Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ortadoğu’daki askeri kriz ve savaş hali üzerine yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, Fransa’nın bölgedeki müttefiklerine yönelik taahhütlerini yineledi. Macron, “Ürdün ve Irak ile sağlam taahhütlerle bağlıyız; özellikle de oradaki Kürt müttefiklerimizle” dedi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarıyla başlayan süreci değerlendiren Macron, Ortadoğu’nun yeniden savaş sarmalına sürüklendiğini belirtti. Fransa’nın hem vatandaşlarını hem de bölgedeki ortaklarını korumak için askeri ve diplomatik tüm imkanlarını seferber ettiğini söyledi.
‘Kürt müttefiklerimize karşı borcumuz var’
Bölgedeki savunma anlaşmalarına ve stratejik ortaklıklara değinen Macron, Fransa’nın Körfez ülkeleri ve bölge aktörleriyle dayanışma içinde olduğunu vurguladı.
“Vatandaşlarımızın ve üslerimizin güvenliğinin ötesinde; bölgedeki dostlarımızın ve müttefiklerimizin güvenliği ve toprak bütünlüğü için de yanlarında olmalıyız” diyen Macron, Katar, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri ile savunma anlaşmaları bulunduğunu hatırlattı. Ürdün ve Irak’la da güçlü taahhüt bağları olduğunu belirten Macron, özellikle Kürt müttefiklerle dayanışmanın altını çizdi.
Fransa’nın çalkantılı dönemlerde taahhütlerini yerine getiren güvenilir bir ortak olduğunu kanıtlayacağını ifade etti.
Fransız donanması ve hava unsurları harekete geçirildi
Macron, bölgedeki Fransız unsurlarına yönelik sınırlı saldırıların ardından askeri teyakkuz seviyesinin yükseltildiğini açıkladı. Uçak gemisi Charles de Gaulle’ün hava unsurları ve fırkateyn eskortuyla birlikte Akdeniz’e hareket etmesi talimatını verdiğini duyurdu.
Mevcut askeri varlığa ek olarak Rafale savaş uçakları, hava savunma sistemleri ve havadan erken uyarı radar sistemlerinin bölgeye sevk edildiğini belirten Macron, Avrupa Birliği üyesi Kıbrıs’ın hedef alınmasının ardından ek hava savunma araçları ile Fransız fırkateyni Languedoc’un da ada açıklarına yönlendirildiğini söyledi.
‘Sorumlu İran rejimidir, ancak saldırılar hukuk dışı’
Krizin birincil sorumlusunun İran rejimi olduğunu savunan Macron, Tahran’ın nükleer programı ve bölgedeki vekil güçler üzerinden istikrarsızlık yarattığını ileri sürdü.
ABD ve İsrail’in başlattığı operasyonların uluslararası hukuk dışında yürütüldüğünü belirten Macron, bu operasyonları onaylamadıklarını ifade etti. Ancak İran yönetimine yönelik sert ifadeler kullanarak, “Tarih, halkına zulmeden cellatlar için asla ağlamaz” dedi.
Hürmüz Boğazı ve enerji krizi uyarısı
Macron, Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasının küresel ekonomi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Dünya ham petrolü ve sıvılaştırılmış doğalgazın yaklaşık yüzde 20’sinin bu güzergâhtan geçtiğini hatırlatan Macron, Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz’deki risklere de dikkat çekti.
Bu deniz yollarının güvenliğini sağlamak amacıyla askeri imkanların da dahil olduğu bir uluslararası koalisyon oluşturma girişiminde bulunduklarını söyledi.
Tahliyeler başladı
Macron, bölgede yaşayan yaklaşık 400 bin Fransız vatandaşının güvenliği için teyakkuzda olduklarını, en savunmasız gruplardan başlamak üzere tahliyelerin başlatıldığını açıkladı. İlk iki uçağın Paris’e ulaşmak üzere yola çıktığını bildirdi.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron konuşmasını “Fransa; barışa bağlı, güvenilir, öngörülebilir ve kararlı bir güç olmaya devam edecektir” sözleriyle tamamladı.



