• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Kürt, Arap ve Süryaniler yan yana: Sınırın ötesindeki halklar için destek yürüyüşleri

Kürt, Arap ve Süryaniler yan yana: Sınırın ötesindeki halklar için destek yürüyüşleri

Ankara, Aydın, Hakkari, Bitlis, Siirt ve Mardin’de eş zamanlı düzenlenen yürüyüş ve konferanslarda Kuzeydoğu Suriye’deki gelişmeler ve Kobani üzerindeki kuşatma protesto edildi. Kürt, Arap ve Süryani yurttaşların katıldığı eylemlerde; insani yardım için sınır kapılarının açılması çağrısı yapıldı.

Kürt, Arap ve Süryaniler yan yana: Sınırın ötesindeki halklar için destek yürüyüşleri
Kürt, Arap ve Süryaniler yan yana: Sınırın ötesindeki halklar için destek yürüyüşleri
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 8 Şubat 2026 20:06
  • Güncellenme: 8 Şubat 2026 20:31

Türkiye’nin batısından doğusuna birçok kentte, Kuzeydoğu Suriye’ye destek ve Kobani’de devam eden ablukaya karşı yürüyüşler düzenlendi.

Aydın’dan Mardin’e, Hakkari’den Siirt’e kadar uzanan eylemlerde “ulusal birlik” ve “birlikte yaşam” vurgusu öne çıktı.

Aydın ve Siirt

Aydın’ın Söke ilçesinde ve Siirt’in Gökçebağ beldesinde düzenlenen yürüyüşlerde, Kuzeydoğu Suriye’nin sadece bir toprak parçası değil, halkların eşitlik içinde yaşayacağı bir model olduğu belirtildi.

Aydın’daki açıklamada konuşan DEM Parti İl Eşbaşkanı Şükran Sarı, “Rojava Kürt’tür, Türk’tür, emekçidir. Teslim alınamadı, alınamayacaktır” diyerek Kobani’deki insani krizin son bulması için sınır kapılarının derhal açılmasını talep etti.

Mardin: Kürt, Arap ve Süryaniler yan yana

Mardin’in Midyat ilçesinde ise bölgenin çok kimlikli yapısına uygun olarak Kürtler, Araplar ve Süryaniler ortak bir yürüyüş gerçekleştirdi.

Süryani Kadın Birliği ve Bethnahrin Ulusal Konseyi flamalarının taşındığı eylemde konuşan Milletvekili George Aslan, Süryanilerin SDG çatısı altında ortak bir mücadele verdiğini belirterek Şam yönetiminin demokratik hakları tanıma çağrısında bulundu.

Milletvekili Kamuran Tanhan ise Mürşitpınar ve Nusaybin sınır kapılarının kapalı tutulmasını “kardeşlik edebiyatıyla bağdaşmayan bir çelişki” olarak nitelendirdi.

Hakkari: Ulusal birlik kirli zihniyeti yok etti

Demokratik Birlik İnisiyatifi tarafından Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde ulusal birlik konulu konferans düzenlendi. Şemdinli Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Demokratik Birlik İnisiyatifi Eş Sözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hakkari milletvekilleri, partilerin ve sivil toplum örgütü temsilcileriyle çok sayıda yurttaş katıldı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Demokratik Birlik İnisiyatifi Bölge Yönetimi Üyesi Mela Lokman Özdemir, Rojava bu gün barışı sağlamışsa Kürtlerin birlik olması sayesinde başarıya ulaştı”  dedi.

Demokratik Birlik İnisiyatifi Eş Sözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit ise, “Bugün kendi dilimizi konuşabiliyorsak, bu ödediğimiz bedeller ve mücadeleler sayesindedir. Bu bedeller sayesinde tüm dünya Kürt halkının varlığını kabul etti. 52 yıllık mücadeleden, bunca bedelden sonra, bundan böyle hiçbir ulus devletin Kürt halkının haklarını, kültürünü, dilini ve varlığını yok etmesine izin vermeyeceğiz. Direnişin en önemli örneği 2014 Rojava direnişidir. Rojava’da Kürt halkının direnişi, ulus devletlerin kirli zihniyetini yok etti. Rojava’da kurulan yönetim modeli tüm dünyaya örnek oldu” diye konuştu.

Birliğin önemini vurgulayan Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, “Kürt halkı, 2014 yılında IŞİD’in Kobani’ye yönelik saldırıları sırasında güçlü bir birlik göstererek Kobani’yi savunduğu gibi bugün, 6 Ocak’tan bu yana, Kürt halkı milli bir ruh ve birlik içinde Rojava’nın kontrolünü yeniden sağladı. Sayın Abdullah Öcalan, Sayın Mesut Barzani ve Sayın Bafil Talabani’nin Rojava’nın kontrolünü sağlamadaki rolleri önemliydi. Bu birlikten sonra, hiçbir güç Kürt halkının hakları, kimliği ve varlığı konusunda kirli planlar kuramaz. Kürt halkının birliği, tüm bu planları geçersiz kılacaktır. Bunu bugün Rojava’da gördük.” ifadelerini kullandı.

