• Ana Sayfa
  • Manşet
  • ‘Askeri çatışmanın veya gerilimin parçası olmayacağız’

‘Askeri çatışmanın veya gerilimin parçası olmayacağız’

KDP Başkanı Mesud Barzani, “Bölgedeki tüm sorun ve anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözüme kavuşturulmasını temenni ediyoruz.” açıklaması yaptı. Neçirvan Barzani ise “Kürdistan Bölgesi, vatandaşlarımızın güvenliğine zarar verecek hiçbir askeri çatışmanın veya gerilimin parçası olmayacaktır” dedi.

‘Askeri çatışmanın veya gerilimin parçası olmayacağız’
‘Askeri çatışmanın veya gerilimin parçası olmayacağız’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 5 Mart 2026 13:36
  • Güncellenme: 5 Mart 2026 13:38

KDP Başkanı Mesud Barzani ve Irak Federe Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani,  5 Mart 1991’de Irak’ta Baas rejimi zulmü ve diktatörlüğüne karşı başlatılan Büyük Ayaklanma’nın (Raparin) yıldönümü vesilesiyle resmi bir mesaj yayımladı.

Mesud Barzani açıklamasında, “Bölgemiz şu anda çok karmaşık ve hassas bir süreçten geçmektedir. Bölgedeki tüm sorun ve anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözüme kavuşturulmasını temenni ediyoruz. Bizler de Kürdistan’ın savaştan, felaketlerden ve acılardan uzak kalması ve korunması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Neçirvan Barzani ise bölgenin içinden geçtiği süreci “karmaşık ve hassas” olarak nitelendirdi ve tırmanan gerilimin olumsuz etkilerine karşı herkesin üzerine büyük bir sorumluluk düştüğünü belirtti:

“Bu kutsal yıldönümü, bölgemizin karmaşık bir süreçten geçtiği bir döneme denk gelmektedir. Kürdistan Bölgesi, her zaman olduğu gibi huzur ve barışın temel bir faktörü olmaya devam edecektir. Vatandaşlarımızın yaşamına ve güvenliğine zarar verecek hiçbir askeri çatışmanın veya gerilimin parçası olmayacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.”

Anayasal kazanımlar ve birlik mesajı

Irak Federe Kürdistan Bölgesi’nin sahip olduğu statünün ancak iç birlik ile korunabileceğine dikkat çeken Neçirvan Barzani, siyasi partilere sorumluluk çağrısında bulundu. Barzani, “Kürdistan Bölgesi’nin varlığını ve anayasal kazanımlarımızı korumak; ancak tüm siyasi güçlerin, tarafların ve toplumsal bileşenlerin ortak ulusal sorumluluğu, birliği ve uyumu ile mümkün olacaktır” dedi.