Ortadoğu ve Kuzey Afrika Demokratik Kadınlar Birliği (NADA), Geçici Şam Yönetimi’nin Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.
Son günlerde yoğun bombardımanın ardından mahallelere ciddi saldırıların yaşandığı belirtilen açıklamada, Şam’a bağlı grupların ateşkesi ve 1 Nisan’da varılan anlaşmayı ihlal ederek 6 Ocak’ta ağır silahlarla mahalleleri hedef aldığı kaydedildi.
Aylarca kuşatma altında tutulan Şeyh Maksud ve Eşrefiyê’de mahallelere girildiği, bölgenin askerî alan gibi kontrol altına alındığı, halkın yerinden edildiği, elektrik ve internetin kesildiği ifade edildi.
Açıklamada, çoğunluğu Kürt olan binlerce insanın açlık ve ağır koşullar altında bırakıldığı, tanıkların cesetlerin buldozerlerle toplandığını doğruladığı aktarıldı.
Beş gün süren çatışmalarda kadınlar ve çocuklar dahil olmak üzere binlerce sivilin katledildiği belirtilen açıklamada, bunun etnik kimlik temelinde işlendiği ve yeni bir soykırım tehlikesi oluşturduğu vurgulandı.
NADA, medyanın saldırıların gerçek kurbanlarını kimliklerine göre ayırdığını, bazı acıları görünür kılıp bazılarını gizlediğini belirterek bu tutumun gerçeğin aktarılmasını engellediğini ve suça ortaklık anlamına geldiğini ifade etti.
Uluslararası toplumun kayıtsızlığını sert sözlerle eleştiren NADA açıklamasında, “Uluslararası toplumun utanç verici sessizliği, Birleşmiş Milletler kurumlarının kayıtsızlığı ve insan haklarını savunması gereken büyük güçlerin işbirliği utanç vericidir. Bu sessizlik, suçların devam etmesi için adeta açık yeşil ışık anlamına gelmekte ve bazı insanların kanını diğerlerinin gözünde daha az değerli kılmaktadır” ifadeleri yer aldı.
Açıklamada, sivillerin hedef alınmasının ve kitlesel öldürmelerin insanlığa karşı suçlar olduğu vurgulanarak; yardım yollarının açılması, yaralıların kurtarılması, yerinden edilenlerin güvenli şekilde geri dönüşünün ya da tahliyesinin sağlanması, diyalog ve müzakerelerin kabul edilmesi, sivillerin korunması ve bağımsız bir uluslararası gözlem heyetinin bölgeye gönderilmesi çağrısı yapıldı.
NADA, açıklamasının sonunda medyaya sessiz kalmama ve tarafsızlığı gözetme çağrısında bulunarak, uluslararası hukuka göre hesap sorulmasını ve suçluların cezasız bırakılmamasını istedi.
NADA, sessizliğin ve görmezden gelmenin işbirliği anlamına geldiğini vurgulayarak dayanışma çağrısını yineledi.




