• Ana Sayfa
  • Dosya
  • Kartalkaya yangını: Çalışmayan sistemler ve denetimsizlik 78 can aldı

Kartalkaya yangını: Çalışmayan sistemler ve denetimsizlik 78 can aldı

Grand Kartal Otel’de 36’sı çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın; bilirkişi raporları, Meclis araştırmaları ve mahkeme kararlarıyla denetimsizlik, ihmal ve cezasızlık zincirini ortaya koydu.

  • Yayınlanma: 21 Ocak 2026 11:46
  • Güncellenme: 21 Ocak 2026 11:51

21 Ocak 2025’te Türkiye, bir gecede yakın tarihinin en büyük yangın katliamlarından biriyle uyandı.

Bolu’nun Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Otel’de çıkan yangın, 78 kişinin yaşamını yitirmesine, 133 kişinin yaralanmasına neden oldu. Hayatını kaybedenlerin 36’sı çocuktu. Ölenler arasında otelde çalışan 4 kadın işçi de vardı.

Bu yangın, yalnızca bir otelin değil; bir denetim sisteminin, bir kamu sorumluluğunun ve yıllardır süren ihmaller zincirinin yanıp kül oluşuydu.

Yangın çıktığında sistemler çalışmadı, alevler hızla yayıldı

Grand Kartal Otel, Kartalkaya Kayak Merkezi’nin kurucusu Mazhar Murtezaoğlu tarafından 1998 yılında inşa edildi. Murtezaoğlu, bölgedeki ilk otel olan Kartal Otel’i ise 1978’de yaptı. İsviçre’deki kayak merkezlerinden ilham alan Murtezaoğlu, Kartalkaya’da iki büyük otelin sahibi oldu.

2019’daki vefatının ardından Grand Kartal Otel’in yönetimi damadı Halit Ergül’e geçti.

12 katlı otelde 161 oda, 350 yatak bulunuyordu. Otel en son 2015 yılında yenilenmişti. Yangın, kış tatilinin en yoğun günlerinde, okulların tatil olduğu dönemde çıktı. Otelin doluluk oranı yüzde 80 ila 90 arasındaydı.

Yangın, 21 Ocak sabaha karşı saat 03.27’de başladı. Otelin 4’üncü katındaki mutfak–restoran bölümünde bulunan grill plate cihazındaki elektrik arızası, yangının ilk kıvılcımıydı. Bilirkişi raporlarına göre LPG sistemindeki sorunlar, yüksek yangın yükü ve yetersiz izolasyon, alevlerin kısa sürede yayılmasına neden oldu.

Yangın; bacalar, asansör boşlukları ve yangın zonlaması olmayan alanlar üzerinden üst katlara sıçradı. Ancak en kritik sorun, yangın sırasında çalışmayan sistemlerdi.

Alarm sistemi devreye girmedi. Sprinklerlar çalışmadı. Duman dedektörleri ya arızalıydı ya da kapalıydı. Elektrik kesildi, koridorlar karanlığa gömüldü. Acil aydınlatma yoktu.

Otopark kapısının açılması, yangını büyüttü

Görgü tanıkları, otelde kalanların çarşafları birbirine bağlayarak pencerelerden inmeye çalıştığını anlattı. Bazıları atlayarak kurtuldu. Birçoğu dumandan boğularak ya da yanarak hayatını kaybetti.

Kurtulanlardan biri ifadesinde şunları söyledi: “Siren çalmadı. Kimse bizi uyandırmadı. Islak bezlerle banyoda bekledik.”

Yangın sırasında çekilen güvenlik kamerası görüntüleri, tepkileri daha da artırdı. Görüntülerde bazı otel çalışanlarının, müşterileri tahliye etmek yerine otel sahibine ait araçları otoparktan çıkarmaya çalıştığı görüldü. Otopark kapısının açılması, içeri giren soğuk havayla birlikte yangının oksijenle beslenmesine ve büyümesine neden oldu.

Tanık beyanlarına göre otel müdürü Zeki Yılmaz, personele “Kimseye haber vermeyin, kendi aramızda halledelim” talimatı verdi. Yangına müdahale gecikti. Karlı yollar ve olumsuz hava koşulları, itfaiye ve sağlık ekiplerinin bölgeye ulaşmasını zorlaştırdı.

Yangın sonrası ihmal, sorumluluk ve ‘hesap sorulacak’ açıklamaları yapıldı

Olay yerinde ilk açıklamayı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya yaptı: “Maalesef 66 canımızı yitirdik, 51 yaralımız var. Çok üzgünüz.”

Aynı gün Ankara’da AK Parti’nin 8’inci Olağan İl Kongresi vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan kürsüye çıktı, konuşmasını kısa tuttu: “Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumlulardan hesap sorulması için gereken her türlü adım atılacaktır.”

21 Ocak’taki Kabine Toplantısı’nın ardından Kartalkaya yangını nedeniyle bir günlük milli yas ilan edildi. 22 Ocak’ta bayraklar yarıya indirildi. İçişleri Bakanı Yerlikaya, akşam saatlerinde bir açıklama daha yaptı ve sorumluların adaletten kaçamayacağını söyledi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’daki grup toplantısını erteleyerek Bolu’ya geçti. DEM Parti MYK’sı yangını “katliam” olarak nitelendirdi. Türkiye Barolar Birliği ise olayı “organize bir ihmal zinciri” olarak tanımladı.