Bayındır’dan Güroymak’tan Mürşitpınar çağrısı

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır’ın katılımıyla Güroymak’ta (Norşîn) bir yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaşın katıldığı yürüyüşte, sınırın ötesinde yaşayan halklara yönelik tehditler ve insani yardımın önündeki engeller protesto edildi.

‘Mürşitpınar Sınır Kapısı açılsın’

Yürüyüş sonrası kalabalık gruba seslenen Keskin Bayındır, insani bir krizin eşiğindeki Kobani halkı için toplanan 45 tırlık yardımın günlerdir Mürşitpınar Sınır Kapısı’nda bekletilmesine tepki gösterdi.

Bayındır, “Eğer samimiyseniz, çocukların ve yaşlıların hayati tehlikeyle karşı karşıya olduğu bu bölgeye giden yardım yollarını açın” dedi.

Bölgedeki siyasi sürece de değinen Bayındır, Abdullah Öcalan’ın yürüttüğü politikaların kirli planları boşa çıkardığını belirtti. Devletin barış ve çözüm konusunda sorumluluk alması gerektiğini ifade eden Bayındır; kimlik, dil ve varlık mücadelesinin anayasal düzeyde kabul görmesi gerektiğini vurguladı. Norşîn’in inançlı ve kimliğine bağlı yapısına dikkat çekerek İslam alimlerini de yaşanan insani drama karşı ses çıkarmaya çağırdı.

Ankara’da Mürşitpınar eylemi: Açılmayan kapı insanlık suçudur

Demokratik Kurumlar Platformu, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması talebiyle Ankara’da Yüksel Caddesi’nde eylem yaptı.

Eylemde, Demokratik Kurumlar Platformu adına basın açıklaması yapıldı. Jiyan Bahadır’ın okuduğu açıklamada, Kobane’nin IŞİD barbarlarına karşı insanlığı savunduğu ve karanlığa karşı aydınlığın meşalesi olduğu belirtilri. Kobane kentinin 20 gündür kuşatma altında olduğu belirtilen açıklamada, “Elektrik yok, su yok, gıda yardımı çok sınırlı, ilaç yok, salgın hastalık baş göstermeye başladı ve dünyanın gözleri önünde insanlar soğuk kış günlerinde ölüme terk edilmiş durumda. 5 çocuğun donarak yaşamını yitirdiği kentte büyük bir insani kriz var. Bu krizin aşılamamasının başlıca sebeplerinden bir tanesi ise bölge ülkelerinin tutunduğu politik tavırdır” denildi.

Kobane şehir merkezine yaklaşık 5 dakikalık mesafede bulunan Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın hala açılmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Mürşitpınar Sınır Kapısı’nının açılmaması ısrarının sürdürülmesi net bir şekilde insanlık suçudur. Bu suça ortak olanlar zamanında ‘Kobane düştü, düşecek’ diyerek sevinenlerdir. Bizler bu insanlık suçunu içeride barış, sınır ötesinde imha politikası yürütenleri bir kez daha teşhir ediyoruz. Bilinmelidir ki barış, içeride sadece yasal düzenlemeleri tartışarak yürütülemez. İçeride barış diyenlerin açmadığı yaşam koridoru Kobane kentinde insanlık trajedisine yol açıyor. Trajedilerin altına imza atanların barış söylemi ne yazık ki halkların nezdinde aldatma naralarının ötesine geçmiyor. Eğer bir barış olacaksa sadece Türkiye’de bulunan Kürtlerle değil, bölgede yaşayan bütün halklarla olmalıdır. Kapının açılmaması, çocukların soğuktan donarak ölmesi bir barışı değil, sistematik katliamı çağrıştırıyor. Oysa barış, insanların hiçbir koşulda ölmediği, tartışabildiği, fikirlerini açıklayabildiği bir ortam demektir. Ancak insani taleplerin dahi yerine getirilmediği bir ortam ciddiyetsizliğin daniskasının ortaya koymakla kalmıyor imha siyasetinin devam ettiğini gösteriyor.”

Açıklamada, “Bizler, Kobani kentinde yaşanan insani krizin çözümünün direkt yardımların beş dakika içerisinde ulaşacağı Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılmasında olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Eğer barış diyorsak o kapı açılacak, yardımlar için insani koridor oluşacak ve barış diyenler ölümden yana değil yaşamdan yana pozisyon alınacak.” ifadeleri kullanıldı. (MA/ANKA)