Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’in dosyalarında ortaya çıkan çocuk istismarı ve insan ticaretine dikkat çekmek amacıyla Akdeniz ilçesine bağlı Özgür Çocuk Parkı’nda açıklama gerçekleştirdi. Açıklamaya çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre, basın metnini okuyan Platformu Dönem Sözcüsü İsmail Oğuz, Epstein dosyalarının yalnızca bir kişinin sapkınlıkları olmadığını belirterek, “Paranın, gücün ve nüfuzun arkasına saklanarak işletilen küresel bir çocuk istismarı ve insan ticareti şebekesini ifşa etmektedir. Bu küresel ağın uzantılarının ülkemiz sınırlarına, yani Türkiye’ye kadar uzandığına dair dosyalarda yer alan vahim iddialardır” diye konuştu.
‘1999 depremi sonrası kayıplar araştırılmalı’
Epstein dosyasında kamuoyuna yansıyan ve mahkeme tutanaklarına giren belgelerde, Türkiye’nin adının geçtiğini anımsatan Oğuz, belgelerdeki ifadeler ve iddialar doğrultusunda Türkiye’nin sadece bir lokasyon olmadığını kaydetti. Oğuz, Türkiye’nin çocuk ve insan ticareti ağının bir parçasını oluşturabilecek potansiyel bir kaynak veya geçiş ülkesi olarak geçtiğini belirtti. Dosyalarda yer alan tanık ifadelerinde ve uçuş kayıtlarında; Türkiye’den kaçırılan, yurt dışına götürülen veya bu ağın bir parçası haline getirilen çocuklardan ve genç kadınlardan bahsedildiğine işaret eden Oğuz, “İddialar arasında, 1999 Marmara Depremi sonrası kaybolan çocuklarımızla ilişkilendirilebilecek süreçlerden, Türkiye kökenli isimlerin bu ağdaki rollerine kadar son derece ciddi ve mutlaka aydınlatılması gereken hususlar bulunmaktadır” diye belirtti.
‘Bu iddialar komplo teorisi değil, adli soruşturma konusudur’
Bir pilotun ifadesinde “Türkiye’den çocukların alındığına” dair beyanlarının bulunmasıyla dosyanın bir komplo teorisi olmaktan çıkıp somut bir adli soruşturma konusu olması gerektiğine dikkat çeken Oğuz, “Bu iddialar, ‘birkaç dedikodu’ olarak geçiştirilemeyecek kadar somut, görmezden gelinemeyecek kadar ağırdır. Bu noktada durup olayın vahametini kavramak zorundayız. Söz konusu olan; savunmasız çocukların, henüz hayatlarının baharındaki gençlerin, uluslararası bir suç örgütü tarafından birer ‘meta’ gibi alınıp satılması, cinsel köleliğe zorlanması ve hayatlarının karartılmasıdır. Eğer Epstein dosyalarında geçen Türkiye iddiaları doğruysa; Bu çocuklar ülkemizden nasıl çıkarılmıştır? Hangi gümrük kapıları, hangi havaalanları kullanılmıştır? Bu transferlere içeriden kimler, hangi yetkililer veya hangi nüfuzlu kişiler göz yummuş ya da yardım etmiştir” diye sordu.
Meclis’e araştırma komisyonu çağrısı
Oğuz, devamında, “Bu soruların cevapsız kaldığı her gün, toplum vicdanında açılan yara derinleşmektedir. Çocuk kaçırmaları ve çocuk ticareti, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve bu suçta zaman aşımı, ‘bizden değil’ ayrımı veya siyasi koruma kalkanı olamaz. Bu iddiaların araştırılmaması, sadece mağdurlara değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine ve hukuk devleti ilkesine de yapılmış bir saldırıdır. Meclis Araştırma Komisyonu kurulmalıdır; Meclis derhal partiler üstü bir anlayışla hareket ederek, Epstein dosyalarındaki Türkiye bağlantılarını araştırmak üzere özel yetkili bir komisyon kurmalıdır. Bu komisyonun çalışmaları halka açık ve şeffaf yürütülmelidir” dedi.
‘Savcılar resen soruşturma başlatmalı’
Oğuz sözlerini şöyle sürdürdü:
“Adalet Bakanlığı ve Cumhuriyet Savcıları, ABD makamları ile ivedilikle temasa geçmeli, dosyanın Türkiye’yi ilgilendiren kısımlarının onaylı örneklerini talep etmeli ve resen soruşturma başlatmalıdır. İddialarda adı geçen kişi veya kurumlar kim olursa olsun, yargı önünde hesap vermelidir. Kayıp çocuklar dosyaları yeniden açılmalıdır; Özellikle deprem bölgeleri başta olmak üzere, geçmişten günümüze ‘kayıp’ olarak kayıtlara geçen çocuk dosyaları, Epstein davasındaki tarihler ve yöntemler ışığında yeniden incelenmelidir. Bu küresel ağın Türkiye ayağındaki finansörleri, toplayıcıları ve lojistik sağlayıcıları deşifre edilmelidir.”
Jeffrey Epstein olayı nedir?
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu.
Açıklanan Epstein dava dosyalarında Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan “müşteri listesi”nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein’in ise aslında hücresinde intihar ettiği neticesine varıldığını açıklamıştı.




