Karahantepe’de dünyanın en önemli keşfi: İnsan yüzlü heykeller ne anlatıyor?

Neolitik Çağ’ın önemli yerleşimleri arasında yer alan Şanlıurfa’daki Karahantepe, dünyanın en önemli keşfi seçildi.

Karahantepe’de dünyanın en önemli keşfi: İnsan yüzlü heykeller ne anlatıyor?
Karahantepe’de dünyanın en önemli keşfi: İnsan yüzlü heykeller ne anlatıyor?
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 23 Aralık 2025 09:48

Neolitik Çağ’ın en önemli yerleşimleri arasında gösterilen Karahantepe, Arkeoloji Dergisinin 2025 yılına ait “dünyanın en önemli keşifleri” listesinde zirveye yerleşti. Dergi, bölgedeki buluntuların yalnızca yeni eserler değil, Neolitik insanın dünyayı ve kendisini algılama biçimine dair köklü bir zihinsel dönüşümü ortaya koyduğunu vurguladı.

Arkeoloji Dergisi’nin 2025 yılına ait en önemli keşifleri sıraladığı sayısında Karahantepe, dünyanın en önemli keşfi olarak nitelendirildi.

Dergide yer alan değerlendirmede, Karahantepe’nin yaklaşık 12 bin ila 10 bin 200 yıl önce Güneydoğu Anadolu’da yaşayan insanların öyküsünü kökten değiştirdiği ifade edildi. İlk taş yapıların ortaya çıkarılmasının üzerinden altı yıl geçmesine rağmen, her kazı sezonu Neolitik dönemle ilgili yeni sorular ve cevaplar doğuruyor.

Araştırmacılara göre Karahantepe, yalnızca bir yerleşim alanı değil; erken insan topluluklarının düşünsel dünyasını yansıtan bir ‘semboller sahnesi’.

Dergideki makalede, bu önemli bölge için, “Karahantepe,  ilk taş yapıların altı yıl önce ortaya çıkarılmasından bu yana, bu alan Güneydoğu Anadolu’da Çömlek Öncesi Neolitik dönemde (yaklaşık 12.000 ila 10.200 yıl önce) yaşayan insanların öyküsünü değiştirmeye devam ediyor. ” denildi.

Makalede, kazılar sırasında bulunan T sütununa özel önem verilerek, şu yorum yapıldı:

“Bu yıl da, iki eşsiz keşif sayesinde bir istisna değildi. İlki, oyulmuş bir insan yüzü içeren T sütunu olarak bilinen bir taş anıttır. İkincisi ise, İstanbul Üniversitesi’nden arkeolog Necmi Karul’un dünyanın en eski üç boyutlu anlatısını temsil ettiğine inandığı bir eser koleksiyonudur. Her iki buluntu da, bölgenin Neolitik insanlarının kendilerini nasıl hayal ettiklerine dair tamamen yeni bilgiler sunmanın yanı sıra, bu döneme ait arkeolojik kayıtlarda az bulunan sembolik düşünceye dair zengin kanıtlar da sağlıyor.”

3 boyutlu heykel

Karahantepe’de dikkat çeken bir diğer keşif ise Prof. Karul’un “dünyanın en eski üç boyutlu anlatısı” olarak yorumladığı eser topluluğu oldu. Kasıtlı olarak gömülüp terk edilmiş bir yapının içinde, dibi olmayan bir taş kase, taş çubuklar ve yaban domuzu, akbaba ile tilkiyi betimleyen küçük taş figürler bulundu.

Her biri yaklaşık 3,3 santimetre yüksekliğindeki figürlerin başlarının kireçtaşından halkalarla çevrili olması, araştırmacılara göre bilinçli ve sembolik bir düzenlemeye işaret ediyor.

