• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Halepçe Katliamı’nın 38’inci yılında mesajlar: ‘Yüreğimizin en derin yaralarından’

Halepçe Katliamı’nın 38’inci yılında mesajlar: ‘Yüreğimizin en derin yaralarından’

Halepçe Katliamı’nın 38’inci yılı dolayısıyla yapılan açıklamalarda, “Bu büyük insanlık suçu karşısında gerçek bir yüzleşme ve adalet sağlanmalıdır” denildi.

Halepçe Katliamı’nın 38’inci yılında mesajlar: ‘Yüreğimizin en derin yaralarından’
Halepçe Katliamı’nın 38’inci yılında mesajlar: ‘Yüreğimizin en derin yaralarından’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 16 Mart 2026 14:22
  • Güncellenme: 16 Mart 2026 14:23

Irak’ta Saddam Hüseyin rejiminin 16 Mart 1988’de Halepçe’ye düzenlediği kimyasal saldırının üzerinden 38 yıl geçti.

Binlerce sivilin yaşamını yitirdiği ve on binlercesinin yaralandığı katliamın yıl dönümünde siyasi partiler ve kurumlar anma mesajları yayımladı.

DEM Parti

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

16 Mart 1988’de kimyasal gazlarla katledilen binlerce Kürt’ün çığlığı hala kulaklarımızda ve Halepçe Katliamı hala yüreğimizin en derin yaralarından biri olarak kanıyor. Zehirli gazlarla katledilen çocukların, kadınların ve sivillerin hatırası; inkârla, sessizlikle ve cezasızlıkla örtülemez. İnsanlık tarihinin en büyük katliamlarından biri olan Halepçe Katliamı, uluslararası toplum tarafından açık biçimde soykırım olarak tanınmalı; bu büyük insanlık suçu karşısında gerçek bir yüzleşme ve adalet sağlanmalıdır. Halepçe katliamında yitirdiklerimizi bir kez daha anıyorum.”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kürtçe paylaşım yaptı:

“Di 38emîn salvegera wê de em Komkujiya Helebceyê nalet û şermezar dikin û hemû cangoriyan bi rêzdarî bi bîr tînin. Komkujiya Helebceyê yek ji komkujiyên herî mezin a mirovahiyê ye. Êş û azara Helebceyê di dilê hemû Kurdan de zindî ye û birîna Helebceyê hîn jî jan dide. Divê ev komkujî ji aliyê hemû welatan ve weke komkujî bê naskirin.”

Bakırhan’ın mesajının Türkçesi şu şekilde:

“38. yıl dönümünde Halepçe Katliamı’nı lanetliyor ve kınıyoruz; tüm şehitleri saygıyla anıyoruz. Halepçe Katliamı, insanlık tarihinin en büyük katliamlarından biridir. Halepçe’nin acı ve kederi tüm Kürtlerin kalbinde diridir ve Halepçe’nin yarası hâlâ sızlamaktadır. Bu katliam, tüm ülkeler tarafından soykırım olarak tanınmalıdır.” 

TİP

Türkiye İşçi Partisi (TİP), sosyal medya hesabından Halepçe Katliamına ilişkin yaptığı açıklamada, “Halepçe’de kimyasal bombalar kullanılarak Kürt halkına karşı işlenen katliamın 38. yıl dönümünde yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz. Halepçe’yi unutmayacağız, barış ve kardeşliğin egemen olduğu bir dünyayı mücadelemizle kuracağız” ifadeleri kullanıldı.

EMEP

Emek Partisi’nden (EMEP), Beyazıt Katliamı’nın 48’inci yılı ve Halepçe Katliamı’nın 38’inci yılı dolayısıyla yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Yaşadığımız coğrafya, halkların eşitlik, özgürlük ve demokrasi taleplerinin egemen güçler tarafından baskı ve zorbalıkla bastırılmaya çalışıldığı katliamlarla doludur. Bu katliamları unutmamak ve unutturmamak, yalnızca geçmişe dair bir anma değil geleceğe karşı sorumluluktur.
1978’de gerçekleştirilen Beyazıt Katliamı, üniversite gençliğinin yükselen devrimci mücadelesini bastırmak isteyen faşist karanlık güçlerin planlı saldırısıydı. İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü önünde faşistlerce gerçekleştirilen bombalı ve silahlı saldırıda yedi devrimci öğrenci katledildi, yüzden fazla öğrenci yaralandı. Katliamda kullanılan mühimmatın kontrgerilla güçlerden temin edildiği iddia edilirken katliamın gerçek sorumluları yargı önüne çıkarılmadı, dava süreci zaman aşımı ile kapatıldı.

Tam 10 yıl sonra katliamın hedefi bu kez Halepçe’ydi. Saddam rejiminin kimyasal silahlarla gerçekleştirdiği katliamda binlerce Kürt yaşamını yitirdi, on binlercesi yaralandı. Halepçe, yalnızca bir katliam değil, Kürt halkına yönelik inkâr ve imha politikalarının simgelerinden biri olarak tarihe geçti. On yıl arayla farklı ülkelerde gerçekleştirilen Beyazıt ve Halepçe katliamları egemen güçlerin, halkların özgürlük ve demokrasi taleplerini bastırmak için hangi yöntemlere başvurabileceklerinin acı örnekleri olarak hafızalara kazındı.

Bölge halklarının barış, özgürlük ve demokrasi talepleri bugün de emperyalist müdahalelerin, otoriter rejimlerin ve mezhepçi politikaların kıskacı altındadır. Halkların iradesi yine savaş ve işgal ile teslim alınmaya çalışılıyor. Bir yandan emperyalist-Siyonist güçler İran Savaşı ile bölgeyi yeniden dizayn etmeye çalışırken, halkların barış içinde yaşam hakkını tehdit ediyor; öte yandan Türkiye’de demokrasi, barış ve halkların eşitliği talepleri hâlâ kolluk gücü, yargı sopası gibi devletin zor gücüyle karşılanıyor.

Beyazıt ve Halepçe katliamlarında yaşamını yitirenleri unutmayacağız. Onların anısı; eşitlik, özgürlük ve barış mücadelesinin yolunu aydınlatmaya devam edecek. Ortadoğu’da emperyalist-Siyonist saldırganlığa; Türkiye’de tek adam rejimi inşasına karşı bölgede barış ve ülkede demokrasi için mücadeleyi büyütelim!”

38 yıl sonra Halepçe: Katliamın unutulmayan tanıklıkları

Rüzgâr