Diyarbakır, son yılların en çetin kışlarından birini yaşarken, kentte çok yönlü sorunlar ortaya çıktı.
Kırsal ve yoksul mahallelerde halk, elektrik ve ısınma sorunlarıyla boğuşuyor; ekonomik kriz nedeniyle gıdaya ve temel ihtiyaçlara erişim de güçleşiyor. Kar yağışı ve eksilere düşen hava sıcaklığıyla birlikte odun ve elektrik sobası kullanan yurttaşlar, ay sonunda kendilerine gelecek faturaları düşünerek ısınmaya çalışıyor. Evlerde rutubet ve akıntılar, soğuk havaların etkisini artırıyor.
Diyarbakır’ın yoksul mahallelerinden Fiskaya ve Ben û Sen’de halk, temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sıkıntılar yaşıyor. Artan ekmek fiyatları ve kesintiler nedeniyle kar altında odun sobalarında ekmek pişiren yurttaşlar, elektrik sobası kullansalar bile faturaları hesaplamak zorunda kalıyor. Kar, kent sakinleri için eğlence değil, geçim mücadelesinin daha da zorlaştığı bir dönemi temsil ediyor.
‘Sokaktan odun toplamaya başladım’
Mahalle sakini Miyaser Aras, geçim sıkıntısını şöyle anlattı:
“Ben yirmi yıldır bu mahallede oturuyorum. Bu soğuklardan önce odun sobası kurmuştum. Kurduktan sonra odunlarım yetmeyince ben de sokaklardan ve bahçemden odun toplamaya başladım. Bu evde tek başıma yaşıyorum. İnsanların getirdiği yemeklerle yaşıyorum. Kar yağdığı günden bu yana o yemekler de gelmiyor. Kendi evimde sobamı yakıp tek başıma oturuyorum. Bir yaşlılık maaşım var, onun dışında bir şey yok. Bu devirde kimse kimseye bakmıyor zaten. Biz de her gün ‘nasıl geçecek’ diye düşünüp günlerimizi geçiriyoruz.”

Miyaser Aras, “Havalar çok soğuk; ben de bu odunlarla yaşamaya çalışıyorum. Komşum gelip kapımı çalmasa, ‘Neredesin?’ demese, ölsem o gün öldüğümü dahi bilen olmayacak. Evimin tavanı çökmüş. Belediyeye gittim, beni başka yere yönlendirdiler; kar yağdığı için gidemedim” diye konuştu.
‘Hizmet anlamında herkes sınıfta kaldı’
Raif Kaya ise kar yağışıyla birlikte sorunların arttığını belirterek, “Bu mahalle kentin en yoksul yerlerinden biri. Kar yağdıktan sonra yaşamadığımız şey kalmadı. Bu karda kışta hizmet anlamında herkes sınıfta kaldı. Bu kar en son on yıl önce yağdı; kimse bu kadarını beklemiyordu. Biz de yurttaşlar olarak beklemiyorduk” dedi.
Yaşadıkları sorunları anlatmaya devam eden Kaya, şöyle dedi:
“Isınmadan gıdaya kadar her konuda sorun yaşıyoruz. Kar yağdığı günden bu yana elektriğimiz yok. Bir hasta olsa, kimseyi çıkarıp hastaneye götüremeyeceğiz. En başta insanlar ısınma noktasında sorun yaşadı. Elektrik olmayınca insanlar soba yaktı, ama şimdi odun dahi bulamayan insanlar olduğu için soba da çok zor. Eskiden insanlar sadece yazın çalıştığında parası ona yetiyordu, ama şimdi ne kış ne yaz çalıştığında ihtiyaçların karşılanmıyor. İnsanlar bu ekonomik kriz yüzünden kendi evlerini geçindiremiyor. Yarın alacağı ekmeğin parasını düşünerek uyuyan insanlar var. Bu insanların unutulmaması lazım.”
Saadet Kurt da, elektrik kesintilerinin ve ekonomik krizin yaşamı daha da zorlaştırdığını ifade ederek, “İnsanlar hem ısınma hem gıda açısından büyük sıkıntı yaşıyor. Ekonomik kriz, bu kışı daha çetin hale getirdi. Burada yalnız yaşayanlar da var; onların durumunu unutmamak gerekiyor” diye konuştu.





