İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri çağrıcılığında 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda “Demokratik toplum için barışa ses ver” sloganıyla miting gerçekleştiriliyor.
Kadıköy’de bulunan Söğütlüçeşme Durağı’nda bir araya gelen siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve inisiyatifler, bir süre çalınan şarkılar eşliğinde halaya durdu.
Taşıdıkları döviz ve sloganlarla barıştaki ısrarını sık sık vurgulayan kalabalık grup, daha sonra Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri’nin “Savaşa ve sömürüye karşı demokrasi ve barış kazanacak” pankartı eşliğinde kortejler halinde meydana doğru yürüyüşe geçti.
Kadıköy’deki 1 Eylül Barış Mitinginde “Barışa Ses Ver” “Deng Bide Aştiye” sloganı öne çıktı pic.twitter.com/sMb363jIkc
— İlke TV (@ilketvcomtr) August 31, 2025
Yürüyüşte Barış Anneleri, “Hawırdora aştiyê ew ku em bikaribin bi zimanê xwe yê dayîkê li her derê bi serbestî biaxivin”, Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, “Barışın sesini kadın dayanışmasıyla haykırıyoruz”, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Demokratik toplum için barışa ses ver”, DEM Parti Genç Kadın Meclisi, “Onurlu barışın yolu kadın özgürlükçü demokratik sosyalist toplum”, DEM Parti Gençlik Meclisi, “Bi hevrêtîya komunalîst pergala tecridê dişkînin”, Marmara Tutuklu Aileleriyle Yardımlaşma Derneği (MATUHAY-DER) yazılı pankartı taşıdı.
Yürüyüşte aynı zamanda açılan pankartlarla demokratik toplum için atılması gereken adımlardan biri olan Kürtçe’nin resmi eğitim dil olmasına dikkat çekildi.
Yürüttükleri adalet mücadelesinde yaşamını yitiren Cumartesi Anneleri ile Barış Anneleri’nin de fotoğrafları taşındı.
Kitlenin Rıhtım Meydanı’na girişinin ardından miting başladı.
İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, yaptıkları ortak açıklamada savaş, çatışma, yoksulluk ve sömürüye karşı halkların eşit ve demokratik şekilde yaşaması için süregelen mücadelenin önemine dikkat çekti.
Açıklamanın Kürtçesini Zeynep Yıldırım, Türkçesini Nebil Sarıkaya okudu.
Çatışma ve savaşların, yoksulluğa, sömürüye ve göçe neden olduğu belirtilen açıklamada, tüm bunlara karşı halkların eşit ve demokratik şekilde yaşaması için mücadele edildiği ifade edildi.
‘Demokratik kanalların sürece katılımının önünün açılmalı’
Açıklamanın devamında ise şunlar yer aldı:
“Savaş halinin getirdiği yıkımların son örneği Filistin’de yaşanıyor. Soykırım, dünyanın gözleri önünde açıkça ilan edilerek yapılıyor. Uluslararası kuruluşlar katliama engel olacak etkili bir tutum ortaya koymuyor hatta katliama destek veriyor. Halklar ise dünyanın her yerinde ayakta, insanlık mirasına sahip çıkıyor. Türkiye’deki siyasi iktidar daha önce İsrail’e karşı göstermelik olarak verdiği tepkileri bile vermez durumda. Ayrıca komşumuz Suriye’de de geçici hükümet, Dürzi ve Alevilere yönelik saldırılardan ve katliam denemelerinden geri durmamaktadır. Tüm bunlar bölgemizde halkların ne kadar zor koşullar altında var olmaya çalıştığının kanıtıdır. Bölgemizde katliamları durdurmanın tek yolu halkların eşit, adil ve barış içinde bir dünya için verecekleri mücadeledir.
Demokrasi ve barış için yıllardır başta Kürt halkı olmak üzere tüm halkların yürüttüğü mücadelenin sonucu olarak tarihi bir imkan doğdu ve barış tartışılıyor. Ancak bir yandan barış tartışılırken diğer yandan baskılar sürüyor. İçeride hukuksuzlukların ve baskının, dışarıda savaş politikalarının sürdüğü bu çelişkili atmosferde barış hedefleyen bir sürecin hakkıyla ilerlemesi mümkün değildir. Tarafların, siyasi aktörlerin kendilerini rahat ifade edebilmeleri ve çalışma yürütebilmeleri adına gerekli hukuki altyapının kurulması gerekmektedir. Tüm demokratik kanalların sürece katılımının önünün açılması zorunludur.”
‘Savaş ilan eden zihniyeti yeneceğiz’
İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, tüm halkları savaşsız, sömürüsüz, laik ve eşitlikçi bir gelecek için mücadele etmeye davet etti ve “Savaşsız, sömürüsüz, laik, eşitlikçi bir gelecek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Zeytinlikleri, ormanları madencilik faaliyetlerine açıp doğaya, yeşile, ekolojik bir yaşam bile savaş ilan eden bu zihniyeti yeneceğiz. Halkların güvenlik ve refah içinde yaşamasının tek yolu barıştır. Savaşsız, sömürüsüz bir dünya bizlerin elleriyle kurulacaktır. Herkesi bu umudu büyütmeye çağırıyoruz” mesajını paylaştı.
Abdullah Öcalan’ın mesajı okundu: “Barış mutlaka kökleşecek, yaşamda karşılığını bulacaktır”
Abdullah Öcalan’ın 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle gönderdiği mesaj, mitingte okundu. Abdullah Öcalan mesajında, “Gerçek barış; özgürlüğün, demokrasinin ve toplumsal adaletin yaşamın bütün alanlarında vücut bulmasıyla mümkündür” dedi.
