İran’da 28 Aralık 2025’te Tahran’dan başlayarak tüm ülkeye yayılan protestoların üzerinden 41 gün geçerken, rejimin protestolara ve protestoculara dönük saldırıları sebebiyle hak ihlalleri katlanarak devam ediyor.
Protestolar nedeniyle çocukların şiddet uygulanarak gözaltına alındığına dair çok sayıda tanık beyanı ve bu konudaki raporlar medyaya yansıdı.
Aileler, öğretmenler ve avukatlar bu gözaltına alma biçimi ve gözaltına alınanların resmi gözaltı yerlerinin dışında tutulması nedeniyle bunun “kaçırma” olduğunu belirtiyor.
Kaynaklar, olayların yoğun şiddet, tehdit, günlerce haber alamama, avukata erişimin engellenmesi ve resmi olmayan mekânlarda tutulma gibi uygulamalarla gerçekleştiğini belirtiyor.
Bir anne, 17 yaşındaki çocuğunun sınav sabahı evlerinin önünden zorla götürüldüğünü anlattı. Kendilerini görevli olarak tanıtan yaklaşık 10 iri yapılı erkeğin binanın giriş camını kırarak çocuğunu darp edip gözaltına aldığını belirten anne, “Çocuğum ağlıyordu ve ‘Anne beni kurtar’ diye bağırıyordu. Babasını dövdüler. Bana susmamı söylediler ve devam edersem diğer çocuğumu da götürmekle tehdit ettiler. Çocuğumu Evin Cezaevi’ne götürüldüğünü söylediler. 4 gün boyunca farklı kurumlara başvurmama rağmen yalnızca ‘Burada değil’ yanıtını aldım” ifadelerini kullandı.
Anne, Evin Cezaevi önünde bir görevliye çocuğunun orada olup olmadığını sorduğunu, görevlinin ise “Üzgünüm, çoğumuz neler olduğunu bilmiyoruz” dediğini aktardı.
Otizmli çocuk da gözaltında: Aileye zorla itiraf videoları izletildi
Başka bir vakada, 14 yaşındaki bir çocuğun yakını, ailenin büyük korku içinde olduğunu ve rejim muhafızlarının “Yakında serbest bırakılacak” yönündeki sözlerine tutunduklarını söyledi. Çocuğun yakını, çocuğun otizmli olduğunu ve gününün çoğunu bilgisayar oyunları ve müzikle geçirdiğini belirtti. Aileye zorla itiraf videoları izletildiği öğrenildi.
Çocuğun annesinin ise, son dönemde verilen idam kararlarına dair haberleri duyduktan sonra ağır bir kaygı yaşamaya başladıklarını aktardı.
Avukatlara engel: Vekalet talepleri reddediliyor
Bir avukat, çocuk ve öğrencilerin gözaltına alınmasına ilişkin dosyalarda defalarca vekâlet almak için başvuruda bulunduğunu ancak hiçbir talebinin kabul edilmediğini söyledi. Avukat, bazı çocukların “soğuk silah taşıma” (kesici-delici alet) veya “kamu malına zarar verme” gibi suçlamalarla karşı karşıya bırakıldı ve kimi vakalarda ailelerine haber verilmeden, avukat olmaksızın sorgulandığını söyledi.
Birçok çocuğa neye imza attığını bilmeden belgeler imzalatıldığı, bazılarının ise hiçbir belge imzalatılmadan ailelerine teslim edildiğini aktaran kaynaklar, serbest bırakılan çocukların büyük bölümünün hem fiziksel hem de psikolojik olarak kötü durumda olduğunu belirtti.
‘Çocuklar depo ya da hangarlarda tutuluyor’
İran Adalet Bakanı, 16-18 yaş arası bazı gözaltıların Çocuk ve Gençlik Islah Merkezi’nde tutulduğunu ve çoğu çocuğun durumunun hızla netleştirilerek ailelerine teslim edildiğini açıklasa da aileler ve hukukçular, bazı çocukların cezaevi ya da resmi gözaltı merkezleri yerine Tahran çevresindeki depolarda ve hangar benzeri yapılarda tutulduğunu bildirdi.
Tahran’daki Islah Merkezi’ni ziyaret ettiğini söyleyen Adalet Bakanı, çocukların mümkün olduğunca bu merkezlerde tutulmamaları için hassasiyet gösterildiğini iddia etti. Ancak ailelerden biri, 16 yaşındaki kızlarının bir hafta boyunca kendilerinden tamamen gizli tutulduğunu, daha sonra Tahran çevresindeki bir hangarda bulunduğunu ve bir milyar tümenin üzerinde nakit kefalet ödenerek serbest bırakıldığını aktardı. Genç kızın serbest bırakıldıktan iki gün sonra kan enfeksiyonu nedeniyle bilincini kaybettiği şu anda da yoğun bakımda tedavi gördüğü öğrenildi.
