• Ana Sayfa
  • Manşet
  • İlham Ahmed: Saldırılar ‘Kürtsüzleştirme’ politikasının parçasıdır ve uluslararası suçtur

İlham Ahmed: Saldırılar ‘Kürtsüzleştirme’ politikasının parçasıdır ve uluslararası suçtur

Geçici Şam Yönetiminin Kuzey ve Doğu Suriye ile imzalanan anlaşmaları hayata geçirmek istemediğini vurgulayan İlham Ahmed, özellikle 10 Mart Anlaşması’nın kasıtlı olarak uygulanmadığını söyledi ve “Şam yönetimi, anlaşmaları engellediğini açıkça kabul etmeli. Biz diyalog kapısını açık tutuyoruz ve bu anlaşmanın uygulanmasında ısrarcıyız” ifadelerini kullandı.

İlham Ahmed: Saldırılar ‘Kürtsüzleştirme’ politikasının parçasıdır ve uluslararası suçtur
İlham Ahmed: Saldırılar ‘Kürtsüzleştirme’ politikasının parçasıdır ve uluslararası suçtur
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 15 Ocak 2026 20:23
  • Güncellenme: 15 Ocak 2026 20:28

Kürt Araştırmalar Merkezi ile Target Medya ve Eğitim Örgütü tarafından düzenlenen ve gazetecilerin katıldığı çevrimiçi basın toplantısında konuşan Kuzey ve Doğu Suriye Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, “Halep’te Kürtlere yönelik saldırılar planlı bir Kürtsüzleştirme politikasının parçasıdır. Bu bir demografik değişim ve uluslararası suçtur” dedi.

‘Diyalog kapısını açık tutuyoruz’

Geçici Şam Yönetimi’nin Kuzey ve Doğu Suriye ile imzalanan anlaşmaları hayata geçirmek istemediğini vurgulayan İlham Ahmed, özellikle 10 Mart Mutabakatı’nın kasıtlı olarak uygulanmadığını söyledi ve “Şam yönetimi, anlaşmaları engellediğini açıkça kabul etmeli. Biz diyalog kapısını açık tutuyoruz ve bu anlaşmanın uygulanmasında ısrarcıyız” ifadelerini kullandı.

Suriye’deki güncel siyasi ve askeri gelişmelerin değerlendirildiği toplantının ana gündemini, Halep’te Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerine, ayrıca Tabka’ya bağlı Dêr Hafir, Meskene ve Tişrin Barajı çevresine yönelik Şam güçlerinin saldırıları oluşturdu.

Müzakere kapısı kapalı

Halep’teki saldırılar ile Der Hafir’de yükselen tansiyon konusunda hem uluslararası aktörlerle hem de Türkiye ile temas halinde olduklarını belirten İlham Ahmed, bir inisiyatif mekanizmasının kurulduğunu ancak Şam yönetiminden bugüne kadar herhangi bir yanıt alınamadığını ifade etti.

Şam yönetimine bağlı güçler tarafından yapılan saldırıların iç savaş riskini büyüttüğünü belirten Eşbaşkan, Geçici Şam Yönetimini anlaşmaları sabote etmekle suçladı.

Dêr Hafir kırsalına yapılan askeri sevkiyata dikkat çeken İlham Ahmed, bu tırmanışın ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

İlham Ahmed, “Şeyh Maksud ve Eşrefiye’ye yönelik saldırılara, sözde Suriye ordusu içinde yer alan yabancı gruplar da katıldı. Açıklanan can kaybı sayıları gerçeği yansıtmıyor, çok daha fazla kayıp var” dedi.

Bağımsız insan hakları kuruluşları çağrısı

İlham Ahmed, bölgede yaşanan hak ihlallerinin araştırılması için bağımsız insan hakları ve insani yardım kuruluşlarının sahaya girişine izin verilmesi çağrısı yaptı.

ABD ile IŞİD’e karşı mücadele kapsamında işbirliğinin sürdüğünü belirten İlham Ahmed, ABD’nin Suriye’ye yönelik yaptırımlarının kaldırılmasının koşullarından birinin ülkedeki tüm halkların haklarının korunması olduğunu hatırlattı ve ABD Kongresi’ne bu konuda denetim çağrısı yaptı.

Arap ülkelerine de çağrıda bulunan İlham Ahmed, Suriye’nin iç savaşa sürüklenmesini önlemek için daha aktif bir rol üstlenmeleri gerektiğini söyledi. Ahmed, Özerk Yönetimin, “tüm Suriye halklarının katılımıyla demokratik ve adil bir gelecek” hedeflediğini vurguladı.

‘Şam yanıt vermedi, artık muhatabımız Türkiye olmuştu’

Şeyh Maksud ve Eşrefiye’den yaralıları ve sivilleri çıkarmak için Şam ile defalarca iletişime geçmeye çalıştığını ancak tüm kapıların kapalı olduğunu söyleyen İlham Ahmed, son aşamada Türkiye ile temas kurduklarını açıkladı.

“Artık muhatabımız Türkiye olmuştu. Hastanelerdeki yaralıların çıkarılması için onlarla iletişime geçtik. Şam ortada yoktu” diyen İlham Ahmed, sahada yaralıların ve sivillerin korunması yerine toplumun topyekûn hedef alındığını, bunun bir katliam kararı olduğunu açık biçimde gördüklerini ifade etti.

Aleviler ile ilgili iddialar

Alevilerin Özerk Yönetim altında askeri eğitim aldığı yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlayan İlham Ahmed, bu söylemlerin bilinçli bir algı operasyonunun parçası olduğunu belirtti.

İlham Ahmed, Şam’ın Alevi halkına yönelik katliamlardan doğrudan sorumlu olduğunu ifade etti.

Kendilerinin Aleviler, Dürziler ve Hristiyanlar dahil tüm azınlıklarla temas halinde olduğunu söyleyen İlham Ahmed, “Alevilere ve Dürzilere insani yardım gönderdik. Katliamlardan kaçan herkese kapılarımızı açtık” dedi.

İlham Ahmed Esad rejimi unsurlarının korunduğu ya da askeri eğitim aldığı yönündeki iddiaların ise tamamen asılsız olduğunu vurguladı.

İlham Ahmed, Almanya’nın Ahmed Şara’ya yönelik olası ziyaret kabulünü de sert sözlerle eleştirdi.

Şara’nın Almanya ziyareti

Özellikle Halep’te yaşanan katliamların ardından böyle bir ziyaretin Berlin’i ağır bir töhmet altında bırakacağını söyleyen İlham Ahmed, “Colani bugün hesap verme pozisyonundadır” dedi.

Alman yetkililerin bugüne kadar Suriye’deki bileşenlerin ve kadınların haklarını savunan, demokratik bir Suriye’den yana tutum aldığını hatırlatan İlham Ahmed, bu çizginin korunması gerektiğini ifade etti.

İran protestoları ve algı operasyonu

Basın toplantısında bir soru üzerine İran’daki gelişmelere de değinen İlham Ahmed, ülkede uluslararası düzeyde bir değişim kararının netleştiğini söyledi.

Devam eden protestolara destek verdiklerini vurgulayan İlham Ahmed, Şam’ın kendilerini İran destekçisi gibi göstermeye çalıştığını ancak bunun bilinçli bir algı operasyonu olduğunu ifade etti.

“Biz değişim isteyen İran halkının yanındayız” diyen İlham Ahmed, bu konuda net bir duruş sergilediklerini ifade etti.