Basra Körfezi’ndeki gemilere, İran donanması tarafından yapılan uyarıda, Hürmüz Boğazı’nı izinsiz geçmeye çalışan her geminin “hedef alınacağı ve yok edileceği” bildirildi. Gemi brokerlik şirketi SSY, bu uyarıyı BBC Verify’a doğruladı.
Ayrıca İran Lübnan’a yönelik saldırılar nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki tanker geçişlerini durdurdu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin “ateşkes veya İsrail aracılığıyla savaş” arasında bir seçim yapması gerektiğini söyledi:
“İkisine birden sahip olamazsınız. Dünya Lübnan’daki katliamları görüyor. Top ABD’nin sahasında ve tüm dünya ABD’nin sözünü yerine getirip getirmeyeceğini izliyor.”
Arakçi, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in ateşkesi duyururken Lübnan’ı da dahil ettiği açıklamasını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımına ekledi.
ABD Başkanı Donald Trump ise Lübnan’ın iki haftalık ateşkesin bir parçası olmadığını söyledi.
Bu açıklama, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun görüşüyle örtüşse de Pakistanlı arabulucuların açıklamalarıyla çelişiyor.
İran, alternatif rota açıkladı
İran Limanlar ve Denizcilik Kurumu, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş planlayan gemilerden, olası deniz mayınlarıyla çarpışma riskine karşı İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon sağlamalarını istedi.
İran devlet televizyonu, Limanlar ve Denizcilik Kurumu tarafından Basra Körfezi’nde geçiş bekleyen gemilere ilişkin yapılan duyuruyu yayımladı.
Duyuruda, “Denizcilik emniyetinin sağlanması ve olası deniz mayınlarıyla temasın önlenmesi amacıyla, Hürmüz Boğazı’nda İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon sağlanarak, ikinci bir duyuruya kadar aşağıda belirtilen alternatif güzergahların, ekli haritaya uygun şekilde kullanılması gerekmektedir.” ifadeleri kullanıldı.
Boğaza giriş ve çıkış rotası harita eşliğinde anlatıldı.
Giriş rotası, Umman Denizi’nden kuzeye doğru ilerleyerek Larek Adası civarından geçiş ve ardından Basra Körfezi yönünde devam edilmesi olarak belirtilirken, çıkış rotası, Basra Körfezi’nden başlayarak Larek Adası’nın güneyinden geçiş ve ardından Umman Denizi yönünde devam edilmesi olarak bildirildi.

Geçişlerin sınırlı olması bekleniyor
Hürmüz Boğazı, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın odak noktası halinde. Tahran yönetimi, dünyanın en önemli deniz ticaret yollarından birini fiilen tıkadı. Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgazın yaklaşık beşte biri bu boğazdan taşınıyor.
Son beş haftada yaşanan aksaklıklar, küresel ekonomide şok etkisi yarattı; enerji fiyatlarını yükseltti ve uluslararası tedarik zincirlerinin bu boğaza ne kadar bağımlı olduğunu gözler önüne serdi.
En dar noktası yaklaşık 33 kilometre olan boğaz, sadece enerji değil, aynı zamanda mikroçip, ilaç ve gübre üretiminde kullanılan kimyasalların taşınması açısından da kritik önemde.
Ateşkes haberiyle petrol fiyatları düşmüş olsa da denizcilik analistleri geçişlerin şimdilik çok sınırlı olacağını öngörüyor.
Vespucci Maritime’den Lars Jensen, BBC’ye yaptığı açıklamada, “Çoğu denizcilik şirketi, geçiş için tam olarak ne gerektiğine dair detaylar ve güvenceler görmek ister. Ancak bu detaylar henüz mevcut değil” dedi.
Hürmüz Boğazı İran savaşında neden bu kadar önemli hale geldi?
8 Nisan Çarşamba günü saat 14.00 itibarıyla, ateşkesin ilan edildiği Salı gecesinden bu yana boğazdan sadece üç yük gemisi (NJ Earth, Daytona Beach ve Hai Long 1) geçti. Bu veriler, BBC Verify’ın MarineTraffic gemi takip sisteminden yaptığı analizlere dayanıyor.
Bu sayı, 28 Şubat’ta çatışmalar başlamadan önce günde ortalama 138 geminin geçtiği düşünüldüğünde oldukça düşük.
Çarşamba günü geçen bu üç geminin ateşkesin sonucu mu olduğu, yoksa yolculuklarının önceden planlanmış olup olmadığı da bilinmiyor.
