• Ana Sayfa
  • Kadın
  • Şişli’de kadınlar öldürülen Durdona Khokimova için yürüdü

Şişli’de kadınlar öldürülen Durdona Khokimova için yürüdü

Şişli’de kadınlar, çöp konteynerinde ölü bulunan Durdona Khokimova için yürüyüş düzenledi. Yapılan açıklamada, “Göçmen kadınların şiddet karşısında başvuru mekanizmalarına ulaşması neredeyse imkansız ve tehdit dolu” ifadeleri yer aldı.

Şişli’de kadınlar öldürülen Durdona Khokimova için yürüdü
Foto: JinNews
Şişli’de kadınlar öldürülen Durdona Khokimova için yürüdü
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 25 Ocak 2026 18:41
  • Güncellenme: 25 Ocak 2026 18:42

Kadın Örgütleri, İstanbul Şişli’de çöp konteynerinde ölü halde bulunan Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova’ya ilişkin “Kadınların bedeni konteynerlerde bulunuyor” sloganıyla Osmanbey Metro Durağı Dolapdere çıkışında bir araya geldi.

Kadınlar ellerinde “Güvenli ve özgür yaşamak istiyoruz”, “Hikayesi yarım kalan tüm kadınlar için”, “Katil yanı başımızdaki erkekler”, “6284” yazılı dövizlerle yürüdü. Yürüyüş sonunda Kuyulubağ Sokak’ta basın açıklaması yapıldı.

JinNews’te yer alan habere göre, kadınlar yürüyüş boyunca sık sık “Susmuyoruz itaat etmiyoruz”, “ Jin Jîyan Azadî”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Aile değil kadınız kadınlar isyandayız”, “Artık ölmek isteniyoruz”, “İstan devrim özgürlük “Meydanalar, sokaklar bizim”, “ Erkek adalet değil gerçek adalet”, “Bağır herkes duysun erkek şiddeti son bulsun”, “ Kadınlar birlikte güçlü”, “Kurtuluş yok ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Kadın cinayetlerini durduracağız”, “Koruma aklama failleri yargıla” sloganları attı.

Ayrıca çevredeki yurttaşlar da yürüyüşe alkış ve sloganlarla destek verdi. Kadınlar ellerinde “Güvenli ve özgür yaşamak istiyoruz”, “Hikayesi yarım kalan tüm kadınlar için”, “Katil yanı başımızdaki erkekler”, “6284” yazılı dövizleri taşıdı.

Yürüyüşün ardından Durdona Khokimova cansız bedeninin bulunduğu Kuyulubağ Sokak’ta açıklama yapıldı.

(Fotoğraflar: Ekmek ve Gül)

‘Erkeklerin sırtını dayadığı patriyarkayı tanıyoruz’

Basın metnini okuyan Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler Kampanya Grubu’ndan Berfin Atlı, “Bugün buradayız; çünkü dün Kuyulubağ Sokak’ta bir çöp konteynerinde başı kesilmiş bir kadın bedeni bulundu. Yani bu sokakta yanı başımızdan geçen bir erkek, bir kadını öldürüp, parçalayıp, çöpe attı. Durdona Khokimova’nın yaşamını bilmiyoruz ancak bu cinayetin ardındaki erkek şiddetini çok iyi biliyoruz, tanıyoruz. Bir kadını, göçmen bir kadını öldürüp bedenini parçaladıktan sonra işlek bir sokağa atabilme cüretini gösteren erkeklerin sırtını dayadığı patriyarkayı tanıyoruz” dedi.

‘Durdona Khokimova’nın katledilmesi de münferit değil’

Yargının cezasızlık politikalarını eleştiren Berfin Atlı, erkek şiddetine maruz kalan kadınların karakollara başvurduğunda şikayetleri görmezden gelindiğini belirterek, “Kadınların ısrarı ve mücadelesi sonucu verilen uzaklaştırma kararları etkin uygulanmıyor; gizlilik sağlanmıyor, kadınların hayatları tehlikeye atılıyor ve uzaklaştırma kararına uymayan erkek ceza almıyor. Birkaç gün önce İzmir Menemen’de 26 yaşındaki Gözde Akbaba uzaklaştırma kararı olmasına rağmen kendisini daha önce de ölümle tehdit eden eski erkek arkadaşı Lokman Etken tarafından, kendi evinin önünde, sokak ortasında katledildi. Dün, Antep’te boşanma aşamasında olduğu kocası Adem Külah, Sibel Külah’ı koli bandıyla bantlayıp başından aşağı kezzap döktü. Sibel Külah’ın kafa derisi tamamen yandı, görme kaybı oluştu. Sibel Külah’ın maruz kaldığı erkek şiddeti de, Şişli’nin göbeğinde bedeninin parçaları çöp kutusunda bulunan Durdona Khokimova’nın katledilmesi de münferit değil. Erkek şiddeti patriyarka ve iktidarın kadın düşmanı politikalarının işbirliğinden doğuyor” ifadelerini kullandı.

‘Feminist isyanımız da her yerde’

Berfin Atlı, açıklamanın devamında şunları kaydetti:

“Erkekler kadınları sindirmek, cezalandırmak ve kontrol etmek için şiddeti bir araç olarak kullanıyorlar. Ve biliyorlar ki erkek yargı, kadınlar öldürüldüğünde etkin bir soruşturma yürütmek yerine kadınların yaşamlarını tartışıyor; fail erkekleri sistematik şiddetle birlikte ele almak yerine ‘iyi hâl’ indirimleriyle cezasızlığı kurumsallaştırıyor. Katiller mahkeme salonlarında kadınları suçlamanın, iyi giyinmenin indirim getireceğini, aldıkları cezanın infazının ise birkaç yılla sınırlı olduğunu biliyorlar. Çünkü bu ülkede yargı, erkeklerin kadınları öldürme hakkı olduğunu düşünüyor. Yerel ahkemelerden yargıtaya türlü utanç dolu kararla bunu tekrar tekrar gösteriyor. Kayyumlar kadınları şiddete karşı koruyacak destek mekanizmalarını ya ortadan kaldırıyor ya da tamamen işlevsizleştiriyor. Tıpkı Şişli’de olduğu gibi. Göçmen kadınların şiddet karşısında başvuru mekanizmalarına ulaşması neredeyse imkansız ve tehdit dolu. Yaşanan çeşitli olaylarda şiddet faili erkeğe işlem yapılmayıp kadınların sınır dışı edildiğini biliyoruz. Nasıl erkek şiddeti evde, sokakta, okulda, işte, her yerdeyse feminist isyanımız da her yerde.”

Eylemin devamında farklı kadın örgütleri tek tek söz alarak açıklamalarda bulundu.

Eylem daha sonra sloganlarla son buldu.