• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Lübnan’da tehcir endişesi: İsrail, 830 bin Lübnanlının evlerine dönmesine izin vermeyecek

Lübnan’da tehcir endişesi: İsrail, 830 bin Lübnanlının evlerine dönmesine izin vermeyecek

Lübnan’da kara harekatını genişletmeye hazırlanan İsrail ordusu, yerinden edilen yüz binlerce Lübnanlının yakın zamanda evlerine dönmelerine izin verilmeyeceğini duyurdu.

Lübnan’da tehcir endişesi: İsrail, 830 bin Lübnanlının evlerine dönmesine izin vermeyecek
Foto: Arşiv
Lübnan’da tehcir endişesi: İsrail, 830 bin Lübnanlının evlerine dönmesine izin vermeyecek
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 17 Mart 2026 10:26

2 Mart’tan bu yana başta başkent Beyrut’u bombalayan İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinde yaşayan 830 bin kişiyi kuzeye doğru sürdü.

İsrail’in Lübnanlı sivilleri yaşadıkları bölgelerden sürmesi; Gazze Şeridi’nde 7 Ekim 2023 saldırılarıyla başlayan, Gazzelilerin yerlerinden edilmesiyle devam edip İsrail’in Gazzelilere yönelik soykırımla sonuçlanan topraksızlaştırma sürecini hatırlatıyor.

İsrail ordusu, 2024 yılının Kasım ayında imzalanan ateşkese rağmen Lübnan’a saldırmayı sürdürdü.

2 Mart’tan bu yana şiddetlenen saldırılar sonucunda ülkede 900’ü aşkın sivil hayatını kaybetti.

Mısır, İsrail’in Lübnan’a başlattığı kara harekatını şiddetle kınadı

Mısır, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyine başlattığı kara harekatını şiddetle kınadığını duyurdu.

Mısır Dışişleri Bakanlığının resmi internet sitesinden yapılan yazılı açıklamada, söz konusu harekatın Lübnan’ın egemenliği, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin açık ve ciddi bir ihlali olduğu belirtildi.

Açıklamada, Kahire yönetiminin “bu hassas süreçte kardeş Lübnan devletiyle tam dayanışma içinde olduğu” vurgulanarak, Lübnan’ın egemenliğine yönelik her türlü müdahalenin ve toprak bütünlüğünün ihlalinin kesin bir dille reddedildiği ifade edildi.

İsrail’in Lübnan’a yönelik kara harekatı ile ülkenin çeşitli bölgelerini hedef alan hava saldırıları dahil olmak üzere tüm askeri operasyonlarını derhal durdurması gerektiği yönündeki ilkesel tutumun sürdürüldüğü kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 1701 sayılı kararının tüm hükümlerinin eksiksiz ve ayrım gözetilmeksizin uygulanması ve uluslararası toplum ile BMGK’nın sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısında bulunuldu.