Medeni Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz Kampanya Grubu, Diyanet’in miras hakkına ilişkin hutbesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. İstanbul Adliyesi önünde açıklama yapan grup, “Diyanet Anayasa’nın 10. ve 41. maddelerindeki eşitlik ilkesini ve Medeni Kanun’un kadın ve erkek mirasçılar için getirdiği eşit paylaşım hükümlerini yok saymakla kalmıyor kocaya, babaya, erkek kardeşe gidin kadınların emeklerine el koyun, mallarını gasp edin, karşı geldiklerinde onlara şiddet uygulamaktan çekinmeyin çağrısı da yaparak suç işliyor” dedi
Diyanet İşleri Başkanlığı, 15 Ağustos’ta yayınladığı ve 90 bin camiden okunan hutbede eşit miras hakkını ele aldı. Kız çocuklarının miras üzerinde hak talep etmesini erkeklerin hakkına göz koymak olarak niteleyen Diyanet’e tepkiler sürüyor.
Konuya ilişkin birçok kadın Diyanet hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
İstanbul
Medeni Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz Kampanya Grubu ise konuya ilişkin Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde açıklama yaptı.
Grup adına konuşan İrem Gerkuş, Diyanet’in hutbesinde kadınların emeğinin ve Medeni Kanun’un eşitlik hükümlerinin yok sayıldığını belirtti. Gerkuş, “Diyanet Anayasa’nın 10. ve 41. maddelerindeki eşitlik ilkesini ve Medeni Kanun’un kadın ve erkek mirasçılar için getirdiği eşit paylaşım hükümlerini yok saymakla kalmıyor kocaya, babaya, erkek kardeşe gidin kadınların emeklerine el koyun, mallarını gasp edin, karşı geldiklerinde onlara şiddet uygulamaktan çekinmeyin çağrısı da yaparak suç işliyor” dedi.
Kadınlar, hutbenin yalnızca miras hakkını değil, kadınların toplumdaki varlığını hedef aldığını savunarak, Diyanet’in “iktidarın propaganda aracına dönüştüğünü” ifade etti.
Açıklamada, “Bizler çoğunlukla evdeki erkeğe, çocuklara ya da başka aile üyelerine bakmak zorunda kalıp ücretli bir işte çalışamazken, çalışsak da hane içerisinde ücretsiz bakım emeği vermeyi sürürken, eş değer işe eşit ücret alamayıp düşük ücretlere, güvencesizliğe, esnek işlere, yoksulluğa mahkum edilirken Diyanet’in bu hutbesi; o birikimlerin kadınların görünmeyen emekleri sayesinde oluştuğunu yok sayıyor. Ne emeğimizin ne eşit miras hakkımızın gaspına izin veririz, ne de erkeklere tam itaat salık veren hutbelere sessiz kalırız. Diyanet’in Medeni Kanun ve Anayasa’yı ihlal etmesine, kadın düşmanlığını camilerde perçinlemesine karşı bugün sokaklardan sesleniyoruz. Kadın hareketinin mücadelesi sonucu ile yasalarla güvence altına alınan eşit miras hakkımızı tartıştırmayı aklınızdan bile geçirmeyin!” denildi.
Kadın ve LGBTİ+ haklarına yönelik saldırılara karşı mücadelenin süreceği vurgulanan açıklama şöyle tamamlandı:
“Diyanet’in bu hutbesinin tesadüf olmadığını biliyoruz. İktidarın aile yılı kapsamında açıklamalarla, düzenlemelerle, yasa tasarılarıyla dayatmaya çalıştığı eşitsizliğin, köpürttüğü kadın düşmanlığının bir parçası olduğunu görüyoruz. Her fırsatta haklarımıza saldıran, nasıl giyineceğimize, kaç çocuk doğuracağımıza, nasıl doğuracağımıza, kimi seveceğimize, kimle yaşayacağımıza karışmaya kalkanlara, İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çekilenlere, kolluğa başvurduğunda kadınları şiddet gördüğü evlere geri gönderenlere karşı mücadelemiz bitmedi bitmeyecek. Biz bugün burada İstanbul’dan fakat aynı zamanda Türkiye’nin dört bir yanında İzmir’den, Ankara’dan, Antalya’dan, Mersin’den, Kocaeli’den, Diyarbakır’dan, Eskişehir’den, Dersim’den de sesleniyoruz: On yıllar süren mücadelemizle elde ettiğimiz kazanımlarımızdan, Anayasal ve yasal haklarımızdan, eşit, özgür ve şiddetten uzak yaşama ısrarımızdan vazgeçmeyeceğiz.”
