Araştırma bulguları, Doğuş Üniversitesi’nde düzenlenen “Esnek Çalışma Çağında Girişimciliği Yeniden Düşünmek: Gig Ekonomisi Raporu Lansmanı ve Panel” başlıklı etkinlikte kamuoyu ile paylaşıldı. Araştırma, Doğuş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Halit Targan Ünal, Dr. Öğr. Üyesi Roza Süleymanoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Burak Beder, Dr. Öğr. Üyesi Hanife Candır Şimşek, Ar. Gör. Yağmur Rençber ve Ar. Gör. Sunay Çıralı’dan oluşan akademik ekip tarafından yürütüldü. İş gücü piyasasında esnek ve görev bazlı çalışma modellerinin hızla yaygınlaştığını ortaya koyan araştırmada, dijitalleşme ve pandemi sonrası değişen çalışma alışkanlıklarının bu dönüşümü hızlandıran başlıca unsurlar arasında yer aldığı ifade ediliyor.
Geleneksel istihdam anlaşıyı şekilleniyor
Yeni çalışma modelinin yalnızca teknolojik bir yenilik olmadığına işaret edilen araştırmada, bu dönüşümün işin doğasına ilişkin yapısal bir değişimi ifade ettiği vurgulanıyor. Kısa süreli serbest ve proje bazlı çalışma biçimlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bireyler, küresel iş piyasalarına daha kolay erişim sağlarken, geleneksel istihdam anlayışı da yeniden şekilleniyor.
İş güvencesi eksikliği ve düzensiz gelir
Araştırma, bu modelin girişimcilik ve ekonomik kapsayıcılık açısından önemli fırsatlar sunduğunu ortaya koyarken, iş güvencesi eksikliği, düzensiz gelir yapısı ve sosyal koruma yetersizlikleri gibi risklere de dikkati çekiyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde hukuki düzenlemelerin yetersiz kalması, platform çalışanlarının temel haklara erişimini zorlaştıran unsurlar arasında yer alıyor.
Kadınlar, gençler ve dezavantajlı gruplar için fırsat
Dijital becerilerin bireyleri yerel sınırların ötesine taşıyarak küresel iş piyasalarına dahil ettiği vurgulanan araştırmada, bu dönüşümün özellikle gençler, kadınlar ve dezavantajlı gruplar için yeni gelir ve istihdam fırsatları oluşturduğu ifade ediliyor.
Üniversiteler dönüşmek zorunda
Araştırmada yükseköğretim kurumlarının bu dönüşüm karşısındaki rolüne de özel bir vurgu yapılıyor. Üniversitelerin yalnızca diploma veren kurumlar olmaktan çıkarak, sürekli beceri geliştiren, üretim ve portföy odaklı öğrenme modelleri sunan ve bireyleri değişken iş piyasasına hazırlayan yapılar haline gelmesi gerektiği belirtiliyor. Bu kapsamda dijital okuryazarlık, veri analizi, iletişim, finansal okuryazarlık ve girişimcilik gibi becerilerin eğitim sisteminin merkezine yerleşmesinin önemine dikkat çekilirken, yaşam boyu öğrenme, modüler eğitim yapıları ve mikro-sertifika programlarının yeni dönemin temel unsurları arasında yer aldığı vurgulanıyor.
Araştırmanın sonuç bölümünde ise bu yeni çalışma modelinin sürdürülebilir ve kapsayıcı bir yapıya dönüşebilmesi için dijital altyapının güçlendirilmesi, sosyal koruma mekanizmalarının geliştirilmesi ve çok paydaşlı iş birliklerinin artırılması gerektiği ifade ediliyor. (ANKA)