30 Ocak’ta Bolu Emek ve Demokrasi Platformu, otelin önünde anma yaptı.

Birçok ilde yapılan açıklamalarda denetim görevini yerine getirmeyen kurumlar ile kar hırsıyla hareket eden sermaye işaret edildi.  Hayatını kaybedenler, kimlik tespitlerinin ardından toprağa verildi.

Yangın, teşvikli otellerde denetimsizliği gündeme getirdi

Yangının ardından denetim tartışması başladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan karşı karşıya geldi.

Yetki kimdeydi?

Denetimi kim yapmıştı?

Grand Kartal Otel, Turizm İşletme Belgeli bir tesisti. Mevzuata göre denetim yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndaydı. Bakanlık, otelin 2021 ve 2024’te denetlendiğini açıkladı ancak denetimlerin kapsamı kamuoyuyla paylaşılmadı.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan bilirkişi raporu, yangının ihmaller zinciriyle büyüdüğünü ortaya koydu. Bilirkişi heyeti, bakanlık ve yerel idarelerin denetimlerini yetersiz buldu; otel sahipleri ve yöneticiler asli kusurlu sayıldı. TMMOB’ye göre yangın öngörülebilir ve önlenebilirdi.

İktidar “hesap”, muhalefet “denetim” dedi

Yangının ardından Meclis’te yapılan grup toplantılarında konu gündemin ilk sırasındaydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan adalet vurgusu yaparken, muhalefet denetim eksikliklerine dikkat çekti. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, olayın münferit bir kaza olmadığını söyledi.

30 Ocak’ta Meclis’te Bolu Kartalkaya Yangını Araştırma Komisyonu kuruldu. Komisyon 27 Şubat’ta bölgede incelemelerde bulundu. Komisyon Başkanı Selami Altınok, “Burada her şey dört dörtlük olsaydı, 78 insanımız ölmezdi” dedi.

11 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası

Yangın soruşturması kapsamında 32 kişi gözaltına alındı, 20’si tutuklandı.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Mayıs ayında 32 şüpheliyi kapsayan iddianameyi hazırladı.

Yangında yakınlarını kaybeden aileler, savcılığın olayı yalnızca bir ihmal olarak değil, “kasten kayıtsızlık” kapsamında değerlendirmesini umut verici bulduklarını açıkladı. Ancak aileler, delillerin karartıldığı iddialarına ilişkin endişelerin sürdüğünü de vurguladı.

İddianameyi kabul eden Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında otel sahibi, yöneticiler ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 13 kişi hakkında, olası kastla öldürme suçlamasıyla bin 998 yıla kadar hapis cezası talep etti.

19 kişi hakkında ise bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçlaması yöneltildi.

32 sanığın yargılandığı dava, 7 Temmuz 2025’te başladı.

İlk duruşma öncesinde aileler adalet çağrısını yineledi:

“Biz buradayız, yasımızı bir kenara koyduk, canlarımız için dimdik ayaktayız. Susmayacağız. Kim susarsa, kim geri durursa, bu katliama ortak olur. Bu dava yalnızca bir adalet arayışı değil, bir insanlık sınavıdır. Kartalkaya’da yalnızca canlar değil, güven duygusu da yanıp kül oldu. Ama biz bu küllerden adalet ateşini yeniden yakacağız; evlatlarımız için, insanlık için, bu ülkenin onuru için.”

Karar duruşması 31 Ekim 2025’te yapıldı.

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında otel sahibi, aile üyeleri ve belediye yetkililerinin de bulunduğu, 20’si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davada 11 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.

Mahkeme, bu 11 sanık hakkında ayrıca 44 yetişkin mağdurun ölümü nedeniyle toplam 24 yıl 11 ay ek hapis cezasına hükmetti. Hiçbir sanık hakkında ceza indirimi uygulanmadı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3 Kasım’da yapılan Kabine Toplantısı’nın ardından mahkeme kararını “yüreklere su serpen” bir karar olarak nitelendirdi:

“Geçtiğimiz günlerde açıklanan mahkeme kararları, inanıyorum ki bir nebze de olsa yüreklerdeki yangına su serpmiştir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki sürecin de takipçisi olacağız.”

Mahkeme kararının ardından Danıştay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bakanlık personeli hakkında soruşturma izni vermeme kararını iptal ederek, ilgili kamu görevlilerinin yargılanmasının önünü açtı. Karar, ailelerin itirazları ve yürüttükleri hukuki mücadele sonucunda geldi.

Türkiye Barolar Birliği Kent ve Çevre Hukuku Komisyonu, yalnızca yargılananların değil, bugüne kadar hesap vermeyen sorumluların da sorgulanması gerektiğini vurguladı. Komisyon, yangından yalnızca bir ay önce yapılan denetimde “eksiklik yok” raporu düzenlenmesine rağmen, kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesine dikkat çekti.

Danıştay’ın soruşturma izni verdiği kamu görevlilerinin hala görevde olmasının adalet duygusunu zedelediğini belirten Türkiye Barolar Birliği, etkin ve tarafsız bir soruşturma için bu kişilerin derhal görevden el çektirilmesi gerektiğini ifade etti.

Denetimsizlik… Cezasızlık… İhmal…

Bir araya geldiğinde ortaya yalnızca bir yangın değil, Kartalkaya’da olduğu gibi bir katliam çıkıyor.

78 can yaşamını yitirdi.