İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ‘uyuşturucu soruşturması’ kapsamında, 27 kişi hakkında “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak”, “uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırmak”, “bir kimseyi fuhşa teşvik etmek, bunun yolunu kolaylaştırmak ya da fuhuş için aracılık etmek veya yer temin etme” iddiasıyla gözaltı kararı verildi.
Aralarında tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu’nun kardeşi Ali Kaya Ali Kaya, fenomenler Sevcan Güler, İmren Öztürk, Barış Barışma, Fatoş Derbeder, Melis Yürür ve Damla Kütük’ün bulunduğu 19 kişi gözaltına alındı.
Başsavcılıktan açıklama
Operasyon kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülmekte olan 2026/22490 sayılı soruşturma kapsamında;
Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Bulundurmak, Uyuşturucu Kullanılmasını Kolaylaştırmak, Bir kimseyi fuhşa teşvik etmek, bunun yolunu kolaylaştırmak ya da fuhuş için aracılık etmek veya yer temin etmek suçlarından 27 şüpheli şahıs hakkında talimatımız gereği İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü tarafından arama, el koyma ve gözaltı faaliyeti icra edilmiştir. Bu kapsamda 19 şüpheli şahıs gözaltına alınmış olup firar şüpheli şahıslara yönelik yakalama işlemleri devam etmektedir. Soruşturma titizlikle devam etmektedir.”
Cevat Kaya da tutuklanmıştı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturmanın ikinci dalgasında, Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Cevat Kaya tutuklanmıştı.
Cevat Kaya, 29 Nisan 2025’te gözaltına alınmış, bir gün sonra da tutuklanmıştı.
İBB Boğaziçi Müdürü Elçin Karaoğlu ile Avrupa ve Anadolu zabıta müdürleri de Cevat Kaya ile birlikte tutuklanan kişiler arasındaydı.
‘Ailemin üzerinden elinizi çekin’
Kardeşi Ali Kaya’nın gözaltına alınmasına tepki gösteren Dilek İmamoğlu, “Ailemin üzerinden elinizi çekin” dedi ve sosyal medya hebasından şu açıklamayı yaptı:
“Önce sevgili eşim Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşları hedef alındı. Ardından ailelerimiz…
Büyük bir sabır ve sorumlulukla, yaşananların “aileler üzerinden” yürütülen bir hedef gösterme kampanyasına dönüşmemesi için mücadele ediyoruz. Buna rağmen ailemiz ısrarla bu sürecin içine çekiliyor. Kayınpederim, çocuklarım ve abimden sonra şimdi de diğer abim…
İtibar zedelemek, kamuoyunda algı yaratmak ve siyasi hesaplar uğruna her türlü iftira ve karalama yöntemine başvuruluyor. Bu; ne vicdanla, ne hukukla ne de insanlıkla bağdaşır.
Masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı, bir hukuk devletinin vazgeçilmez ve dokunulamaz temel ilkeleridir. Bu haklar, siyasi saiklerle keyfi biçimde aşındırılamaz. Ailelerin, baskı kurmak için hedef alındığı hiçbir süreç meşru değildir. Hukuk; dedikodularla, yönlendirmelerle değil; yalnızca somut delillerle, adil ve şeffaf biçimde işletilmelidir.
Bu çağrı yalnızca benim ailem için değildir. Bu, hukuka, adalete ve demokrasinin asgari güvencelerine ihtiyaç duyan herkes içindir.
Artık yeter!
Aileler üzerinden yürütülen kirli senaryolara son verin!
Hukuku siyasetin aracı haline getirmekten vazgeçin!
Adil, temiz ve hukuka uygun süreçler derhal işletilsin!




