ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları beşinci haftasına girerken, savaşın yeni cephesi sanayi bölgeleri oldu. İsrail savaş uçakları, son günlerde İran sanayisinin “omurgası” olarak nitelendirilen İsfahan’daki Mobarakeh ve demir döküm tesisleri ile Huzistan Çelik Kompleksi’ni hedef aldı.
‘İran’ın çelik kapasitesinin yüzde 70’i yok edildi’
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 3 Nisan 2026 tarihinde yaptığı açıklamada İran’ın çelik üretim kapasitesinin yüzde 70’inden fazlasının ortadan kaldırıldığını iddia etti.
Tahran yönetimi stratejik tesislerin vurulduğunu doğrularken, hasarın boyutuna ilişkin resmi bir veri paylaşmadı. Ancak uzmanlar, dünya çelik üretiminde 10. sırada yer alan İran’ın bu sektörde aldığı darbenin ekonomide zincirleme etkiler yaratabileceği görüşünde.
İran, yıllık yaklaşık 32 milyon tonluk üretimiyle Ortadoğu’nun en büyük çelik üreticilerinden biri konumunda. Sektör, ülkeye her yıl 12 ila 15 milyar dolar arasında döviz girdisi sağlıyor. Üretimin yaklaşık yüzde 30’unun ihraç edilmesi, çeliği İran ekonomisinin en güçlü kalemlerinden biri haline getiriyor.
Son 15 yılda petrol ihracatına yönelik yaptırımların artmasıyla birlikte çelik ve petrokimya ürünleri, İran için kritik bir gelir kaynağı ve yaptırımlara karşı bir denge unsuru olmuştu.
Sanayi tesisleri neden hedefte?
Çelik tesislerinin hedef alınmasının ardında yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda askeri ve yapısal nedenler de bulunuyor. İran’daki çelik endüstrisinin önemli bir bölümü, dini liderliğe bağlı ekonomik yapılar üzerinden yönetiliyor.
Bu yapılardan biri olan Bonyad Mostazafan (Müstazaflar Vakfı), sahip olduğu holdingler aracılığıyla hem sanayi üretiminde hem de güvenlik kurumlarının finansmanında etkili bir rol oynuyor. Bu nedenle söz konusu tesislere yönelik saldırılar, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda askeri kapasiteyi de hedef alan stratejik hamleler olarak değerlendiriliyor.
Tahran’dan misilleme: Bölgesel sanayi hedefte
İran, saldırılara karşılık olarak İsrail’deki sanayi tesisleri ile Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki büyük alüminyum üretim merkezlerine füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi. Bu durum, savaşın bölgesel ölçekte sanayi altyapılarını hedef alan yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor.
Rojhilat piyasaları baskı altında
Savaşın sanayiye yönelik etkileri Rojhilat illerinde de hissedilmeye başladı. İran genelinde 100’den fazla çelik ünitesi bulunurken, bunlardan dördü Rojhilat bölgesinde faaliyet gösteriyor.
Urmiye, Kirmanşan ve Lorestan’daki tesislerin yanı sıra, Sine eyaletinin Qorveh ilçesinde temeli atılan ancak henüz tamamlanmayan Kürdistan Çelik projesi de bu ağın bir parçası.
Bu tesislerin toplam üretimdeki payı yüzde 1’in altında olsa da uzmanlara göre asıl risk dolaylı etkilerde yatıyor. Üretimde yaşanacak aksama nedeniyle demir ve çelik fiyatlarının hızla yükselmesi, inşaat sektörünü durma noktasına getirebilir. Bu durumun Rojhilat pazarında durgunluk ve işsizliği artırabileceği değerlendiriliyor.



