• Ana Sayfa
  • Kadın
  • İzmir’de kadınlar yürüdü: ‘Bir adım bile geri atmıyoruz’

İzmir’de kadınlar yürüdü: ‘Bir adım bile geri atmıyoruz’

İzmir Kadın Platformu, son günlerde yaşanan kadın cinayetlerine karşı yürüyüş düzenledi, açıklamada, “Düşmanımızı tanıyoruz. Ve onunla mücadele etmekten korkmadığımızı buradan bir kez daha haykırıyoruz” ifadeleri yer aldı.

İzmir’de kadınlar yürüdü: ‘Bir adım bile geri atmıyoruz’
İzmir’de kadınlar yürüdü: ‘Bir adım bile geri atmıyoruz’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 28 Ocak 2026 21:19
  • Güncellenme: 28 Ocak 2026 21:20

İzmir Kadın Platformu, artan kadın cinayetlerine karşı Alsancak ÖSYM binası önünde bir araya gelerek, Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne doğru yürüdü.

“İzmir’de 3 günde, 3 kadın cinayeti. Koruma, aklama, yargıla” pankartı yer aldığı yürüyüşte “Kutsal aileniz batsın kadınlar yaşasın” ve “Bilip susanlar suçludur sorumludur” dövizleri taşındı.

Sık sık “Jin, jiyan, azadî”, “Kadın yaşam özgürlük”, “Kadın cinayetleri politiktir” ve “Bijî berxwedana jinan” sloganları atıldı.

Çok sayıda kadının katıldığı açıklamayı Platform Üyesi Rabia Taşdemir okudu.

Ülkede kadınların sistematik olarak öldürüldüğünü ifade eden Rabia Taşdemir, bu cinayetlerin münferit olmadığını, erkek devlet şiddetinin, cezasızlığın ve kadın düşmanı politikaların sonucu olduğunu belirtti.

Sadece son haftada 3’ü İzmir’de olmak üzere 4 kadının öldürüldüğünü belirten Rabia Taşdemir, savaşın, erkek egemen düzenin kadınlara yönelik şiddeti meşrulaştırdığı zeminlerden biri olduğunu söyledi.

‘Saçını ören kadınlardan rahatsız olanların niyetini biliyoruz’

Rabia Taşdemir, “Kadınlar bu zeminlerde birer insan olarak değil, ganimet olarak görülür. Ait oldukları halkı aşağılamak, sindirmek ve cezalandırmak için cinsel saldırıya uğrar; bedenleri parçalanır, teşhir edilir. Bir kadının saçının zorla kesilip kayda alınarak paylaşılması anlık bir öfke ya da bireysel bir sapkınlık değildir. Bu, kadına yönelik şiddetin tarih boyunca etnik kimlik üzerinden de kurulan, sistematik ve örgütlü halidir. Kadınların saçlarının zorla kesilmesi, ganimet olarak alınması kadın kimliğini, onurunu ve bedensel bütünlüğünü hedef alan bilinçli bir şiddet yöntemidir. Verilmek istenen mesaj açıktır: ‘Seni aşağılıyorum. Seni insanlıktan çıkarıyorum.’ Bu zihniyeti tanıyoruz. Düşmanımızı tanıyoruz. Ve onunla mücadele etmekten korkmadığımızı buradan bir kez daha haykırıyoruz. Bir kadının saçını kesip pişkin pişkin sallayanlardan değil, saçını ören kadınlardan rahatsız olanların niyetini biliyoruz. Neden rahatsız olduklarını da biliyoruz. Şunu herkes bilsin; rahatsız olmaya devam edeceksiniz” ifadelerini kullandı.

‘Bu mücadeleden bir adım bile geri atmıyoruz’

“6284’ü uygulamayanlara, koruma kararlarını hiçe sayanlara, kadınların yardım çığlıklarını duymayanlara sesleniyoruz” diyen Rabia Taşdemir, şunları söyledi:

“Bu Saray Rejimi kadın düşmanı politikalarıyla erkeklere cesaret vermektedir. Kadınları aile içine hapsedenlere, önce aile deyip kadınları mezara gönderenlere, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanlara sesleniyoruz: Bu kanlı düzeni kabul etmiyoruz. Öldürülen her kadının hesabını soracağız. Biz İzmir Kadın Platformu olarak buradayız. Öfkeliyiz, isyandayız ve haklıyız. Biliyoruz ki kurtuluş tek başına değil; kurtuluş yan yana gelmekte, kurtuluş örgütlü kadın mücadelesinde. Yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz. Hesap soruyoruz ve bu mücadeleden bir adım bile geri atmıyoruz.” (MA)