Mersin
Mersin Kadın Platformu, bu kapsamda Mersin Adliyesi önünde açıklama yaptı. Açıklamada, “Diyanet, kadın düşmanı hutbe, vaaz ve açıklamalarla kazanımlarımıza saldıramaz. Medeni haklarımızdan vazgeçmiyoruz. Miras hakkımızı tartıştırmıyoruz” pankartı açılırken, sık sık “Erkek adalet değil, gerçek adalet” ve “Kadınlar birlikte güçlü” sloganları atıldı.
Platform adına basın metnini okuyan Nerim Karasu, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 1 ile 15 Ağustos tarihlerinde camilerde okutulan Cuma hutbelerinin kadın kazanımlarını hedef aldığını belirtti. Nermin Karasu, “İktidar, ‘ailenin korunması ve güçlendirilmesi’ adı altında kadın karşıtı politikalarını arabuluculuk düzenlemeleri ve kanunlarla güvence altına alınmış boşanma, nafaka, tazminat gibi kazanımlarımızı gasp etmeye dönük planlar yapıyor. Diyanet ise hutbeleriyle erkek şiddetini örgütlüyor ve kadınların haklarını gasp etmeleri için mesaj veriyor” diye belirtti.
Hutbelerde kadınların kıyafetlerinin hedef gösterildiğini, eşit miras hakkının yok sayıldığını ve “Medeni Hukuk’un yerine Şer’i Hukuk’un” dayatıldığını vurgulayan Nermin Karasu, “Her gün kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülürken, İstanbul Sözleşmesi gibi koruyucu mekanizmalar devre dışı bırakılıyor; şimdi de hutbeler aracılığıyla kadınların yaşam ve miras haklarına göz dikiliyor” dedi. Nermin Karasu, anayasal eşitlik ve laiklik ilkelerine aykırı tutum sergileyenlerin cezalandırılması çağrısında bulundu.
Açıklamanın ardından Mersin Adliyesi’ne giden kadınlar Diyanet İşleri Başkanlığı hakkında suç duyurusunda bulundu.
Diyarbakır
KESK Diyarbakır Kadın Meclisi, “Medeni haklarımızdan vazgeçmiyoruz” şiarıyla Diyarbakır Adliyesi önünde açıklama yaptı.
“Haklarımızdan vazgeçmiyoruz” pankartının açıldığı açıklamaya, çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
Açıklamada sık sık, “Jin, jiyan, azadî” ve “Bijî berxwedana jinan” sloganları atıldı.
KESK Diyarbakır Kadın Meclisi Sözcüsü Çağla Sanay, iktidarın, “ailenin korunması ve güçlendirilmesi” plan ve programları çerçevesinde kadın karşıtı politikalarını arabuluculuk düzenlemeleriyle, aile hukukuna yönelik müdahalelerle gasp etmeye dönük planlar yaptığını dile getirdi.
Başta Diyanet İşleri Başkanı olmak üzere söz konusu hutbeleri hazırlayan, yayınlayan tüm kamu görevlileri ve okuyan imamların görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanarak suç işlediğini dile getiren Çağla Sanay, “Diyanet tüm dinlere eşit uzaklıkta durmakla yükümlüdür. Toplumsal barışı bozacak, farklı inanç ve yaşam biçimlerini baskılayacak, şiddeti körükleyecek bir tutum ve yaklaşım içinde olarak suç işlemekte aynı zamanda suçu teşvik etmektedir. Diyanet suç işlemeye tahrik ederek, suçu ve suçluyu övme suçu işleyerek, halkı kin ve düşmanlığa sevk ederek ve kanunlara uymamaya çağırarak Anayasa’yı, Ceza Kanunu’nu ve uluslararası sözleşmeleri ihlal etmektedir. Derhal soruşturma başlatılsın, sorumlular hesap versin” şeklinde konuştu.
Kadınlar açıklamanın ardından adliyeye girerek, suç duyurusunda bulundu.
Dersim
Dêrsim Kadın Platformu da Sanat Sokağı’nda açıklama yaptı. Açıklamada, “Medeni haklarımızdan vazgeçmiyoruz, miras hakkımızı tartıştırmıyoruz” pankartı açıldı. Platform adına konuşan Serpil Argın, “Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından anayasal ve yasal sınırları ihlal edecek biçimde tanzim edilen ve binlerce camide erkeklere hitaben eşzamanlı okutulan bu hutbelerde kadınların bütün hak ve özgürlüklerinin, İslam dini kurallarına göre yorumlanması ve kullanılması, laik hukuk düzenine aykırı hareket edilmesi anlayışının yansıtıldığı ve suç işlendiği açıktır. On yıllar süren mücadelemizle elde ettiğimiz kazanımlarımızdan, anayasal ve yasal haklarımızdan, eşitlik, özgür ve şiddetten uzak yaşama ısrarımızdan, haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz” diye belirtti.
Kadınların kazanılmış haklarına yönelik tepki çeken hutbeler: Diyanet çıtayı nasıl yükseltti?