• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Halkın dünyayla bağı kesildi, infazlar tespit edilemiyor: İran’da 40 gün

Halkın dünyayla bağı kesildi, infazlar tespit edilemiyor: İran’da 40 gün

HRANA, İran’daki 40 günlük protestolarda 164’ü çocuk 6 bin 445 kişinin rejim güçleri tarafından öldürüldüğünü, 50 binden fazla kişinin tutuklandığını açıkladı. İnternet kısıtlamaları, gözaltı ve tutuklamaların hala devam ettiği belirtildi.

Halkın dünyayla bağı kesildi, infazlar tespit edilemiyor: İran’da 40 gün
Halkın dünyayla bağı kesildi, infazlar tespit edilemiyor: İran’da 40 gün
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 5 Şubat 2026 15:30
  • Güncellenme: 5 Şubat 2026 15:51

İran’da ekonomik çöküşle başlayan ve 40’ıncı gününe giren protestolar, ağır bir insan hakları ihlallerine dönüştü. İnternet erişiminin tamamen kesildiği, insan hakları örgütlerinin bile gerçek ölü sayısını teyit etmekte zorlandığı bu süreçte, özellikle Kürt bölgelerinden ağır ihlal raporları geliyor. Binlerce ölü ve on binlerce tutukludan bahsedilen son 40 günde, dünyanın geri kalanı İran’da gerçekte neler yaşandığını ancak sızan kısıtlı bilgilerle anlamaya çalışıyor.

Bu süreçte günlük olarak ihlalleri belgelemeye çalışan İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), yeni bir ihlal raporu açıkladı.

Rapora göre, son 39 günde 164’ü çocuk olmak üzere 6 bin 883 kişi hayatını kaybetti. Bunlardan 6 bin 445’i rejim muhafızları tarafından öldürüldü. Protestolarda ayrıca 11 bin 21 kişi yaralandı ve 109’u öğrenci olmak üzere 50 bin 842 kişi tutuklandı; 11 bin 46 kişi ise ifadeye çağrıldı. Protestolarda 11 bin 280 ölüm vakası ise halen HRANA tarafından araştırılıyor

Öte yandan Kürt Bağımsız Sinematograflar Derneği’nin, Fajr Film Festivali’nin boykot edilmesine dair 4 Şubat’ta yayımladığı çağrının hatırlatıldığı raporda, festivale dönük büyük bir tepkinin yer aldığı belirtildi.

‘Yaralılara yardım eden sağlık çalışanları hedef alınıyor’

İran Yüksek Tıp Konseyi, yayımladığı yazılı açıklamada, ocak ayı protestolarının bastırılması sürecinde sağlık çalışanlarının can, ruh sağlığı ve mesleki güvenliği konusunda ciddi endişe duyduklarını belirterek, yetkililerden ve ilgili kurum ve kuruluşlardan “tehdit edici veya müdahaleci davranışlara” engel olmalarını talep etti.

İran Yüksek Tıp Konseyi açıklamasında, kamu sağlığının korunması ve ülkenin tıp ve sağlık topluluğunun şeffaf ve sorumlu bir şekilde desteklenmesi gerektiğine vurgu yaptı. Konsey, mevcut durumdan duyduğu endişeyi ifade ederek şunları belirtti:

“Ülke genelindeki sağlık personeli ve tüm sağlık çalışanları, mesleki yeminleri, yasal yükümlülükleri ve tıp etiğinin temel ilkeleri doğrultusunda, sosyal, politik veya güvenlik koşullarına bakmaksızın tüm hastalara gerekli tanı ve tedavi hizmetlerini sunmakla yükümlüdürler. Bu mesleki bağlılık, doğal, sürekli ve askıya alınamaz bir sorumluluktur ve tıp mesleğinin doğası, herhangi bir profesyonel olmayan kaygı gözetmeksizin insan yaşamını korumak ve hastaların acılarını azaltmak üzerine kuruludur.”

Sağlık çalışanları tutuklandı

Öte yandan İran İnsan Hakları Örgütü, en az 35 doktor, hemşire ve sağlık çalışanının protestoculara yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklandığını bildirdi. Söz konusu sağlık çalışanlarının isimleri de açıklandı. Güvenlik güçlerinin ayrıca Milad, Saadi, Sepahan, Sina ve Gharazi hastanelerine ve yaralılara yardım eden bazı doktorların evlerine baskın düzenlediği bu baskınlarda 500’den fazla hasta dosyası alındığı, bazı doktorların tehdit edildiği ya da tutuklandıkları belirtildi.

Hayatını kaybeden 164 çocuğun ismi açıklandı

İran Eğitimciler Sendikaları Koordinasyon Konseyi, hayatını kaybeden 163 çocuk ve gencin isimlerini yayımladıklarını belirterek, ailelerden bu suçların belgelenmesine yardımcı olmalarını istedi.

Konsey, hayatını kaybeden, zarar gören veya gözaltına alınan çocukların hikayelerinin kaydedilmesi çağrısında bulunurken, bu örgütlü suçların tam olarak belgelenmesi için herkesten, özellikle çocuklarını kaybeden, yaralanan ya da gözaltına alınmış ailelerden yaşananları Konseye göndermeleri istendi. Konsey, hikayelerin kaydedilmesini “sessizliği kırmak ve resmi inkarla mücadele etmek” olarak nitelendirerek, bu suçların unutulmaması ve gerçeklerin kamu hafızasından silinmemesi için kolektif bir çaba olduğunu vurguladı.

Konsey açıklamasında hikayelerin kaydedilmesinin gerçeğin korunması, toplu adaletin takip edilmesi ve bu tür şiddet olaylarının tekrarının önlenmesi için gerekli bir adım olduğu vurgulayarak, ailelerden güvenlik güçlerinin tehditlerinden korkmamalarını, bağımsız avukatlara başvurmalarını ve çocuklarının isimlerini medyada paylaşmalarını istedi.

İran’daki protestolar

İran’da protestolar, 28 Aralık 2025’te Tahran’daki Kapalı Çarşı esnafının yüksek enflasyon ve para birimi tümenin tarihi değer kaybına karşı greve gitmesiyle başladı. Kısa sürede diğer eyaletlere yayılan eylemler, rejim karşıtı protestolara dönüştü.

Son bir yılda tarihi dip seviyelere gerileyen riyal, yüzde 40’a ulaşan enflasyon ve artan yaşam maliyetleri halkın alım gücünü ciddi biçimde düşürdü. Yaptırımlar, kötü yönetim ve yolsuzluk iddiaları ekonomik krizi derinleştirdi.

İnternet engeli ve sert müdahale

Başkent Tahran’da 8 Ocak’ta protestoların şiddetlenmesinin ardından İran yönetimi internet erişimini engelledi. Güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle birçok kentte çatışmalar yaşandı.

Protestolar, rejimin baskıcı politikalarına ve ekonomik krize karşı toplumsal tepkinin simgesi haline gelirken, hak ihlallerine ilişkin raporlar art arda yayımlanmaya devam ediyor.

İran’da internet kesintisi 4’üncü haftasında: Uydu ve antenlere el konuldu