Karul, bu hayvanların Neolitik toplulukların mitlerinde ve anlatılarında özel bir yere sahip olduğunu belirtiyor. 3 boyutlu heykelin ilk kez bulunan kıymetli bir eser olduğuna dikkat çekilen makalede, kazıları yürüten Profesör Karul’un da değerlendirmesine yer verildi. Yazıdaki yorum şöyle:

 “Bölgedeki birçok alanda T şeklinde sütunlar bulunmuş ve uzun zamandır insan figürlerini temsil ettikleri düşünülmüştür. Ancak şimdiye kadar üç boyutlu bir yüze sahip olanına rastlanmamıştı. Yeni keşfedilen, kaya zemininden oyulmuş 1,4 metre yüksekliğindeki sütun, M.Ö. 9.binyıla tarihleniyor ve bir ev içinde diğer üç T sütunuyla birlikte bulundu. Karul, ‘Sütunun tepesinde bir yüzün bulunması, bunların insanları sembolize ettiği görüşünü destekliyor’ diyor.”

Makalenin devamında yer alan değerlendirmeler ise şöyle:

 “Kazı alanının başka bir yerinde, kasıtlı olarak gömülmüş ve terk edilmiş bir binada, arkeologlar içinde bir taş levha, taş çubuklar ve yaban domuzu, akbaba ve tilkiyi temsil eden bir dizi taş figüri içeren dibi olmayan bir taş kase ortaya çıkardılar. Karul’a göre bu hayvanlar Neolitik insanların hikayelerinde önemli bir rol oynuyordu. Her 3,3 cm yüksekliğindeki figürün başı kireçtaşı bir halka ile çevriliydi ve Karul, bunların kaseye sembolik bir sırayla yerleştirildiğine inanıyor.”

T biçimli dikilitaş: İnsan yüzlü sutün 

2025 kazı sezonunun en çarpıcı buluntularından biri, üzerinde oyulmuş insan yüzü bulunan T biçimli dikilitaş oldu. Kaya zemininden oyularak yapılmış, yaklaşık 1,4 metre yüksekliğindeki bu sütun M.Ö. 9. bin yıla tarihleniyor ve bir evin içinde, üç diğer T sütunuyla birlikte bulundu. Karahantepe’de bulunan insan yüzü betimli T biçimli dikilitaşın, Neolitik çağ insanının kendini T biçimli sütuna işlediği ilk örnek olarak insanlık tarihine ışık tuttuğunu belirtiliyor.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, bu keşfin önemini şöyle değerlendiriyor:

“Bölgedeki birçok alanda T şeklinde sütunlar bulunmuş ve uzun zamandır insan figürlerini temsil ettikleri düşünülmüştür. Ancak şimdiye kadar üç boyutlu bir yüze sahip olanına rastlanmamıştı. Yeni keşfedilen, kaya zemininden oyulmuş 1,4 metre yüksekliğindeki sütun, M.Ö. 9.bin yıla tarihleniyor ve bir ev içinde diğer üç T sütunuyla birlikte bulundu. Karul, ‘Sütunun tepesinde bir yüzün bulunması, bunların insanları sembolize ettiği görüşünü destekliyor.”

Kazı 10 ayrı alanda sürüyor

Taş Tepeler Projesi kapsamında 2025 yılı kazı çalışmaları, 10 ayrı alanda sürüyor.

Göbeklitepe ve çevresinde bulunan T biçimli dikilitaşların üzerlerindeki kol ve el kabartmaları, uzun süredir bu taşların insanı sembolize ettiği düşüncesini güçlendiriyordu.

İnsanlık tarihine açılan yeni bir pencere

Karahantepe’de ortaya çıkarılan bu yeni buluntu ise ilk kez bir T biçimli dikilitaş üzerinde insan yüzünün işlenmiş olmasıyla Neolitik dönem araştırmalarında yeni bir dönüm noktası olarak nitelendiriliyor.

Dikilitaşın üst kısmında yer alan yüz betimi, keskin hatları, derin göz çukurları ve küt biçimli burnuyla Karahantepe’de daha önce bulunan insan heykelleriyle benzer üslup taşıyor.

Karahantepe’de ortaya çıkarılan son buluntular, 2025 Ekim ayında uluslararası bilim dünyasına tanıtıldı. Uzmanlara göre bu keşifler, Neolitik insanın yalnızca teknik ustalığını değil, kimlik algısını, kendini ifade etme biçimini ve soyut düşünme gücünü de gözler önüne seriyor.

Bu keşif, Neolitik insanın yalnızca teknik ustalığını değil, kendini ifade etme biçimini ve soyut düşünme gücünü de ortaya koyuyor. (Kaynak: NTV)