmasından daha büyük utanç yok mudur? Biz insanlar birbirimizi eşit görmüyorsak birbirimize şiddet uyguluyoruzdur. Bu topraklarda eşitlik mücadelesi verenler haysiyet mücadelesi verdiler. Kadınlarda bizler insanız, eşit olma, özgür olma hakkımızdır diyor. Kadın özgür olduğu zaman bu toplum özgür olacaktır. Kadın katledildiği zaman bu toplum köle olmaya, haysiyetsiz olmaya, geleceksiz kalmaya mahkum olacaktır. Gelin hep birlikte barışı konuştuğumuz bu dönemlerde önce barışı evlerimizde sağlayalım. Kadınlara düşman olarak değil yoldaş olarak bakalım. Hep birlikte mahallemizde barışı sağlayalım. Burada, kadın kentinde barışı hep birlikte sağlayalım. Bunu yapabilirsek örgütlü bir toplum oluruz. Başta DEM Partinin yerel yönetimlerin, bu kentte yaşayan dernek, STK yönetici, insan hakları mücadelesi verenlerin, esnafların, şoförlerin hepsine sesleniyoruz: Gelin şiddete karşı hep birlikte tavır alalım. Bu utançla yüzleşmek için bu atmamız gereken bir adımdır. Gelin hep birlikte bu mücadeleyi büyütelim.”

Açıklama atılan “Jin jiyan azadî” sloganıyla son buldu. (MA)