• Ana Sayfa
  • Manşet
  • İran’dan karşı hamle: Avrupa ülkesi orduları terör listesinde

İran’dan karşı hamle: Avrupa ülkesi orduları terör listesinde

İran’ın dini lideri Hamaney, ABD ile olan gerilime dair, “Savaş başlatırlarsa bölgesel çatışma olur” açıklaması yaptı. AB’nin Devrim Muhafızları’nı terör listesine almasına Tahran’dan misilleme geldi. Bölgede gerilimin giderilmesine yönelik temaslar da sürüyor.

İran’dan karşı hamle: Avrupa ülkesi orduları terör listesinde
İran’dan karşı hamle: Avrupa ülkesi orduları terör listesinde
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 1 Şubat 2026 13:29
  • Güncellenme: 1 Şubat 2026 13:39

Avrupa Birliği’nin (AB) İran’ın Devrim Muhafızları’nı terör örgütleri listesine almasının ardından Tahran da AB üyesi ülkelerin ordularını “terörist gruplar” olarak sınıflandıracağını duyurdu.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf Pazar günü yaptığı açıklamada, tam adı “İslam Devrim Muhafızları Ordusu” olan askeri güçlerinin terör listesine alınmasını destekleyen tüm AB ülkelerinin ordularının terör listesi kapsamına alınacağını bildirdi.

AB’nin yaptırım kararına karşılık, dayanışma amacıyla Devrim Muhafızları üniforması giyen milletvekillerine hitap eden Meclis Başkanı, “Avrupalılar, Devrim Muhafızları’nı hedef almaya çalışarak aslında kendi ayaklarına sıktılar” dedi.  Kalibaf, AB’nin “körü körüne Amerikalılara itaat ederek” kendi halkının çıkarlarına aykırı hareket ettiğini de ileri sürdü. Meclis Başkanı, Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu’nun AB ülkelerinin askeri ataşelerinin sınır dışı edilmesini değerlendireceğini de dile getirdi.

AB, Tahran’daki İslamcı yönetime karşı düzenlenen ve binlerce kişinin yaşamını yitirdiği protestoların bastırılmasına tepki olarak Devrim Muhafızları adlı 120 bini aşkın askerin görev yaptığı rejim birliklerini geçen hafta “terörist” ilan etmişti.

Bu kararla söz konusu rejimin elit güçleri, Brüksel açısından IŞİD, El Kaide ve benzeri terör örgütleri ile aynı statüde değerlendiriliyor. İran’a yönelik mevcut yaptırımlar nedeniyle söz konusu adımın büyük bir getirisi olacağı beklenmiyor. Karar daha çok, Avrupalıların Tahran yönetimine karşı tutumunda “sembolik kırılma noktası” olarak yorumlanıyor.

Devrim Muhafızları, 1979 yılındaki İslam Devrimi’nin ardından mevcut sistemi korumak amacıyla kurulmuştu. Ülkede geniş bir nüfuza sahip olan yapı, ekonominin ve silahlı kuvvetlerin büyük bir bölümünü kontrol ediyor.

Hamaney’den ABD’ye: ‘Savaşı başlatırlarsa bölgesel çatışma olur’

İran Dini Lideri Ali Hamaney, ABD ile İran arasındaki gerilim hakkında konuştu.

İran devlet televizyonuna ait internet sitesi iribnews’e göre, Hamaney, devrimin 47. yılı münasebetiyle Tahran’daki konutunda halka hitap etti.

Hamaney, “Amerikalılar şunu bilsin ki, eğer bir savaş başlatırlarsa bu kez savaş bölgesel olacaktır” dedi.

Washington yönetiminin zaman zaman savaştan söz etmeleri, uçaklardan ve savaş gemilerinden bahsetmelerinin yeni bir durum olmadığını dile getiren Hamaney, “Geçmişte de Amerikalılar defalarca söylemlerinde tehdit etmiş, ‘tüm seçenekler masada’ demişlerdi. Buna savaş seçeneği de dahildi.” ifadelerini kullandı.

Tahran yönetiminin, savaş başlatan taraf olmak istemediğini ve hiçbir ülkeye saldırmak istemediğini dile getiren Hamaney, “İran halkı, kendisine saldıran ve zarar veren olursa, ona çok sert bir karşılık verir” şeklinde konuştu.

