Geçici Şam hükümeti güçlerinin saldırıları sonucunda Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde büyük bir insani kriz yaşanıyor. 6-11 Ocak tarihleri arasında yoğunlaşan saldırılar nedeniyle 120 bin kişinin göç ettiği, 500’den fazla kişinin ise kayıp olduğu bildirildi.
Göç ve insani ihtiyaçlar
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Ofisi (OCHA), yerinden edilen 120 bin kişinin çoğunun temel hizmetlerden yoksun komşu bölgelere sığındığını açıkladı. Barınma, gıda ve sağlık ihtiyaçlarının acil seviyeye ulaştığını belirten OCHA, saldırıların altyapıya ve sivil yerleşim alanlarına verdiği hasarın insani yardımları engellediğini vurguladı.
500’den fazla kişi kayıp, Ezidîler hedefte
Afrin İnsan Hakları Örgütü verilerine göre, bölgede kaybolan sivillerin sayısı 500’ü aşmış durumda. Özellikle Ezidi Kürtlerin ağır bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya olduğu, yaklaşık 5 bin Ezidi’nin (800 aile) evlerini terk ederek Afrin kırsalına yöneldiği aktarıldı. Halep Êzidîevi’nin yağmalandığı ve aralarında 7 kişilik Nebo ailesinin de bulunduğu çok sayıda sivilden haber alınamadığı belirtiliyor. Halep Êzidîevi Başkanı Menaf Cafer, sivillerin hayatının tehlikede olduğunu vurgulayarak uluslararası kurumlara acil müdahale çağrısında bulundu.
Salih Müslim: “Halklar SDG’nin arkasında”
Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanlık Konsey üyesi Salih Müslim, yaşananları “büyük bir komplo” olarak nitelendirdi. Müslim, Şeyh Maksud ve Eşrefiye’de SDG (Suriye Demokratik Güçleri) birimlerinin bulunmadığını, sadece asayiş güçlerinin olduğunu belirterek şunları söyledi: “Şeyh Maksud dar bir alandı ve SDG orada yoktu; bu yüzden bir geri çekilme yaşandı. Ancak diğer bölgelerde SDG mevcuttur ve öz savunmasını gerçekleştirecektir. Dêr Hafir bizim için stratejik bir noktadır ve kolayca bırakılmayacaktır.”
“10 Mart Mutabakatı hedef alınıyor”
Saldırıların amacının 10 Mart Mutabakatı’nı sonlandırmak olduğunu dile getiren Müslim, ABD ve diğer garantör devletlerin bu anlaşmaya sahip çıkması gerektiğini belirtti. Geçici Şam hükümeti güçlerinin Rakka, Tabka ve Kobani gibi bölgeleri hedef alan söylemlerine dikkat çeken Müslim, bölgedeki Kürt, Arap ve Süryani halklarının SDG etrafında kenetlendiğini ve her türlü saldırıya karşı savunma tedbirlerinin alınacağını ifade etti.




