ABD’de geçen yıl gözaltına alınan ve hakkında sınır dışı işlemi başlatılan Türkiyeli doktora öğrencisi Rümeysa Öztürk hakkındaki dava düşürüldü. Göçmenlik yargıcı, Öztürk’ün sınır dışı edilmesine yönelik sürecin hukuki bir dayanağının bulunmadığına karar verdi.
Rümeysa Öztürk’ün avukatlarının yürüttüğü yasal sürecin ardından verilen kararla, sınır dışı işlemi sonlandırıldı. Karar sonrası Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) aracılığıyla açıklama yapan Rümeysa Öztürk, “Adalet sisteminin tüm kusurlarına rağmen, davamın ABD hükümetinin haksızlığa uğrattığı diğer kişilere umut verebileceğini umuyorum” ifadelerini kullandı.
Öztürk’ün avukatları, müvekkillerinin Tufts Üniversitesi’nde yayımlanan öğrenci gazetesi Tufts Daily’de, üniversitenin İsrail ordusunun Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin tutumunu eleştiren bir görüş yazısına imza attıktan sonra ABD göçmenlik yetkilileri tarafından gözaltına alındığını açıklamıştı.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı’ndan bir yetkili ise davanın düşürülmesini “yargı aktivizmi” olarak nitelendirdi. Reuters’a konuşan yetkili, kararı temyize götürmeyi değerlendirdiklerini söyledi. Aynı yetkili, “Amerika’ya gelip ifade özgürlüğünün arkasına sığınarak Amerikan karşıtlığı ve antisemitizm savunuculuğu yapabileceklerini düşünenlere mesajımız net: Bir kez daha düşünsünler” ifadelerini kullandı.
Rümeysa Öztürk, 25 Mart 2025’te gözaltına alınmış, 9 Mayıs’ta görülen kefalet duruşmasının ardından serbest bırakılmıştı. Duruşma öncesinde BBC Türkçe’ye konuşan avukatı Mahsa Khanbabai, ABD yönetiminin Rümeysa Öztürk’e yöneltilen suçlamalara ilişkin herhangi bir kanıt sunmadığını belirterek, müvekkilinin siyasi nedenlerle hedef alındığını savunmuştu.
Vize iptali açıklaması
Fulbright bursiyeri olan Rümeysa Öztürk, ABD’li yetkililer tarafından “Hamas’ı desteklemek” suçlamasıyla itham edilmişti. Avukatları ise Rümeysa Öztürk’ün yalnızca üniversitesinin İsrail’e yönelik politikalarını eleştiren bir yazıya imza attığı için gözaltına alındığını ifade etmişti.
Söz konusu yazıda İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları “soykırım” olarak nitelendirilmiş ve üniversite yönetiminden İsrail bağlantılı kurumlarla ilişkilerin kesilmesi talep edilmişti. Gözaltı sürecinde açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rümeysa Öztürk’ün öğrenci vizesinin iptal edildiğini ve sınır dışı edileceğini duyurmuştu. Rubio, “Hamas destekçisi” olarak nitelendirdiği 300’den fazla yabancı öğrencinin vizesinin iptal edildiğini de açıklamıştı.
Reuters’ın aktardığına göre Ocak 2026’da Boston’daki bir federal yargıç, hükümetin Rümeysa Öztürk gibi akademisyenleri gözaltına alarak sınır dışı etmeye çalışmasının yasalara aykırı olduğuna hükmetti. ABD Adalet Bakanlığı, 9 Şubat’ta bu kararı temyize götürdü.
Rümeysa Öztürk’ün avukatı, müvekkilinin öğrencilik statüsünü ihlal edecek hiçbir faaliyette bulunmadığını vurgulayarak, “Onu bir sembol haline getirip diğer öğrencileri insan haklarını savunmaktan vazgeçirmeye çalışıyorlar” değerlendirmesinde bulunmuştu. Sürecin Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından da yakından takip edildiği belirtildi.
Trump da sürece değinmişti
ABD Başkanı Donald Trump da Rümeysa Öztürk’ün gözaltına alınmasına ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. Trump, Nisan 2025’te Time dergisine verdiği röportajda, ABD Adalet Bakanlığı’ndan Öztürk’ün Hamas’ı desteklediğine dair kanıtların kamuoyuyla paylaşılmasını isteyeceğini söylemiş, “Bununla ilgili bir sorunum olmaz. Bakacağım ancak spesifik olarak bu dosyadan haberim yok” ifadelerini kullanmıştı.
Öztürk’ün gözaltında tutulduğu süreçte sağlık durumunun kötüleştiği de kamuoyuna yansımıştı. Avukatı, Rümeysa Öztürk’ün gözaltına alındıktan sonra 11 astım atağı geçirdiğini açıklamış ve sağlık durumuna ilişkin ciddi endişe duyduklarını belirtmişti.