Ülkesinde sokak gösterilerinde yaşanan olayları darbe girişimine benzeten Hamaney, “Yaşanan fitne, bir darbeye benziyordu. Bu darbe bastırıldı. Amaçları, ülkenin yönetiminde etkili ve kritik merkezleri tahrip etmekti. Bu nedenle polise, devlet kurumlarına, Devrim Muhafızları merkezlerine, bankalara ve camilere saldırdılar, Kur’an yaktılar. Ülkeyi yöneten merkezleri hedef aldılar. Bu, darbe girişimine benzer bir durumdu” dedi.

İran müzakerelere hazırlanıyor

Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni askeri tehditleri üzerine Washington ile yaşanan ihtilafta barışçıl bir çözümden yana olduğunu dile getirdi. İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde “diplomatik süreçlerin başlatılmasının” gerekli olduğunu vurguladı. Pezeşkiyan, ülkesinin “hiçbir zaman savaş arayışında olmadığını” ve şu anda da bir savaş istemediğini belirtirken, “bir savaşın ne İran’a ne ABD’ye ne de bölgeye fayda sağlamayacağına inandığını” da ifade etti.

Bu arada İran’ın ABD ile müzakerelere hazırlandığı bildirildi. Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, medyada “suni olarak körüklenen savaş söyleminin” aksine “müzakereler için yapısal hazırlıkların sürdüğünü” belirtti. IRNA ajansı da Laricani’nin mesajına dayanarak, nükleer program hakkındaki görüşmelerin “askeri çatışma tehditlerine rağmen” somutlaşmaya başladığını bildirdi.

ABD merkezli haber portalı Axios ise bu süreçte Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Laricani’nin Cumartesi günü Tahran’da Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman el Sani ile bir araya geldiğini okuyucularına aktardı. Katar Başbakanı Sani’nin ABD ile İran arasında arabuluculuk yapmaya çalıştığı kaydediliyor.

Trump baskıyı artırıyor

ABD Başkanı Donald Trump ise Tahran üzerindeki baskıyı yeni tehditlerle tırmandırmaya devam etti. Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, daha fazla savaş gemisinin İran’a doğru yolda olduğunu belirten Trump, “Umarım bir anlaşma yaparız” diye konuştu.

Florida uçağında gazetecilere verdiği demeçte Trump, kabul edilebilir bir sonucun müzakere edilmesini beklediğini dile getirerek gerilimi azaltır tonda açıklama yaptı. Söz konusu görüşmelerin, tartışmalı nükleer programın yanı sıra balistik füze geliştirme faaliyetlerinin kısıtlanmasını da kapsaması talep ediliyor.

İran’a yönelik askeri müdahalenin bütün bölgeyi kapsayan bir savaşa dönüşmesi söz konusu olduğundan uluslararası toplum gerilimin azaltılması ve diplomatik temasların artması talebinde bulunuyor. Haziran 2025’te ABD ordusu, İsrail saldırılarıyla eş zamanlı olarak İran’daki nükleer tesislere yönelik bombardıman düzenlemişti.

Trump, Tahran yönetimine yönelik askeri müdahale tehditlerini, ülkedeki son protestolara devlet güçlerinin kanlı müdahalesini bahane göstererek son haftalarda oldukça sık tekrarlarken Ocak ayı itibarıyla ABD ordusu, USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve refakatindeki gemilerle bölgedeki askeri varlığını güçlendirme yoluna gitti.

Gerilimin tırmandığı şu günlerde doğrudan ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’e bağlı olan Devrim Muhafızları’nın Basra Körfezi’nde üç gün sürecek bir tatbikata başlayacağı duyuruldu. ABD, İran ile Umman arasında yer alan ve küresel petrol sevkiyatının en kritik noktalarından biri sayılan 55 kilometre genişliğindeki Hürmüz Boğazı’nda İran birimlerinin uluslararası sular ve hava sahasında faaliyet gösterme hakkı olduğunu tanımakla birlikte; ABD gemileri veya üsleri üzerinde düşük irtifada uçuş gibi güvenliği tehdit edici gördüğü manevralara izin vermeyeceğini duyurdu.

ABD ile İran arasındaki yüksek tansiyona dair ABD Başkanı Donald Trump da konuştu. İran’ın ABD ile “ciddiyetle” konuştuğunu söyleyen Trump, “İran’ın kabul edilebilir bir anlaşmaya varmasını umuyorum.” dedi.

ABD Başkanı Trump, dün de açıklamasında İran’a anlaşma yapmak için bir süre verdiklerini, ancak bunun ne zaman sona ereceğini yalnızca Tahran’ın bildiğini söylerken, “Umarım bir anlaşma yaparız. Anlaşma yapmazsak ne olacağını göreceğiz” ifadelerini kullanmıştı. (NTV/DW Türkçe)