Masum değilsiniz hiçbiriniz
Ercüment Akdeniz 30 Ağustos 2025

Masum değilsiniz hiçbiriniz

18.08.2025 / Silivri Cezaevi

Lampedusa Adası’nı kesen Akdeniz üzerindeki rota mülteciler için ölüm rotasına dönüştü. Son olarak batan teknede 29 kişi can verdi, 10 kişi kayıp. Tekneye 100 kişinin bindiği söyleniyor. Libya’dan yola çıkan ve Akdeniz’in tuzlu sularına gömülenler, Kuzey ve Sahra Altı Afrika’dan “umut yolculuğuna” çıkan insanlar. Ortadoğu-Afrika hattında yol alan mülteciler de o teknelerde can veriyor artık.

Savaş, zulüm ve açlık daha çok mülteci üretiyor; bir vahşet fabrikası sanki. Bu üretimin sorumlusu egemen devletler güvenli göç yollarına türlü bariyerler ördü. Ölümcül rotaların müsebbibi de onlar. Küresel kapitalizm mültecilere adı konmamış bir savaş başlattı. Temel haklar adım adım yok ediliyor. Lampesuda ve Gazze, vahşet yarışının iki uç örneği. Öyle ki, en az bir milyon Filistinlinin Somaliland’a sürülmesi somut bir proje artık. Peki dunya bu hale nasıl geldi? Bir anda olmadı elbette. Göç ve iltica hakları adım adım yok edildi. Göçmen düşmanlığı ve şovenizm üzerinden aşırı sağ (neofaşizm) dalga dalga köpürtüldü. Aşırı sağ partiler birçok ülkede iktidara geldiler.

Nasıl olur! Bir milyon insan kendi toprağından Afrika’ya nasıl sürülür? Hele de bu çağda! Bir toplumu kendi toprağından kazımak, toprağı kendi insanlarından ayıklamak; bütün bunlar nasıl ve böylesine sessiz kabül görür? Bunun adı düpedüz tehcirdir oysa. Göstermelik kınamalar suçu sessizce onaylamaktan çok da uzak değil. Nedeni, nasılı aslında devletlerin göç ajandasında yazılı. Buyrun birlikte bakalım:

  • İngiltere Manş Denizi’ne yüzen hapishaneleri indirdi. Alıkonan her mülteci daha toprağa ayak basmadan derdest edilip deportla yüzyüze kaldı. Yüzen hapishane modeli Afrika’dan köle taşıyan gemilerden esinlenmişti. Beri yandan ingiltere Ruanda planını gündeme aldı. Alıkonan her mülteciyi Ruanda’daki kamplar bekliyor artık. Yasal sorunlar olsa da proje hala masada.
  • İngiltere ve Fransa Manş Denizi üzerinde alıkonacak mülteciler için geri gönderme mutabakatını imzaladı.
  • İtalya deportizasyon için göçmen deposu gördüğü Arnavutluk’la protokol imzaladı.
  • İspanya’nın Fas toprağında mülteci kamplarının sayısı arttı. İnsanlık dışı işkence ve öldürme haberleri gündemde.
  • Almanya ülke ve kent sınırlarının denetimini yoğunlaştırdı. Mültecilerin sürülmesi için üç ayrı Afrika ülkesiyle bir plan dahilinde görüşmeler başladı.
  • Libya AB’nin Kuzey Afrika’daki en büyük göç tutma barajı haline getirildi. Fon desteği ile Libya adeta mülteci hapishanesine dönüştü. Fidye, insan kaçırma, işkence olayları sıradanlaştı.
  • AB Yeni Göç ve İltica Paktı çerçevesinde Türkiye ile Geri Kabul Anlaşması yapıldı. Asya, Ortadoğu ve Kafkas göçü Türkiye’nin üzerine yıkıldı. Karşılığı Euro destekleriydi. AB ayrıca iç ve dış Balkan ülkelerini mülteci depolamak için anlaşmalara çekti.
  • Irak’ta IŞİD zulmüne uğrayan Ezidiler kitlesel göç yaşadılar. Ezidi soykırımı ve Ezidilerin güvenli geri dönüş talebi AB tarafından hala tanınmış değil.
  • Gerek ABD gerekse AB cephesinde Afganistan ve Pakistan’a mültecilerin geri iadesi için hazırlıklar gündemde. Rusya zaten en sert mülteci politikalarıyla biliniyor.
  • ABD’de göçmenlere karşı topyekün operasyonlar başladı. Trump ulusal muhafızları göreve çağırdı. El Salvador hapishanelerine zincirlenerek sürülen göçmenlerin görüntüsü dünya medyasına servis edildi.
  • Ve elbette bütün ölümcül göç rotalarında Filistinli mülteciler de öldü! Geri gönderilen, her türlü eziyete maruz kalan mülteciler arasında Filistinli mülteciler de vardı.

Sonuç olarak, kökleri Afrika’nın sömürgeleştirilmesi ve köle ticaretine kadar uzanan yerinden etme pratiği, Filistin özelinde bir minyatür olarak 21. yüzyıla ışınlanıyor. Her bir kıtada mültecilere savaş açmış egemenler bu vahşet ve hukuksuzluğa neden ses çıkarsın? Zira küresel göç yönetimi Filistin’e bakışın da bir turnusol kağıdı artık. Göç ajandasında yazanlar masumiyet maskesinin boyalarını tel tel döküyor. Halkların protesto gösterileri onları en fazla “kınama” mesajı yayınlamaya zorluyor. Ama şimdilik…

* ilketv.com.tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar İlke TV’nin kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.