İktidarın siyasi ve ekonomi politikalarının yol açtığı ve yıllardır süren ekonomik kriz, yurttaşların alım gücünü her geçen gün daha da zayıflatıyor. Gıda fiyatlarındaki artışın en sert hissedildiği alanlardan biri ise hayvancılık ve et sektörü oldu. Süt ve süt ürünlerinde yaşanan sürekli zamların ardından et fiyatları da geçen yıla göre yaklaşık iki katına çıktı.
Kasaplarda kırmızı etin kilogram fiyatı geçen yıl 400-500 TL aralığında satılırken, bu yıl 700-800 TL bandına yükseldi. Kemikli etin kilogramı 650 TL’den başlarken, tavuk fiyatları da ciddi artış gösterdi. Geçen yıl kilogramı 40 TL olan tavuk, bugün 100-120 TL arasında alıcı buluyor.
Fiyatlardaki artışa paralel olarak satışların ciddi biçimde düştüğünü belirten kasaplar, hem yurttaşların et alamadığını hem de kendilerinin zarar ettiğini ifade ediyor.
“Ekonomik kriz alımı düşürdü”
Kasap Murat Sayaran, yurttaşların alım gücünün kalmadığını vurgulayarak, “Alım gücü olmadığı için satışlarımız çok düştü. Geçen sene kırmızı eti 500 TL’ye satıyorduk, şimdi 700 TL’ye satıyoruz. Tavuğun kilosu geçen yıl 40 TL’ydi, bugün 100 TL. Bu rakamlar yurttaş için çok yüksek. Satışlarımız yüzde 50 oranında azaldı, gelir gideri karşılamıyor ve zarar ediyoruz” dedi.
“Besicilik azaldı, fiyatlar yükseldi”
Kasap Mehmet Tanrıverdi ise kırmızı et fiyatlarının geçen yıla göre neredeyse iki katına çıktığını belirterek, “Geçen yıl 400-500 TL’ye satılan et, bu yıl 700-800 TL’ye yükseldi. Eskiden yurttaşlar bir gövde et alırdı, şimdi ayda bir gelip yarım gövde alabiliyorlar. Satışlar çok düştü, alım gücü yok. Besicilik de azaldığı için fiyatlar yüksek. Giderler arttı, kazançlar azaldı. Etin kilosu 700 TL değil de 400 TL olsaydı yurttaş alabilirdi” diye konuştu.
Kasaplar, girdi maliyetlerinin düşürülmemesi ve hayvancılığın desteklenmemesi halinde hem fiyat artışlarının süreceğini hem de sektörde daha fazla küçülme yaşanacağını dile getiriyor.