Kpler’dan denizcilik analisti Ana Subasic, “Bunun ateşkese bağlı daha geniş çaplı bir yeniden açılmayı mı yoksa önceden verilmiş bir istisnayı mı yansıttığını söylemek için henüz çok erken” dedi.
Jensen ise “Aslında henüz hiçbir şey değişmedi” diyerek, gemi mürettebatlarının güvenle geçiş yapabileceklerine ikna olmalarının zaman alacağını belirtti.
Bu görüş, Lloyd’s List’in genel yayın yönetmeni Richard Meade tarafından da paylaşılıyor. Meade, gemi sahipleri için hâlâ “çok tehlikeli” bir dönem olduğunu ve belirsizliğin yüksek seviyede devam ettiğini söylüyor.
“İran’ın fiilen boğazın kontrolünü elinde tuttuğunu biliyoruz. Varsayım, gemi sahiplerinin hâlâ İslam Devrim Muhafızları Ordusu’ndan izin almak zorunda kalacağı yönünde… Bunun nasıl işleyeceği ise henüz net değil.”
BBC Verify’ın analizine göre, boğazdan geçen üç gemi İran kıyılarına yakın kuzey rotasını izleyerek ülkenin karasularına girdi. Oysa çatışma öncesinde gemiler genellikle daha güneyden, su yolunun ortasından geçiyordu.
‘Yaklaşık 800 gemi mahsur kaldı’
Geçişler yeniden başlarsa, Meade’e göre öncelik yüklerini doldurmuş ve bölgede mahsur kalmış tankerlerin çıkışına verilecek.
“Orada haftalardır mahsur kalan yaklaşık 800 gemi var. Çoğu artık yükünü almış durumda, bu yüzden öncelik onları çıkarmak olacak.”
BIMCO’dan denizcilik analisti Niels Rasmussen ise iki haftalık ateşkes süresinin de belirsizlik yarattığını belirtiyor:
“Körfez’e büyük bir gemi akını olacağını sanmıyorum… Çünkü şirketler, iki haftalık sürenin ardından tekrar içeride mahsur kalma riskini almak istemez.”
Uluslararası Denizcilik Odası Genel Sekreteri Thomas Kazakos da deniz mayınları ihtimaline dikkat çekiyor:
“Gemiler ve denizciler için güvenli seyrüseferin sağlandığına dair açık bir teyit almamız gerekiyor.”
Geçiş ücreti belirsizliği
Tüm bu risklerin yanı sıra, gemilerin güvenli geçiş için İran’a ödeme yapma ihtimali de yeni bir belirsizlik yaratıyor. Ateşkes anlaşmasının bir parçası olarak geçiş ücreti talep edilebileceğine dair haberler bulunuyor.
Jensen bu konuda, “İran’ın müzakere pozisyonu, boğazdan geçmek için ücret ödemeniz gerektiği yönünde görünüyor. Denizcilik şirketleri de böyle bir ödeme yapma konusunda çekimser davranacaktır” diyor.
Son haftalarda Hindistan, Malezya ve Filipinler gibi bazı ülkeler kendi gemileri için güvenli geçiş anlaşmaları yaptı.
Ancak geçiş ücreti ödemek, diğer ülkeler ve şirketler için ek bir sorun yaratabilir. Jensen’a göre bu tür ödemeler, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını ihlal edebilir ve bu da denizcilik şirketleri için ciddi sonuçlar doğurabilir.
Quadrant Chambers’tan deniz hukuku uzmanı James Turner da yaptırımların, belirli kişi ve kurumlara yapılan ödemeleri suç saydığını hatırlatıyor.
Turner, BBC Verify’a yaptığı değerlendirmede, bu listede yer alan bir tarafa ödeme yapılmasının yaptırım ihlali sayılacağını, ABD özel bir istisna getirmediği sürece geçiş ücreti ödemenin sorun yaratacağını ifade etti.
Piyasalar temkinli iyimser
Boğazdan geçişler henüz sınırlı kalmasına rağmen, ateşkesin ardından piyasalarda olumlu bir tepki görüldü.
Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık yüzde 13 düşerek 94,80 dolara gerilerken, ABD’de işlem gören petrol fiyatları yüzde 15’ten fazla düşüşle 95,75 dolara indi.
Ancak Meade’e göre bu iyimserlik temkinli karşılanmalı:
“Petrol fiyatları olumlu bir yön değişimine tepki verdi. Ancak bu, küresel enerjinin yüzde 20’sinin kısa sürede yeniden normal seviyelerde akacağı anlamına gelmiyor.” (BBC Türkçe/AA)




