Diyarbakır’da 18 Mart 2012’de katıldığı Newroz kutlaması gerekçesiyle 14 yıl sonra hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla dava açılan insan hakları savunucusu Nimet Tanrıkulu’nun ilk duruşması görüldü.
Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Nimet Tanrıkulu ile avukatları hazır bulundu. İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanları Oya Ersoy ile Cihan Aydın ve bölge kentlerinden gelen İHD üyelerinin yanı sıra çok sayıda insan hakları savunucusu duruşmayı takip etti.
Duruşmada savunma yapan Nimet Tanrıkulu, dosya kapsamında durdurma kararı olduğunu hatırlatarak, dosyanın zorlama olduğunu kaydetti. 2012 Newrozu’na katılıp katılmadığını hatırlamadığını katıldıysa da molotoflu saldırıların olduğu olaylara şahit olmadığını belirten Nimet Tanrıkulu, “Benim katıldığımın Newroz’ların hiç birinde en azından alanlarda böyle şeyler olmaz. Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle olur. Sözü geçen Newroz’a katılıp, katılmadığımı hatırlamıyorum. İnsan hakları savunucusu olarak birçok yere katılıyorum. İnsanların hayatlarında tercihleri vardır, benim için uzun zamandır insan hakları mücadelesidir. Terörün tanımı bu coğrafyada çok farklıdır. Artık herkese istinat edilen bir durumdur. Bizleri bunlarla suçlamak mücadeleyi kriminalize etmektir. Bunun dava konusu olması hukuk ve adalet sisteminin geldiği noktayı gösteriyor” diye konuştu.
Nimet Tanrıkulu, İstanbul 24’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosyanın, bu dosyayla birleştirilmesini talep ederek, beraatini istedi.
Avukat Eren Keskin, “Hiçbir şey yokken ortada 24’üncu Ağır Ceza Mahkemesi bizce düşmanca yaklaşımıyla Kürt olma halini yargılıyor. Kürtlerin her anını suç olarak görüyor. O kadar saçma ki İstanbul’daki dosya… Orada ceza veremeyeceğini anlayınca Diyarbakır’a gönderdi. İyi niyet aramıyoruz burada. Mahkemenizin taktirine bırakıyorum bu durumu” diyerek, müvekkilinin beraatini istedi.
Avukat Cebbar Leygara ise detaylı savunmalarını dosyaların birleştirilmesi talebine dönük kararı sonrası yapacaklarını belirtti. Mahkeme savunmaların ardından İstanbul’daki dosyayı inceledikten sonra birleştirme talebini değerlendirmek üzere duruşmayı 22 Mayıs’a erteledi.
Dava hakkında
Diyarbakır’da 18 Mart 2012’de Diyarbakır Valiliği’nin yasakladığı Newroz’a katılması nedeniyle İnsan hakları savunucusu Nimet Tanrıkulu hakkında “örgüte üyesi olmak” ve “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” iddialarından soruşturma açıldı. Soruşturmada 11 Aralık 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. Ancak, Cumhuriyet Başsavcılığı, 2018’de yine Nimet Tanrıkulu hakkında aynı Newroz kutlamasından dolayı ikinci kez “örgüt üyesi olmak” iddiasından başlattığı soruşturma sonucu iddianame hazırladı. İddianame Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Nimet Tanrıkulu hakkında aynı olaya ilişkin başlatılan soruşturmada, “kovuşturmaya yer yok” kararı verilmesi nedeniyle 6 Haziran 2023’te yargılamanın durdurulmasına karar verildi.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 23 Haziran 2023’de ve 29 Temmuz 2025’te “kovuşturmaya yer yok” kararı ile yargılamanın durdurulması yönünde verilen kararların kaldırılması talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine talepte bulundu. Diyarbakır 4’üncü Sulh Ceza Hakimliği’nin 17 Kasım 2025’te bahse konu kararların kaldırılması yönünde karar aldı.
“Kovuşturmaya yer olmadığına” dair kararın kaldırılmasının ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırladığı iddianame Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilerek, Nimet Tanrıkulu hakkında dava açıldı. (MA)