Abdullah Öcalan mesajında, barış ve demokratik çözüm çağrısının sıradan bir siyasi hamle olmadığını belirtti. Öcalan, bu çağrının hem Türkiye’de hem de Ortadoğu genelinde yeni bir dönemin kapılarını araladığını vurguladı.
Abdullah Öcalan’ın mesajının tamamı için tıklayın.
Tülay Hatimoğulları: Komisyon acil bir biçimde yasal düzenlemeler yapmalı
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Parti (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, daha fazla barıştan yana ses yükseltilmesi gerektiğini dile getirerek “İsrail Gazze sokaklarında her yeri bombalıyor. Filistin halkı mazlum bir halktır. Bizler Filistin halkının haklı davasının yanındayız. Suriye’de yönetim değiştikten bugüne kadar orada da sular durulmuyor. Bölge tarihinin en büyük Alevi katliamı gerçekleşti. Bizler de buradan onların sesine ses oluyoruz. Suriye’de bir an önce barış tesis edilmeli. Selam olsun mücadele verenlere” dedi.
Türkiye’deki barış sürecine ilişkin de konuşan Hatimoğulları, 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın yaptığı barış çağrısının tarihi bir fırsat sunduğunu belirterek, “Bu tarihi fırsatı iktidar, muhalefet, devlet herkesin o kadar iyi değerlendirmesi gerekiyor ki tarihte böylesi fırsatlar az gelir önümüze. Ama bu çağrının güçlü bir şekilde karşılık bulması için mevcut olan süreçte daha hızlı adımlar atılması lazım. Ancak şunu da belirtmeliyiz ki iyi niyet mesajlarıyla ve hele şu gün de geçsin yarın bakacağız, yarın yapacağız, yaklaşımıyla ipe un seriliyorsa bunu kabul etmek mümkün değildir. Bugün bu komisyonun acil bir biçimde süreci hızlandırmak üzere yasal düzenlemeleri yapması lazım” ifadelerini kullandı.
Hatimoğulları, hasta tutsakların durumuna ve AYM ile AİHM kararlarının hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, Kobani davası tutuklularının derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu:
“İnfazda eşitlik yasasından tutalım da kayyım yasası ve demokratik yerel yönetimler yasasına kadar, bunun yanı sıra özellikle infazı yakılanlar ve aslında bir yasa çıkarmaya gerek olmadan, atılması gereken çok önemli adımlar var. Hasta tutsaklarla ilgili adımlar var. Can Atalay’ın, Osman Kavala’nın, Çiğdem Mater’in, onlar hakkında verilmiş AYM ve AİHM kararlarının hayata geçmesi lazım ve Kobani kumpas davası tutsakları derhal serbest bırakılmalıdır.”
‘Barış demokrasisiz, demokrasi barışsız olmaz’
Hatimoğulları, Öcalan’la görüşme sağlanmasının önemini vurgulayarak, şunları ekledi:
“Komisyonun adım atması gereken en önemli konulardan biri, Kürt halkının ve kendi örgütünün baş müzakereci olarak ilan ettiği Sayın Abdullah Öcalan’la bir an önce görüşme sağlanmalıdır. Sayın Öcalan’ın özgür çalışabileceği, özgür yaşayabileceği bir ortamın, her kesimle görüşme yapabileceği bir ortamın acilen sağlanması lazım. Bu konuda elimizden gelen her türlü çabayı ve mücadeleyi hep beraber sürdüreceğiz. Sadece komisyon değil, iktidar, devlet, muhalefet bu dönemde şunu net bir şekilde bilince çıkarmalı, pratiğe yansıtmalıdır.”
Hatimoğulları, seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi ve kayyım uygulamasının son bulması gerektiğini ifade ederek, barışın demokrasi ile mümkün olacağını vurguladı: “Barış demokrasisiz, demokrasi barışsız olmaz. Bedel ödeyenlere, analara sözümüz olsun: Barışı el ele vererek inşa edeceğiz.”
Kadınların barış mücadelesindeki rolüne de değinen Hatimoğulları, Cumartesi Anneleri, Barış Anneleri ve Kürt kadın hareketinin katkılarını hatırlatarak, “Barış sadece silahların susması değildir; barış adalettir, eşitliktir, kardeşliktir, özgürlüktür. Mücadele edeceğiz, barış gemisi limana varacak” dedi.
Tülay Hatimoğulları:
🔻Türkiye tarihi bir fırsat yakaladı. İktidar muhalefet ve devletin bu fırsatı iyi değerlendirmesi gerek
🔻Komisyonun acil bir biçimde yasal düzenlemeleri yapması gerekirhttps://t.co/VgxB3AeV2y pic.twitter.com/rn9wBAgukv
— İlke TV (@ilketvcomtr) August 31, 2025
Barış Anneleri: Çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz
Ardından Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi Bedia Gökyüz, konuşma gerçekleştirdi.
Bedia Gökyüz, annelerin savaş istemediğini belirterek, “Yıllardır savaş oldu ama iki taraf da bu savaşı kazanamadı. Bugün barış günüdür. Çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz. Onurlu bir barış istiyoruz. Barış Anneleri olarak kanımızın son damlasına kadar barışı bekleyeceğiz. Buradan şunu belirtmek istiyorum: Dilimiz de yasaktır biz kendi dilimizi de istiyoruz. Barış anneleri olarak bütün bu yasakların ve acıların son bulmasını istiyoruz” diye konuştu.
Konserle son buldu
Konuşmaların ardından Babetna ve Özlem Bağlayan’ın sahne almasıyla miting son buldu.
Abdullah Öcalan’dan 1 Eylül mesajı: Barış mutlaka kökleşecek, yaşamda karşılığını bulacaktır