Öğrenciler okuldan gözaltına alınıyor
Tahran’daki bir lisede görev yapan 11’inci sınıf öğretmeni bir tanık, güvenlik güçlerinin bağırarak ve tehdit ederek bir öğrenciyi sınıfın içinden çıkarıp götürdüğünü aktardı. Öğretmen, öğrencinin ailesiyle iletişim kurmasına izni vermeyen ekiplerin, kendilerine direnilmesi hâlinde tüm öğrencileri gözaltına almakla tehdit ettiğini söyledi. Öğretmen, söz konusu olay sırasında bir öğrencinin de sinir krizi geçirdiğini kaydetti.
Gözaltına alınan isimlerine ulaşılan çocuklar şu şekilde:
“Borhan Sami Kia – Tahran, Parsa Hemmeti – Kirmanşan, Şervin Bağeryan Cebeli – İsfahan, Seccad Darabi – İsfahan, Erfan Cevadi (17) – Dehdeşt, Amir Ali Babayi (17) – Gorgan, Muhammed Ahurani (17) – İranşehr, Kesra Gaderbigi (16) – Asmanabad, İlam, Muhammed Rıza Derzade (15) – Çabahar (gözaltı öncesi saçma mermisiyle yaralandı), Azim Muhammedi (yaklaşık 17) – Çabahar, Resul Fethi (13) – Dehgolan, Taha Beluçi (16), Seyyid Muhammed’in oğlu – Serimiç köyü / Çabahar, Parsa Hemmeti (15) – Kirmanşan, Taha Rahimi (16) – Arak, İman Hüseyni (17) – Sircan, Kirman, Ali Ayvazi (16) – İze, Zehra Mehdevi (17) – Sebzevar, Ebulfazl Saki (14) – İlam, Parmida Yamani (16) – Kirman, Ebulfazl Moradi (16) – Fuladşehr, Gazal Ghalandari (16) – Yasuc, Taha Rızayi (14) – Tebriz, Mohsen Mali (17), Ebulfazl Aghayi (15), Hamid Rıza Hüsrevi (14) – Şuşter, İmad Ghorbani (öğrenci) – Şuşter, Benyamin Musevi (17) – İze, Hüsam Muhammedi (16) – İze, Şayver Elborzi (16) – İze, Sema Davudifer (16), Taha Han Hubani (16), Kuruş Heyri (11) – Lorestan, Hesti Kerimi (16) – Meşhed.”
Hayatını kaybeden 164 çocuğun ismi açıklandı

İran Eğitimciler Sendikaları Koordinasyon Konseyi, rejim tarafından öldürülen 163 çocuğun isimlerini yayımladıklarını belirterek, ailelerden bu suçların belgelenmesine yardımcı olmalarını istedi.
Konsey, hayatını kaybeden, zarar gören veya gözaltına alınan çocukların hikayelerinin kaydedilmesi çağrısında bulunurken, bu örgütlü suçların tam olarak belgelenmesi için herkesten, özellikle çocuklarını kaybeden, yaralanan ya da gözaltına alınmış ailelerden yaşananları Konseye göndermeleri istendi. Konsey, hikayelerin kaydedilmesini “sessizliği kırmak ve resmi inkarla mücadele etmek” olarak nitelendirerek, bu suçların unutulmaması ve gerçeklerin kamu hafızasından silinmemesi için kolektif bir çaba olduğunu vurguladı.
Konsey açıklamasında hikayelerin kaydedilmesinin gerçeğin korunması, toplu adaletin takip edilmesi ve bu tür şiddet olaylarının tekrarının önlenmesi için gerekli bir adım olduğu vurgulayarak, ailelerden güvenlik güçlerinin tehditlerinden korkmamalarını, bağımsız avukatlara başvurmalarını ve çocuklarının isimlerini medyada paylaşmalarını istedi.
İran’daki protestolar
İran’da protestolar, 28 Aralık 2025’te Tahran’daki Kapalı Çarşı esnafının yüksek enflasyon ve para birimi tümenin tarihi değer kaybına karşı greve gitmesiyle başladı. Kısa sürede diğer eyaletlere yayılan eylemler, rejim karşıtı protestolara dönüştü.
Son bir yılda tarihi dip seviyelere gerileyen riyal, yüzde 40’a ulaşan enflasyon ve artan yaşam maliyetleri halkın alım gücünü ciddi biçimde düşürdü. Yaptırımlar, kötü yönetim ve yolsuzluk iddiaları ekonomik krizi derinleştirdi.
HRANA, İran’daki 40 günlük protestolarda 164’ü çocuk 6 bin 445 kişinin rejim güçleri tarafından öldürüldüğünü, 50 binden fazla kişinin tutuklandığını açıkladı. İnternet kısıtlamaları, gözaltı ve tutuklamaların hala devam ettiği belirtildi.
Halkın dünyayla bağı kesildi, infazlar tespit edilemiyor: İran’da 40 gün




