• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Hasta tutuklular için üç kentte çağrı: Serbest bırakılmaları hukukun gereğidir

Hasta tutuklular için üç kentte çağrı: Serbest bırakılmaları hukukun gereğidir

İstanbul, Ankara ve Adana’da düzenlenen eylemlerde ağır hasta tutukluların durumuna dikkat çekildi. Açıklamalarda, tahliyelerin bir “iyi niyet” değil, hukuki zorunluluk olduğu vurgulandı.

Hasta tutuklular için üç kentte çağrı: Serbest bırakılmaları hukukun gereğidir
Hasta tutuklular için üç kentte çağrı: Serbest bırakılmaları hukukun gereğidir
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 11 Nisan 2026 15:34
  • Güncellenme: 11 Nisan 2026 15:48

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve hasta mahpuslara destek veren inisiyatifler, İstanbul, Ankara ve Adana’da düzenledikleri eylemlerle hasta tutukluların durumuna dikkat çekti. Açıklamalarda, ağır hasta tutukluların cezaevinde tutulmasının yaşam hakkı ihlali olduğu belirtilerek, serbest bırakılmaları çağrısı yapıldı.

İstanbul’da İHD Hapishane Komisyonu’nun düzenlediği “F oturması” eyleminin 733’üncüsü Beyoğlu’nda gerçekleştirildi. Eylemde Marmara 2 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 72 yaşındaki Mehmet Ali Tosun’un sağlık durumu gündeme getirildi. İHD’li Sevil Turgut, yüzde 53 engelli raporu bulunan Tosun’un kalp, tansiyon, inme ve prostat hastalıklarının yanı sıra ileri derecede görme ve işitme kaybı yaşadığını belirtti. Felç sonrası bastonla yürüyebilen Tosun’un yaşamını başkalarının yardımıyla sürdürebildiği ifade edildi.

Turgut, Tosun’un 3 Şubat’ta gözaltına alındıktan sonra tutuklandığını ve bu süreçte tedavisinin aksadığını söyledi. Düzenli kullandığı ilaçlara erişemediğini, hastaneye sevk edilmediğini ve işitme cihazlarından birinin arızalandığını aktaran Turgut, dışarıda tedavisinin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Ankara’da Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi’nin Sakarya Caddesi’nde düzenlediği eylemin 605’inci haftasında Sincan 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tutulan Hüseyin Bilecan’ın durumu ele alındı. İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Ömer Faruk Yazmacı, Bilecan’ın çok sayıda ağır sağlık sorunu bulunduğunu belirtti. Baş dönmesi, denge kaybı, safra kesesi iltihabı, diz yırtıkları ve bel fıtığı gibi sorunların yanı sıra kalp ritim bozukluğu ve akciğere pıhtı atması bulgularının da bulunduğu ifade edildi.

Yazmacı, Bilecan’ın hastanede beş gün boyunca kelepçeli tutulduğunu belirterek bu uygulamanın insan onurunu zedelediğini ve tedavi sürecini olumsuz etkilediğini söyledi. Sağlık durumunun acil müdahale gerektirdiğini vurgulayan Yazmacı, tahliyesinin ertelenmemesi çağrısında bulundu.

Adana’da ise İHD Akdeniz Bölge Şubeleri ve Adana Demokratik Kurumlar Platformu İnönü Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan İHD Adana Şube Başkanı Yasemin Dora Şeker, 28 Nisan 2025 tarihli rapora göre en az bin 412 hasta tutuklu bulunduğunu, bunlardan 335’inin ağır hasta olduğunu belirtti. 230 tutuklunun yaşamını tek başına sürdüremediği, 105’inin ise sürekli bakıma ihtiyaç duyduğu ifade edildi.

Şeker, hasta tutukluların büyük bölümünün kanser, kalp hastalıkları ve nörolojik rahatsızlıklarla mücadele ettiğini belirterek, hastane sevklerinin geciktirilmesi ve kelepçeli muayene gibi uygulamaların tedaviye erişimi engellediğini söyledi. “Türkiye’de hapishaneler giderek birer ölüm bekleme odasına dönüşmektedir” diyen Şeker, ağır hasta tutukluların cezaevinde tutulmasının hukuka aykırı olduğunu vurguladı.

Açıklamalarda, ağır hasta tutukluların serbest bırakılmasının siyasi bir tercih değil, hukukun gereği olduğu belirtilerek yetkililer göreve, kamuoyu ise duyarlılığa çağrıldı.