İlham Ahmed, sembolik öneme sahip Kobani’nin kuşatma altında olduğunu; su, elektrik ve internet hizmetlerinin kesildiğini belirterek bu önlemlerin “savaş suçu teşkil ettiği” uyarısında bulundu.
İlham Ahmed, X (Twitter) üzerinden yaptığı açıklamada, “(Şam’ın) ateşkes ilanına rağmen Kobani’deki çatışmaların kuşatmanın başladığı günler öncesinden bu yana devam ettiğini” ifade etti.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı Ahmed; su, elektrik ve internet hizmetlerinin de kesildiğini belirterek, bu uygulamaların “savaş suçu düzeyine ulaştığına” dikkat çekti.
İham Ahmed, “İlgili makamları kuşatmayı sona erdirmek ve sivillerin geçim kaynaklarından mahrum bırakılarak cezalandırılmasına son vermek için müdahale etmeye çağırıyoruz” dedi.
Kobani, Kürtler için derin bir öneme sahip.
Şehire, 2014 yılında, Suriye ve Irak’ta geniş toprakları kontrol eden IŞİD saldırmıştı.
Eylül 2014 ortalarında IŞİD Kobani etrafındaki kuşatmayı daraltmış ve binlerce kişi göç etmek zorunda kalmıştı.
ABD öncülüğündeki IŞİD’e Karşı Küresel Koalisyon’un desteği ve Kürdistan Bölgesi Peşmerge güçlerinin takviyesiyle, Halk Savunma Birlikleri (YPG) Ocak 2015’te IŞİD’i püskürttü.
Bu zafer, IŞİD’in ilk büyük askeri yenilgisi oldu ve Kobani’yi aşırıcılığa karşı direnişin güçlü bir sembolü olarak dünya manşetlerine taşıdı.
Ocak ayı ortasından bu yana Suriye Arap Ordusu ve ona bağlı silahlı gruplar; Halep’in doğusu ile Deyrezor, Rakka ve Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu Haseke vilayetinin bazı kısımlarında, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolündeki bölgelere doğru ilerledi.
Şam’ın IŞİD karşıtı koalisyona katıldığı kasım ayına kadar ittifakın sahadaki tek ortağı olan SDG, 2019’da IŞİD’in Suriye’deki toprak hakimiyetinin sona erdirilmesinde kilit bir rol oynamıştı.
Suriye geçici hükümeti salı günü yaptığı açıklamada, Şam ile SDG’nin çeşitli konularda “karşılıklı anlayışa” vardığını ve “SDG kontrolündeki bölgelerin entegrasyonuna yönelik pratik mekanizma için ayrıntılı bir plan geliştirmek üzere SDG’ye dört günlük bir istişare süresi tanınması” konusunda anlaştıklarını duyurmuştu.
Açıklamada ayrıca, “bir anlaşmaya varılması halinde Suriye güçlerinin Haseke ve Kamışlo merkezlerine girmeyeceğini ve şehirlerin dış mahallelerinde kalacağını” eklemişti. (Rudaw)




