Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı direnişçilerinden Esra Işık, 31 Mart’tan bu yana tutuklu.
Esra Işık’ın annesi, Akbelen direnişçisi ve İkizköy Muhtarı Nejla Işık, kızının tutukluluğuna yapılan itirazın reddedilmesinin ardından yazılı bir açıklama yaptı.
“Esra’nın adalete kavuşacağı günü bekliyorum” diyen Nejla Işık, “Esra’nın isyanı; toprağının talan edilmesine tanıklık eden bir yaşam savunucusunun, doğasını korumaya çalışan bir evladın çığlığıdır.” ifadelerini kullandı.
“Ben bir anne olarak, günlerdir yüreğimde büyük bir sızıyla ama başım dik bir şekilde kızım Esra Işık’ın adalete kavuşacağı günü bekliyorum” diyen Işık, avukatları aracılığıyla yaptıkları tutukluluğa itirazın reddedildiğini belirtti.
Nejla Işık’ın açıklamasının tam metni şöyle:
“Ben bir anne olarak, günlerdir yüreğimde büyük bir sızıyla ama başım dik bir şekilde kızım Esra Işık’ın adalete kavuşacağı günü bekliyorum. Avukatları aracılığıyla yaptığımız tutukluluğa itirazın reddedildiğini öğrenmiş bulunuyorum. Bir annenin evladından ayrı kaldığı her dakika zordur; ancak haklı bir davanın içindeyseniz, o sabır insanın yüreğine bir kor gibi düşer.
Son günlerde bazı haberlerde, kızımın keşif sırasında söylediği sözlerin yargı mensuplarına yönelik olduğu ileri sürülmektedir. Bu iddiaları duyduğumda bir anne olarak acım daha da arttı. Esra’nın o günkü feryadı yargı mensuplarına değil; yıllardır evimizi, toprağımızı, gölgesinde büyüdüğümüz asırlık zeytin ağaçlarımızı birer birer yok eden, doğamızı tahrip eden şirketleredir.
Esra’nın isyanı; toprağının talan edilmesine tanıklık eden bir yaşam savunucusunun, doğasını korumaya çalışan bir evladın çığlığıdır. O sözlerin muhatabı bellidir. Bu sözler, yargıyı temsil edenlere değil; doğayı kâr uğruna yok edenleredir. Kızım, ifadesinde de bunu tüm samimiyetiyle dile getirmiştir.
Bir anne olarak tek isteğim, kızımın temiz niyetinin ve gerçek amacının doğru anlaşılmasıdır. Bizim davamız bir yaşam, varoluş davasıdır. Kızımın en kısa sürede özgürlüğüne kavuşacağına, bizlere ve canından çok sevdiği köyüne döneceğine olan inancım tamdır.
Bu süreçte bizi yalnız bırakmayan, acımızı ve haklılığımızı paylaşan herkese çok teşekkür ederim.”
Ne olmuştu? Akbelen’de ne oluyor?
Ormanlık bölgede yer alan İkizköy’ün muhtarı Nejla Işık’ın kızı olan Esra Işık, Akbelen’deki protestolarda ön saflarda yer alan isimlerden biri.
Keşif sırasında köylüler adına açıklama yapan Esra Işık, zeytin ağaçları ve evlerin sayılmasına tepki göstermiş, “Biz bu kamulaşmayı istemiyoruz. Burası bizimdir” diye konuşmuştu.
Işık, “Biz sayıdan ibaret değiliz. Bizim burada hayatlarımız var. Sizin ‘100, 200, 500 tane’ diye yazdığınız zeytin ağaçlarına biz ömür verdik ömür” demişti.
İkizköylü aktivist aynı zamanda mahkemelere seslenerek “telafisi imkansız zarar” meydana gelmeden karar hakkında yürütmeyi durdurma kararı beklediklerini söylemişti.
Esra Işık’ın tutuklanması sonrası bir açıklama yapan Yeşil Artvin Derneği, Akbelen’de yaşanan süreci şöyle anlattı:
“2025 yılında çıkarılan maden yasası ile Esra’nın köyü dahil onlarca köy koordinatları verilerek hedef gösterilmişti. Bu hedef gösterilmenin sonucu olarak geçtiğimiz aylarda İkizköy ve çevre köylerde büyük bir zeytin talanı yaşandı. 10 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı imzasıyla acele kamulaştırma kararı verildi. İkizköy dahil yedi köy, 679 parsel bir gecede gasbedilmiş oldu.”
“Esra, karşılaştıkları haksız tavra isyan etti. Bu haklı isyanı keşif heyetini rahatsız etti ve hakkında şikayette bulundular” denilen dernek açıklamasında, Işık’ın şirketleri korumak için tutuklandığı savunuldu:
“Esra’yı YK Enerji Şirketi’nin çıkarları için alıkoydular. Maden ve enerji şirketlerini koruyan yasaya karşı köyünü, toprağını, emeğini ve geleceğini savunduğu için özgürlüğünü elinden aldılar.”




