ABD’nin Minneapolis kentinde 37 yaşındaki Renee Nicole Good’un Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) ajanları tarafından vurularak öldürülmesi, ülkede kitlesel protestolara yol açtı. ABD vatandaşı olan Good’un, arabasının direksiyonundayken vurulması, Trump yönetiminin göçmenlik politikaları ve federal kolluk kuvvetlerinin artan yetkileri üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana ICE, özellikle halka açık alanlarda yürüttüğü operasyonlarla binlerce kişiyi gözaltına aldı. Yönetim, göçmenlik yaptırımını merkezine alan politikası kapsamında ICE’nin bütçesini, personel sayısını ve operasyonel yetkilerini önemli ölçüde genişletti.
ICE nedir, ne zaman kuruldu?
ICE, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından kabul edilen 2002 İç Güvenlik Yasası kapsamında kuruldu. Bu yasa ile İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) oluşturulurken, ICE de bu yapının bir parçası haline geldi. Ajansın temel görevi göçmenlik yasalarını uygulamak, belgesiz göçle ilgili soruşturmalar yürütmek ve sınır dışı işlemlerini gerçekleştirmek olarak tanımlanıyor.
Trump yönetimi döneminde ICE, kitlesel sınır dışı etme politikalarının uygulayıcı gücü haline geldi. Yönetim, 20 Ocak–10 Aralık 2025 tarihleri arasında 605 bin kişinin sınır dışı edildiğini, ayrıca agresif kamu kampanyaları sonucu 1,9 milyon göçmenin “gönüllü olarak” ülkeyi terk ettiğini açıkladı.
ICE ajanlarının yetkileri ve tartışmalar
ICE ajanları, ABD’de yasadışı olarak bulunduğundan şüphelenilen kişileri durdurma, gözaltına alma ve tutuklama yetkisine sahip. ABD vatandaşları ise yalnızca sınırlı durumlarda – bir tutuklamaya müdahale edilmesi, memura saldırı ya da ajanın kişinin yasadışı statüde olduğundan şüphelenmesi hâlinde – gözaltına alınabiliyor.
Buna rağmen, araştırmacı gazetecilik kuruluşu ProPublica’ya göre Trump’ın ilk dokuz aylık başkanlık döneminde federal ajanların ABD vatandaşlarını iradeleri dışında alıkoyduğu 170’ten fazla vaka kayda geçti. Bu vakaların büyük bölümü, belgesiz göçmen olduklarından şüphelenilen Amerikalıları kapsıyordu.
Minneapolis’te yaşanan son olayda da Renee Good’un tehdit oluşturmadığı yerel yetkililer tarafından dile getirilirken, Trump yönetimi ateş açan ajanın meşru müdafaa kapsamında hareket ettiğini savundu. Olay sırasında ICE ajanı tarafından çekilen görüntülerin ortaya çıkması, kamuoyundaki tepkileri daha da artırdı.
Güç kullanımı ve hukuki çerçeve
ICE’nin güç kullanımı, ABD Anayasası, federal yasalar ve DHS’nin iç yönergeleriyle düzenleniyor. Vanderbilt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Chris Slobogin’e göre, anayasal çerçevede kolluk kuvvetlerinin ölümcül güç kullanımı ancak kişinin kendisi veya başkaları için ciddi ve yakın bir tehlike oluşturması hâlinde mümkün.
Buna karşın ABD Yüksek Mahkemesi, geçmiş kararlarında sahadaki memurlara geniş takdir yetkisi tanıyan bir yaklaşım benimsedi. 2023 tarihli bir DHS politika notu da, ölümcül gücün yalnızca “yakın ölüm veya ciddi bedensel zarar tehdidine dair makul bir inanç” durumunda kullanılabileceğini vurguluyor.
Federal operasyonlar ve artan militarizasyon
ICE esas olarak ABD içinde faaliyet gösterirken, Trump yönetimi döneminde sınır güvenliği ve göçmenlik yaptırımı alanında görev yapan kurumlar arasındaki sınırlar giderek bulanıklaştı. Sınır Devriyesi ve diğer federal kolluk kuvvetleri, ICE operasyonlarına dâhil edilerek Los Angeles, Chicago ve Minneapolis gibi büyük kentlere yüzlerce ajan konuşlandırıldı.
Associated Press’e göre Minneapolis’teki son operasyon kapsamında yaklaşık 2 bin federal memurun görevlendirilmesi planlanıyor.
Gözaltılar, belirsizlik ve tepkiler
ICE tarafından gözaltına alınan göçmenler kimi zaman kısa süreli sorgulamanın ardından serbest bırakılırken, birçok kişi ülke genelindeki gözaltı merkezlerine transfer ediliyor. Syracuse Üniversitesi’ne bağlı Transactional Records Access Clearinghouse verilerine göre, Kasım 2025 itibarıyla yaklaşık 65 bin kişi ICE gözaltısında bulunuyordu. Göçmenlik avukatları, gözaltına alınan kişilerin ailelerinin veya avukatlarının günlerce bilgi alamadığını belirtiyor.
ICE ve benzeri kurumların uygulamaları, birçok şehirde toplumsal tepkiyle karşılanıyor. Operasyonlar sırasında ajanların maske takması, gazetecilere ve protestoculara yönelik güç kullanımı ve artan silahlı müdahaleler, kurumlara yönelik eleştirilerin merkezinde yer alıyor.
Renee Good’un ölümü, ICE’nin yetkileri, federal kolluk kuvvetlerinin militarizasyonu ve Trump yönetiminin göçmenlik politikalarının toplumsal sonuçları üzerine süren tartışmaları daha da derinleştirmiş durumda.




